Parada sahtecilik suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 197. maddesinde kamu güvenine karşı suçlar arasında düzenlenmiş olup tedavüldeki parayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişiyi iki yıldan on iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırır. Maddenin ikinci fıkrası sahte parayı bilerek kabul etmeyi, üçüncü fıkrası ise sahteliğini bilmeden kabul edilen parayı bu niteliğini öğrendikten sonra tedavüle koymayı daha hafif yaptırımlara bağlamıştır.
Birinci fıkranın cezası nedeniyle dosyalar ağır ceza mahkemesinde görülür; bu nedenle hangi fıkranın uygulanacağı aynı zamanda bir görev sorunudur. Soruşturmanın ilk gününden itibaren Çorum ağır ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Uğurludağ, Kargı ve Sungurlu gibi ilçelerde yürütülen dosyalarda da savunmanın seyrini belirler.
Parada Sahtecilik Suçunun Unsurları ve Fıkralar Arası Ayrım
Suçun konusu, ülkede veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan paradır. Seçimlik hareketler üretmek, ülkeye sokmak, nakletmek, muhafaza etmek ve tedavüle koymaktır; bunlardan birinin gerçekleşmesi yeterlidir. Maddenin metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir.
Fıkralar arasındaki ayrım pratikte belirleyicidir. Sahte parayı en baştan sahte olduğunu bilerek elde bulunduran veya piyasaya süren fail birinci fıkradan, sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı sonradan öğrenip yine de harcayan fail üçüncü fıkradan sorumlu tutulur. Üçüncü fıkrada ceza üç aydan bir yıla kadar hapis olduğundan dosya asliye ceza mahkemesinde görülür; birinci fıkra ihtimali gündeme geldiğinde ise görevsizlik kararı verilmesi gerekir.
Aldatma Kabiliyeti: Parada Sahtecilik Suçunun Olmazsa Olmazı
Yargıtay’ın yerleşik kabulüne göre sahteciliğin suç teşkil edebilmesi için paranın sahteliğinin ilk bakışta ve kolaylıkla anlaşılamaması, yani aldatma yeteneğinin bulunması gerekir. Aldatma yeteneği, paranın tedavüle sunulması hâlinde çok sayıda kişinin onu gerçek sanmasına elverişli bir sahteciliğin varlığını ifade eder. Bu nitelik yoksa suçun unsurları oluşmaz ve beraat kararı verilmesi gerekir.
Aldatma kabiliyeti mahkemenin gözlemiyle değil, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ya da Banknot Matbaası Genel Müdürlüğünce düzenlenen Sahte Banknot İnceleme ve Değerlendirme raporuyla saptanır. Soruşturma aşamasında alınan “sahte olduğu düşünülmektedir” biçimindeki ön tespit raporlarıyla yetinilmesi eksik araştırmadır. Sahte altın söz konusu olduğunda ise Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünden rapor alınması gerekir. Benzer bir “uzman raporu olmadan hüküm kurulamaz” yaklaşımı zehirli madde imal ve ticareti suçu bakımından da geçerlidir.
Yargıtay Kararları Işığında Parada Sahtecilik Suçu
Aşağıda, parada sahtecilik suçu uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 23.06.2021 tarih, 2019/18914 E. – 2021/16632 K. sayılı kararı: Merkez Bankası şubesince düzenlenen inceleme raporunda, suça konu sahte paraların arka yüz seri ve sıra numaralarının birbirinden farklı olması nedeniyle aldatma kabiliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir. Daire, paraların sahte ve iğfal kabiliyetini haiz olduğundan bahisle sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasını hukuka aykırı bulmuş; unsurları oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 20.06.2013 tarih, 2013/3387 E. – 2013/18698 K. sayılı kararı: Parada sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde, suça konu paraların Merkez Bankasına gönderilerek sahte olup olmadığı ve iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmamış; yalnızca soruşturma aşamasında düzenlenen ve paranın sahte olduğunun düşünüldüğünü belirten ön tespit raporuyla yetinilmiştir. Daire bunu eksik araştırma sayarak hükmü hukuka aykırı bulmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 27.05.2025 tarih, 2024/22790 E. – 2025/4233 K. sayılı kararı: Ağır ceza mahkemesi, sanıkları TCK’nın 198/1. maddesi delaletiyle 197/1. maddesi uyarınca 9 yıl hapis ve 160.