Usulsüz ölü gömülmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 196. maddesinde düzenlenmiş olup ölünün kanuna aykırı biçimde defnedilmesini veya ölü gömülmesine ayrılan yerlerden başka bir yere gömülmesini altı aya kadar hapis cezasıyla yaptırıma bağlar. Uygulamada dosyalar çoğunlukla köy mezarlığında yer kalmaması, aile mezarlığı inancı, türbe veya külliye çevresine defin talebi ya da defin ruhsatı alınmadan cenazenin gömülmesi gibi hâllerden doğar.
Ceza miktarı düşük olsa da suç, kamu sağlığına karşı suçlar arasında yer aldığı için soruşturma ciddiyetle yürütülür ve mezarın nakli gibi ağır sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle süreci baştan doğru kurgulamak adına Çorum ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Sungurlu, İskilip ve Osmancık gibi ilçelerin köylerinde yürütülen dosyalarda da belirleyicidir.
Usulsüz Ölü Gömülmesi Suçunun Unsurları ve Mevzuat Çerçevesi
Suçun çerçevesi yalnızca TCK ile çizilmez. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu‘nun 211. maddesi, mezarlık olarak belirlenen yerlerden başka yerlere ölü defnini yasaklamış; olağanüstü hâllerde ve sıhhi sakınca bulunmaması kaydıyla Cumhurbaşkanı kararıyla istisna tanınmasını öngörmüştür. Aynı Kanun’un 213. maddesi köyler için kurulacak mezarlıkların mülkî amirlikçe belirleneceğini, 215. maddesi ise defin ruhsatiyesi alınmadıkça hiçbir cenazenin defnedilemeyeceğini düzenler.
Buna 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun mezarlıkları belediye tasarrufunda sayan 79. maddesi ile Mezarlık Yerlerinin İnşaası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik’in 39. maddesi eklenir. Maddenin kendi metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir. Pratikte kritik ayrım şudur: bir yerin mezarlık sayılabilmesi için mevzuatta öngörülen usulle belirlenmiş ve tescil edilmiş olması gerekir; bağışlanmış ancak tescil edilmemiş taşınmaz bu niteliği taşımaz.
Ön Ödeme Kurumu: Usulsüz Ölü Gömülmesi Suçunda Kritik Avantaj
02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değişik TCK’nın 75. maddesi uyarınca bu suç ön ödeme kapsamına alınmıştır. Bu, dosyanın seyrini kökten değiştiren bir imkândır: ön ödeme önerisinin usulüne uygun yapılmaması ya da hiç yapılmaması tek başına bozma nedenidir. Nitekim Yargıtay, 2016 değişikliğinden önce verilmiş hükümleri yalnızca bu nedenle bozmaktadır.
Ayrıca suçun üst sınırının altı ay hapis olması, CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulünün uygulanmasına ve mahkûmiyet hâlinde sonuç cezanın dörtte bir oranında indirilmesine imkân tanır. Benzer usul tartışmalarına bulaşıcı hastalık tedbirlerine aykırı davranma suçu yazımızda da yer verilmiştir.
Yargıtay Kararları Işığında Usulsüz Ölü Gömülmesi Suçu
Aşağıda, usulsüz ölü gömülmesi suçu uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 04.01.2019 tarih, 2013/6198 E. – 2019/12 K. sayılı kararı: Müteveffa, istisnai hâller kapsamında bulunmamasına rağmen herhangi bir izin alınmadan, belediye tarafından mezarlık yeri olarak belirlenmemiş bir külliyeye defnedilmiş; sulh ceza mahkemesi sanığın kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar vermiştir. Daire, usulsüz ölü gömme suçunun sabit olduğunu ve kast bulunmadığı yönündeki gerekçenin yasal olmadığını belirtmiş; ayrıca suçun hükümden sonra ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğunu da gözeterek hükmü bozmuştur.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 07.04.2021 tarih, 2020/16689 E. – 2021/4588 K. sayılı kararı: Müteveffanın, mülkî amirlik tarafından mezarlık yeri olarak belirlenmemiş bir yere izinsiz defnedildiği olayda iki sanık hakkında da beraat kararı verilmiştir. Daire, bir sanık yönünden mahkemenin takdirinde isabetsizlik görmeyerek hükmü onamış; diğer sanık yönünden ise suçun sabit olduğunu, suç kastıyla hareket edilmediği gerekçesinin yasal olmadığını ve ön ödeme değişikliği nedeniyle hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek beraat hükmünü bozmuştur.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 30.12.2019 tarih, 2019/9532 E. – 2019/9337 K. sayılı kararı: Belediye tarafından mezarlık yeri olarak belirlenmemiş bir yere, istisna hâlleri bulunmamasına ve izin alınmamasına rağmen defin yapıldığı saptanmıştır. Daire, 1593 sayılı Kanun’un 211. maddesi ile ilgili yönetmelik hükümlerini birlikte değerlendirerek sanıkların usulsüz ölü gömme suçunun sabit olduğunu, kastları bulunmadığı yönündeki beraat gerekçesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ortaya koymuştur.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 30.06.2021 tarih, 2020/17460 E. – 2021/8298 K. sayılı kararı: Usulsüz ölü gömme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde Daire, suçun 6763 sayılı Kanun’la ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kararda ayrıca suçun temel cezasının altı aya kadar hapis olması nedeniyle basit yargılama usulünün tartışılması ve TCK’nın 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptali ile 7242 sayılı Kanun değişikliğinin gözetilmesi gerektiği vurgulanarak hüküm bozulmuştur.
