Zehirli madde imal ve ticareti, Türk Ceza Kanunu’nun 193. maddesinde kamu sağlığına karşı suçlar arasında düzenlenen ve uygulamada çoğunlukla eczane, aktar, tekel bayisi ya da internet satışı denetimleri sonrasında gündeme gelen bir suç tipidir. Madde metni son derece açıktır: içeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ceza miktarı düşük görünse de suç, adli sicil kaydı ve iş yeri ruhsatı bakımından ağır sonuçlar doğurur.
Uygulamada dosyaların kaderini belirleyen asıl mesele, ele geçirilen maddenin hukuki niteliğinin doğru saptanmasıdır. Aynı kutu hap, bilirkişi raporunun içeriğine göre TCK 193 kapsamında kalabileceği gibi TCK 187 ya da TCK 188 kapsamına da girebilir. Bu nedenle arama ve el koyma anından itibaren Çorum ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Oğuzlar, Bayat ve Osmancık gibi ilçelerde yürütülen soruşturmalarda da savunmanın yönünü belirler.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçunun Unsurları (TCK 193)
Suçun maddi konusu, iki özelliği birlikte taşıyan maddedir: içeriğinde zehir bulunması ve üretilmesinin, bulundurulmasının veya satılmasının izne bağlı olması. Bu iki koşuldan biri yoksa suç oluşmaz. Serbestçe satılan bir temizlik ürünü, içeriğinde zararlı kimyasal bulunsa dahi izne tabi olmadığı için kapsam dışıdır; buna karşılık ruhsata bağlı bir müstahzarın izinsiz satışı suç teşkil edebilir.
Seçimlik hareketler üretmek, bulundurmak, satmak ve nakletmektir. Suç kasten işlenebilen bir tehlike suçudur; failin maddenin izne tabi ve zehir içerikli olduğunu bilmesi aranır, ancak somut bir zararın doğması gerekmez. Maddenin güncel metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir.
6197 Sayılı Kanun’un 43. Maddesinin Delaleti
TCK 193 çoğu dosyada tek başına değil, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun‘un 43. maddesi delaletiyle uygulanır. Anılan hükme göre zehirli veya kimyevi maddelerle tıbbî ecza ve müstahzarların müsaadesiz satılması yasaktır; bunları izinsiz satan ya da satmak üzere dükkânında bulunduranlar TCK’nın 193. maddesine göre cezalandırılır.
Bu delalet ilişkisi yalnızca teorik değildir: Yargıtay, hüküm fıkrasında 6197 sayılı Kanun’un 43/1. maddesine yer verilmemesini CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık sayarak kararı bozmakta ya da düzelterek onamaktadır.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti ile TCK 187 Arasındaki Ayrım
Uygulamadaki en yoğun tartışma, eylemin TCK 193 mü yoksa TCK 187’de düzenlenen kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçu mu olduğudur. Yargıtay’ın yerleşik ölçütü nettir: TCK 187 için yalnızca ilacın izinsiz üretilmesi veya satılması yeterli değildir; belirleyici olan, yapılan veya satılan ilacın insan hayatına ve sağlığına zarar verecek nitelikte olmasıdır. Bu nitelik yoksa eylem, koşulları varsa TCK 193 kapsamında değerlendirilir. Konunun ayrıntısı için kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçuna ilişkin yazımız incelenebilir.
Benzer bir ayrım, gıdaya zararlı madde karıştırılması hâlinde TCK 185 kapsamındaki zehirli madde katma suçu bakımından da yapılır; dolayısıyla iddianamedeki nitelendirme bağlayıcı olmayıp mahkeme, delil durumuna göre suç vasfını değiştirebilir.
Maddenin Niteliği Nasıl Belirlenir? Bilirkişi ve Adli Tıp Raporu
Zehirli madde imal ve ticareti iddiasında dosyanın omurgasını uzmanlık raporu oluşturur. Ele geçirilen maddenin içeriğinde zehir bulunup bulunmadığı, üretim ve satışının izne tabi olup olmadığı, ruhsat durumu ve insan sağlığına etkisi; Adli Tıp Kurumu, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ya da ilgili laboratuvar raporlarıyla aydınlatılır. Bu araştırma yapılmadan kurulan hükümler Yargıtay tarafından eksik soruşturma nedeniyle bozulmaktadır.
Savunma bakımından pratik sonuç açıktır: ürüne ait fatura, ithalat belgesi ve ruhsatın dosyaya kazandırılması çoğu zaman beraat ya da vasıf değişikliği sonucunu doğurur.