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, sahte altınların Merkez Bankasına gönderilmesine karar vermiştir. Daire, suça konu altınların sahteliği ve aldatıcılık niteliği konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünden rapor alınmadığını tespit ederek, eksik araştırmayla mahkûmiyet hükmü kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 15.10.2025 tarih, 2023/5107 E. – 2025/7700 K. sayılı kararı: Asliye ceza mahkemesi sanığı, sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı sahte olduğunu bilerek tedavüle koyma suçundan TCK’nın 197/3. maddesi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezasına mahkûm etmiş; Daire önceki kararıyla, eylemin 197/1. maddedeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Bozma sonrası yapılan incelemede ise Banknot Matbaası raporu ve tanık beyanlarıyla eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı belirtilerek, eleştiri nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 04.03.2024 tarih, 2022/4976 E. – 2024/2042 K. sayılı kararı: Sanıklar, internette satılık ilanı verilen otomobili 28.000,00 TL’ye almak üzere şikâyetçiyle anlaşmış; noterde devir işlemi tamamlandıktan sonra bankadan çekilen gerçek paralar yerine sahte banknotlar şikâyetçiye verilmiş, durum banka görevlisinin para sayma makinesinde fark etmesiyle ortaya çıkmıştır. Raporlarla 299 adet 50,00 TL ve 120 adet 100,00 TL’lik banknotun sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu saptanmış; ilk derece mahkemesi 5 yıl 10 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezasına hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiş ve Daire suçun işleniş şekli ile sahte para miktarı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmasında hukuka aykırılık görmemiştir.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 15.01.2024 tarih, 2021/11484 E. – 2024/249 K. sayılı kararı: Temyiz dışı sanığın pazarda alışveriş sonrası mağdura sahte 100,00 TL vermesiyle yakalanması üzerine, verdiği araç bilgileri doğrultusunda sanığın aracında 42 adet sahte 100,00 TL ele geçirilmiştir. Daire, ele geçirilen sahte paraların mağdura verilen parayla aynı seri numarasını taşıdığını ve banknotların aldatma kabiliyetini haiz olduğunu vurgulayarak, 4 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmü onamıştır.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 08.05.2023 tarih, 2020/9295 E. – 2023/2963 K. sayılı kararı: Adli sicil kaydında parada sahtecilik suçundan birden fazla mahkûmiyeti bulunan sanık, katılanın iş yerinden düşük miktarda alışveriş yaparak 200,00 TL’lik sahte banknotu tedavüle koymuştur. Banka raporunda banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin bulunduğu ve sahteliğin ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı belirtilmiş; Daire, katılan beyanları, kolluk tutanakları ve teşhis işlemini birlikte değerlendirerek hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 30.05.2023 tarih, 2020/9844 E. – 2023/3861 K. sayılı kararı: Esnaflık yapan sanık ile iş yerinde çalışan işçisi hakkında, dükkânda toplanan paraların bankaya yatırılması sırasında para sayma makinesinden geçirilirken bir adet 100,00 TL’lik banknotun sahte olduğunun anlaşılması üzerine dava açılmıştır. Daire, sanıkların adli sicilinde parada sahtecilik kaydı bulunmadığını ve paranın sahteliğini bilerek tedavüle koyduklarına dair delil elde edilemediğini belirterek, haklarında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğine karar vermiştir.
Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ağır Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi
Parada sahtecilik suçu dosyalarında savunmanın ilk hamlesi, Merkez Bankası raporunun dosyaya girmesini sağlamak ve raporun aldatma kabiliyetine ilişkin bölümünü titizlikle incelemektir; seri ve sıra numaralarındaki tutarsızlık gibi bir tespit tek başına beraat sonucunu doğurabilir. İkinci olarak failin paranın sahteliğini ne zaman öğrendiği ortaya konmalıdır: bu bilgi birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki ayrımı, dolayısıyla hem cezayı hem görevli mahkemeyi belirler. Ele geçirilen sahte para miktarı, aynı seri numarasının tekrarı, adli sicil kaydı ve olayın tekrarı gibi unsurlar temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmasında etkilidir. Benzer delil değerlendirme başlıkları diğer ceza dosyalarında da karşımıza çıkar.
Çorum merkez ile Uğurludağ, Kargı, Sungurlu ve Osmancık başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı desteği arayanlar, Çorum ceza avukatı hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir ve Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.