...

İlaç Yapma veya Satma Suçu TCK 187 | Çorum Ceza Avukatı

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

İlaç yapma veya satma suçu TCK 187 konulu Çorum ceza avukatı bilgilendirme görseli

İlaç yapma veya satma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 187. maddesinde “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir” biçiminde düzenlenmiştir. Bir tekel bayisinde ele geçirilen takviye haplar, bir gıda işletmesinde üretilen macunlar ya da internet üzerinden satılan ruhsatsız tabletler bu madde kapsamında kamu davasına konu olabilmektedir. Bu nedenle ürüne el konulduğu andan itibaren Çorum ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Laçin gibi ilçelerde yürütülen soruşturmalarda da savunmanın yönünü belirler.

Maddenin ikinci fıkrasına göre suçun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu nitelikli hâlin sınırları, uygulamada eczane çalışanları bakımından ayrıca tartışılmaktadır.

İlaç Yapma veya Satma Suçunun Unsurları: Ruhsatsızlık Tek Başına Yeterli mi?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 187. maddesi, Kanun’un “topluma karşı suçlar” başlıklı Üçüncü Kısmı’nın “kamunun sağlığına karşı suçlar” bölümünde yer alır. Suçun konusu ilaçtır ve suç, ilacın kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde üretilmesi veya satılmasıyla oluşur. Yargıtay’ın bu noktadaki vurgusu son derece nettir.

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 14.09.2021 tarih, 2021/164 E. – 2021/8707 K. sayılı kararı: Sanığın işlettiği işletmede üretilen üründen alınan numunenin Ulusal Gıda Referans Laboratuvar Müdürlüğünce yapılan analizinde sildenafil etken maddesi bulunduğu tespit edilmiştir. Daire, suçun oluşabilmesi için yalnızca ilaç yapma veya satma eyleminin yeterli olmadığını, ilacın insan hayatına ve sağlığına zarar verecek şekilde yapılması veya satılması gerektiğini belirtmiştir. Kararda açıkça “yalnızca ilacın izinsiz üretilmesi veya satılması anılan suçu oluşturmayacaktır” denilmiş; belirleyici unsurun ürünün zarar verici niteliği olduğu vurgulanmıştır. Daire ayrıca suçun kamunun sağlığına karşı suçlardan olması nedeniyle şikâyetçi Bakanlığın CMK’nın 237. maddesi uyarınca davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığını belirtmiştir.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 13.10.2020 tarih, 2020/5495 E. – 2020/5463 K. sayılı kararı: Başka bir soruşturma kapsamında yapılan aramada, sanık adına kayıtlı limited şirket tarafından üretilen 14 paket “Evelle Hilti” ve 36 paket “Epimex 48” isimli ürünler ele geçirilmiş; laboratuvar raporlarında birinde norasetildenafil şüphesi, diğerinde sildenafil etken maddesi bulunduğu belirtilmiştir. Daire yine ruhsatsızlığın tek başına yetmeyeceğini yineleyerek, ürünlerin adli emanete alınıp TCK’nın 187. maddesi kapsamında “kişilerin hayat ve sağlığını tehlikeye sokacak türden ilaç” olup olmadıkları hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine hükmetmiştir. Eksik araştırmayla kurulan hüküm bozulmuştur.

Adli Tıp Raporu Olumlu Geldiğinde: Mahkûmiyet Ölçütü

Aşağıda, ilaç yapma veya satma suçu uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 09.05.2023 tarih, 2023/3657 E. – 2023/4164 K. sayılı kararı: İhbar üzerine ortak işletilen bir tekel bayisinde yapılan aramada, sildenafil sitrat etken maddesi içeren 513 adet kutu içerisinde 600 mg hap şeklindeki madde ele geçirilmiştir. Alınan Adli Tıp Kurumu raporunda sildenafil etken maddesinin risk grubundaki kişiler yönünden kişinin sağlık ve hayatını tehlikeye sokabileceği görüşü bildirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, rapor ve içeriğindeki mütalaayı birlikte değerlendirerek eylemin TCK’nın 187. maddesindeki suçun unsurlarını oluşturduğu gerekçesiyle ilk derece hükümlerini kaldırıp sanıkların mahkûmiyetine karar vermiştir.
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi 15.01.2018 tarih, 2017/6174 E. – 2018/188 K. sayılı kararı: Karayolu üzerindeki dinlenme tesislerinde faaliyet gösteren iş yerinde, sildenafil etken maddesi içeren farklı markalarda 321 adet tablet ele geçirilmiştir. Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporunda bu tabletlerin Sağlık Bakanlığı üretim izni ve ruhsatı bulunmadığı, mikrobiyolojik analizlerinin yapılmadığı, içerdiği etkin madde miktarının ambalajda yazandan az olduğu, üretim ve saklama koşulları ile son kullanma tarihleri bilinmediğinden kullananların sağlığına zarar verebileceği ve risk grubu bireylerde ölüme neden olabileceği belirtilmiştir. Daire, yerel mahkemenin eylemi “bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti” suçu sayarak hüküm kurmasını suç vasfında yanılgı kabul etmiş ve eylemin TCK’nın 187/1. maddesindeki suçu oluşturduğunu belirterek hükmü bozmuştur.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 19.12.2023 tarih, 2023/15881 E. – 2023/11322 K. sayılı kararı: Sanık, Mersin’de bulunan bal ürünleri iş yerinde gıda maddesi olarak macun üretmiş; birleşen dosyalara konu macunların analizinde içlerinde sildenafil bulunduğu tespit edilmiş, Adli Tıp Kurumu raporunda maddelerin kişinin sağlık ve hayatını tehlikeye sokabileceği mütalaa edilmiştir. Daire, eylemin TCK’nın 187/1. maddesindeki suçu oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, birleşen dosyalarda TCK 186 ve 193. maddeler uyarınca dava açıldığı hâlde CMK’nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan 187/1 uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur.
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi 28.06.2018 tarih, 2015/5326 E. – 2018/4809 K. sayılı kararı: Sanığın, içeriğinde insan sağlığını tehdit eden bir madde bulunduğu tespit edilen ilaçları üretip sattığı sabit görülmüş ve bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Daire, mahkemenin bu suç yönündeki kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulmamıştır. Ancak eylemin münhasıran TCK’nın 187/1. maddesindeki suçu oluşturduğunu, aynı fiil nedeniyle ayrıca açılan dolandırıcılık davasında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek, her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni yapmıştır.