Yargıtay Kararları Işığında Zehirli Madde İmal ve Ticareti
Aşağıda, zehirli madde imal ve ticareti uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 30.05.2016 tarih, 2015/4359 E. – 2016/1689 K. sayılı kararı: Sanık hakkında önce kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan kamu davası açılmış, mahkeme eylemin 6197 sayılı Kanun’un 43. maddesi delaletiyle TCK’nın 193. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş ve sanık 1 ay 20 gün hapis cezasına mahkûm edilerek hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Kararda suçun yasal tanımı ile 6197 sayılı Kanun üzerinden kurulan bağlantı ortaya konulmuş; el konulup yediemine teslim edilen ilaçlar bakımından müsadere ya da iade konusunda mutlaka karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 04.03.2020 tarih, 2019/7208 E. – 2020/1584 K. sayılı kararı: Asliye ceza mahkemesince zehirli madde imal ve ticareti suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş, ancak TCK’nın 193/1. maddesine yollama yapan 6197 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi hüküm fıkrasında gösterilmemiştir. Daire bu eksikliği CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık saymış, ayrıca suçtan doğrudan zarar görmeyen Sağlık Bakanlığının davaya katılamayacağını ve lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek hükmü bu iki yönden düzelterek onamıştır.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 27.10.2021 tarih, 2021/1887 E. – 2021/10856 K. sayılı kararı: Zehirli madde imali ve ticareti suçundan kurulan mahkûmiyette, suçun üst sınırının bir yıl hapis olması nedeniyle CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulünün uygulanabileceği tartışılmamıştır. Daire, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 E. – 2020/33 K. sayılı iptal kararından sonra kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda da bu usulün değerlendirilmesi gerektiğini, mahkûmiyet hâlinde sonuç cezanın dörtte bir oranında indirileceğini belirterek hükmü bozmuş; 6197 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinin gösterilmemesini de ayrı bir bozma nedeni saymıştır.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi 16.12.2013 tarih, 2012/26218 E. – 2013/29901 K. sayılı kararı: Sanığın üzerinde Akineton isimli ilaç ele geçirilmiş ve mahkeme doğrudan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Daire, söz konusu ilacın TCK’nın 193/1. maddesi kapsamında içeriğinde zehir bulunan ve bulundurulması izne bağlı bir madde niteliğinde olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu alınmadığını tespit etmiş; eksik soruşturma ile hüküm kurulmasını hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 15.01.2020 tarih, 2017/6645 E. – 2020/239 K. sayılı kararı: İddianamede suça konu ilaçların faturalarının sunulmadığı belirtilerek TCK’nın 187. maddesinden dava açılmış, ancak yargılama aşamasında faturalar dosyaya sunulmuştur. Daire, bu durumda ilaçların orijinal olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre eylemin TCK 187 kapsamındaki ilaç yapma veya satma suçunu mu yoksa TCK 193 kapsamındaki zehirli madde imal ve ticareti suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, eksik araştırmayla kurulan hükümleri bozmuştur.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 09.05.2023 tarih, 2023/3657 E. – 2023/4164 K. sayılı kararı: Ortak tekel bayisi işleten sanıkların iş yerinde yapılan aramada sildenafil sitrat etken maddesi içeren 513 kutu hap ele geçirilmiş, iddianame 6197 sayılı Kanun’un 43. maddesi delaletiyle TCK 193’ten düzenlenmiş, ilk derece mahkemesi ise beraat kararı vermiştir. Bölge adliye mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporunda sildenafilin risk grubundaki kişiler yönünden hayatı tehlikeye sokabileceğinin bildirilmesi üzerine suç vasfını TCK 187 olarak değiştirip mahkûmiyete hükmetmiş; Daire bir sanık yönünden hükmü onamış, hüküm sonrası öldüğü anlaşılan diğer sanık yönünden bozma kararı vermiştir.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 13.10.2020 tarih, 2020/5495 E. – 2020/5463 K. sayılı kararı: Bir iş yerinde yapılan aramada, sanığa ait şirketçe üretilen ve laboratuvar raporlarına göre norasetildenafil ile sildenafil etken maddesi içerdiği belirlenen paketlenmiş ürünler ele geçirilmiştir. Daire, TCK 187’nin oluşması için ilacın yalnızca izinsiz üretilmesi veya satılmasının yeterli olmadığını, belirleyici olanın ürünün insan hayatına ve sağlığına zarar verecek nitelikte olması olduğunu belirtmiş; ürünlerin adli emanete alınarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken eksik araştırmayla hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 14.09.2021 tarih, 2021/164 E. – 2021/8707 K. sayılı kararı: Sanığın işlettiği gıda işletmesinde üretilen üründen alınan numunede sildenafil etken maddesi tespit edilmiştir. Daire aynı ölçütü yineleyerek ürünün sağlığa zarar verecek nitelikte olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiş; ayrıca kamu sağlığına karşı suçların niteliği gereği şikâyetçi Bakanlığın mağdur veya suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığını, yerel mahkemece verilen katılma kararının hukuki değerden yoksun olduğunu kabul etmiştir.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 29.09.2021 tarih, 2021/43 E. – 2021/9392 K. sayılı kararı: Suça konu ilaçların analiz sonuçlarına göre kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak nitelikte olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan hüküm kurulmuştur. Daire, ilacın izinsiz üretilmesi veya satılmasının tek başına suçu oluşturmayacağını, ürünün zararlılığının dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, eksik araştırma nedeniyle hükmü bozmuştur.
Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi
Zehirli madde imal ve ticareti dosyalarında savunmanın başarısı, ceza miktarından çok suç vasfının ve maddenin niteliğinin doğru belirlenmesine bağlıdır. İfade aşamasından itibaren ruhsat, fatura ve ithalat belgelerinin toplanması; uzmanlık raporuna gerekçeli itiraz sunulması; TCK 187, TCK 185 ve TCK 188 ile sınır sorunlarının baştan tartışılması; suçun üst sınırı bir yıl hapis olduğundan basit yargılama usulü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve el konulan ürünlerin müsadere veya iadesi konularının ihmal edilmemesi gerekir.
Çorum merkez ile Oğuzlar, Bayat, Sungurlu ve Osmancık başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı desteği arayanlar, Çorum ceza avukatı hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir ve Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.