- Yargıtay 5. Ceza Dairesi 22.02.2023 tarih, 2021/6003 E. – 2023/1586 K. sayılı kararı: Köy muhtarı olan sanık, köy mezarlığında yer kalmadığı için müteveffanın, köy tüzel kişiliğine mezarlık olarak bağışlanmış ancak henüz tescil edilmemiş taşınmaza defnedilmesine izin vermiş ve görevi kötüye kullanma suçundan adli para cezasına mahkûm edilmiştir. Daire, defin yerinin mevzuata uygun mezarlık olmadığı tespitini isabetli bulmakla birlikte, defne uygun mezarlık alanlarının dolu olup olmadığına ilişkin araştırma yapılmadığını ve sanığın kaymakamın uygun görüşünü aldığına dair savunmasının aksinin kesin delille ispatlanamadığını belirterek, suç kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesini isabetsiz görmüştür.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 19.06.1978 tarih, 1978/180 E. – 1978/251 K. sayılı kararı: Sanıklar, ilgili mercilere haber vermeden ve defin ruhsatiyesi almadan ölü gömmüş; yerel mahkeme ölenin maktul olmaması ve cürüm kastı bulunmaması gerekçesiyle beraat kararı vermiş, özel daire bu hükmü onamıştır. Genel Kurul, 1593 sayılı Kanun’un 215. maddesi uyarınca defin ruhsatiyesi alınmadıkça hiçbir cenazenin defninin caiz olmadığını ve aynı Kanun’un 299. maddesi gereğince ruhsatsız defin yapanların cezalandırılacağını belirterek, eylemin bu hükümler yoluyla cezalandırılması gerektiğini ortaya koymuştur.
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi 14.06.2016 tarih, 2015/18338 E. – 2016/19640 K. sayılı kararı: İzinsiz olarak mezar açıldığı iddiasına dayanan dosyada mahkeme, mezarların kimlere ait olduğunu ve defin tarihlerini belirlemeden hüküm kurmuştur. Daire, 1593 sayılı Kanun’un 227. maddesi gereğince cesetlerin tamamen çözünüp çözünmediği konusunda ilgili sağlık kuruluşundan görüş alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğini belirterek eksik araştırmayı hukuka aykırı bulmuştur.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi 21.02.2013 tarih, 2012/6109 E. – 2013/1314 K. sayılı kararı: Sanıklar hakkında usulsüz ölü gömme suçundan CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, sanıklardan biri ise suç delillerini yok etme suçundan TCK’nın 281. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Daire, usulsüz ölü gömme suçu bakımından katılan vekilinin temyiz yetkisi bulunmadığını, sanık müdafilerinin beraat hükümlerine yönelik temyizlerinde ise hukuki yarar olmadığını belirterek bu hükümlere ilişkin temyiz istemlerini reddetmiştir.
Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi
Usulsüz ölü gömülmesi suçu dosyalarında savunma üç eksende kurulur. Birincisi defin yerinin hukuki statüsüdür: tapu müdürlüğü, belediye ve toplum sağlığı merkezi yazılarıyla o yerin usulünce belirlenmiş mezarlık olup olmadığı netleştirilmelidir. İkincisi kasttır; mülkî amirden alınan sözlü ya da yazılı görüş, köy mezarlığında yer bulunmaması ve yerleşik uygulama kastı ortadan kaldırabilir. Üçüncüsü usuldür: ön ödeme önerisinin yapılıp yapılmadığı, basit yargılama usulü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması mutlaka denetlenmelidir. Ayrıca defin ruhsatı alınmadan gömme ile mezarlık dışına gömme hâllerinin farklı hükümlere tabi olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bu başlıklar kamu sağlığına karşı diğer suçlarda olduğu gibi burada da dosyanın sonucunu belirler.
Çorum merkez ile Sungurlu, İskilip, Osmancık ve Alaca başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı desteği arayanlar, Çorum ceza avukatı hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir ve Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.