Suç Vasfının Sınırları: TCK 187, TCK 188/6 ve TCK 193 Ayrımı

Bu üç madde arasındaki sınır, uygulamada en çok bozmaya konu olan meseledir. Ele geçen maddenin uyuşturucu ya da uyarıcı etki doğurup doğurmadığı, orijinal ruhsatlı bir ilaç olup olmadığı ve satışın kimin tarafından yapıldığı sonucu tamamen değiştirir. Konunun devamı için bozulmuş gıda ticareti suçu (TCK 186) ve zehirli madde katma suçu (TCK 185) başlıklı yazılarımız incelenebilir.

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 23.02.2022 tarih, 2019/1219 E. – 2022/2006 K. sayılı kararı: Ele geçirilen 690 adet tabletin içerdiği kafeinin niteliği hakkında Adli Tıp Kurumu Beşinci İhtisas Kurulu Kimya İhtisas Dairesinden rapor alınmış; raporda kafeinin uyarıcı madde etkisi doğurduğu ve üretiminin resmî makamların iznine bağlı olduğu belirtilmiştir. Daire, tabletlerin miktarı itibarıyla kişisel kullanım dışında çok sayıda ticari amaçla bulundurulduğunu gözeterek eylemin TCK’nın 188/6. maddesindeki suçu oluşturduğunu kabul etmiştir. Sanık hakkında TCK 188/3 ve 188/6 yerine 187/1 uygulanmasını suç vasfında yanılgı sayarak hükmü bozmuştur.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 19.12.2023 tarih, 2023/15398 E. – 2023/11323 K. sayılı kararı: Bozma üzerine yapılan yargılamada üniversite öğretim görevlilerince düzenlenen bilirkişi raporunda ele geçirilen ilaçların orijinal oldukları tespit edilmiş; Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun yazısı ile de sanıkların ilaç ihraç etmeye yetkili olmadıkları belirtilmiştir. Daire, ilaçlar orijinal olduğuna göre eylemin 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’un 43. maddesi delaletiyle TCK’nın 193. maddesindeki “zehirli madde imal ve ticareti” suçunu oluşturduğunu belirlemiştir. Eylemin ilaç yapma veya satma suçu sayılması hukuka aykırı bulunmuştur.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 12.02.2020 tarih, 2019/6469 E. – 2020/902 K. sayılı kararı: Adliyede sözleşmeli personel olarak çalışan sanık, açık ceza infaz kurumunda hükümlü olan ve adliyede çalışan bir kişiye kontrole tabi 6 kutu tıbbi ilacı satarken suçüstü yakalanmıştır. Daire, eylemin 6197 sayılı Kanun’un 43. maddesindeki “tıbbî ecza ve müstahzarların müsaadesiz satılması” yasağı yollamasıyla TCK’nın 193. maddesi kapsamındaki suçu oluşturduğunu belirtmiştir. Sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesini bozma nedeni yapmıştır.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 26.06.2024 tarih, 2024/8458 E. – 2024/5393 K. sayılı kararı: Kolluk kontrolü sırasında iki kişinin elinde, reçetesiz satışı yasak olan ve yüksek dozda uyuşturucu madde etkisi doğuran pregabalin etkin maddeli 20 kutu ilaç bulunmuş; barkod sorgulamasında ilaçların sanığa ait eczaneden reçetesiz olarak kutusu 120 TL’den satıldığı tespit edilmiştir. Daire, eczacı olan sanığın ilaçların reçeteyle satılacağını bilmemesinin mümkün olmadığını ve sağlık kurulu raporuna göre ceza sorumluluğunun tam olduğunu belirterek, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir.

Benzer dosyaların gerekçelerini Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden incelemek mümkündür.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi

İlaç yapma veya satma suçu isnadıyla karşılaşanlar bakımından savunmanın dört ekseni vardır. Birincisi, dosyada Adli Tıp Kurumundan alınmış ve ürünün “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak nitelikte” olup olmadığını doğrudan yanıtlayan bir rapor bulunup bulunmadığıdır; yalnızca ruhsatsızlık veya izinsiz üretim tespiti Yargıtay denetiminden geçmemektedir. İkincisi, suç vasfının doğru belirlenmesidir: ürün uyarıcı etki doğuruyorsa TCK 188/6, orijinal ruhsatlı ilaç yetkisiz kişilerce satılmışsa TCK 193 gündeme gelir ve her birinin ceza sonucu farklıdır. Üçüncüsü, iddianamede farklı bir maddeden dava açılmışken 187’den hüküm kurulacaksa CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmasının zorunlu olmasıdır. Dördüncüsü, aynı fiil nedeniyle ayrıca dolandırıcılık gibi suçlardan mahkûmiyet kurulamayacağıdır.

Bu dosyalar teknik bilirkişi tartışmasıyla şekillendiğinden, sürecin soruşturma aşamasında doğru kurgulanması sonucu belirler. Çorum ceza avukatı hizmetlerimiz hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Çorum merkez ile Laçin, Sungurlu, Osmancık ve İskilip başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı hizmeti arayanlar Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.