Paraya eşit sayılan değerlerde sahtecilik, Türk Ceza Kanunu’nun 198. maddesinin bazı değerleri para hükmünde sayması ve bunlarda yapılan sahteciliğin 197. maddedeki parada sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılması esasına dayanır. Madde uyarınca Devlet tarafından ihraç edilip de hamiline yazılı bonolar, hisse senetleri, tahviller ve kuponlar; yetkili kurumlarca çıkarılmış olup kanunen tedavül eden senetler, tahviller ve evrak ile millî ziynet altınları para hükmündedir.
Bunun pratik sonucu ağırdır: Cumhuriyet altını ya da reşat altını üzerinde yapılan bir sahtecilik, basit bir dolandırıcılık değil iki yıldan on iki yıla kadar hapsi gerektiren bir ağır ceza dosyasına dönüşebilir. Bu nedenle ilk ifadeden itibaren Çorum ağır ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Laçin, Oğuzlar ve Sungurlu gibi ilçelerde kuyumculuk ve altın alım satımı kaynaklı dosyalarda da belirleyicidir.
Paraya Eşit Sayılan Değerlerde Sahtecilik Hangi Değerleri Kapsar?
Madde kapsamındaki değerler sınırlı olarak sayılmıştır ve bu sayım genişletilerek yorumlanamaz. Alışverişlerde kullanılabilen fiş, marka, kupon gibi şeyler parada sahtecilik kapsamına girmez; tedavülden kaldırılmış, örneğin antika niteliği taşıyan bir paranın sahte olarak üretilmesi de ancak dolandırıcılık bağlamında değerlendirilebilir. Maddenin metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan kalem millî ziynet altınlarıdır. Ülkemizde Cumhuriyet altın sikkeleri ile Cumhuriyet ziynet altınlarını basma görevi Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne aittir; bu nedenle gramajı düşük olmasa dahi Darphane baskısı taşımayan sikke ve ziynet altınları sahtecilik kapsamında değerlendirilir. Suçun unsurları bakımından aldatma yeteneği şartı burada da geçerlidir; bu ölçüt parada sahtecilik suçu yazımızda ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.
Görevli Mahkeme ve Suç Vasfı Sorunu
198. madde doğrudan bir ceza öngörmez, 197. maddeye yollama yapar. Bu yollama nedeniyle eylem 197/1 kapsamında kaldığında, hapis cezasının üst sınırı itibarıyla delilleri takdir ve dava görme görevi ağır ceza mahkemesine aittir. Uygulamada dosyalar sıklıkla dolandırıcılık ya da resmî belgede sahtecilik nitelendirmesiyle asliye ceza mahkemesinde açılmakta; Yargıtay bu hâllerde görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükümleri bozmaktadır.
Suçun ne zaman tamamlandığı da ayrı bir tartışmadır. Tedavül, sahte değerlerin mal veya hizmet alımında kullanılarak piyasaya sürülmesidir ve sahte paranın başkasının egemenlik alanına girmesiyle tamamlanır. İcra hareketleri tamamlanmasına rağmen değer karşı tarafın egemenlik sahasına girmemişse tedavüle koyma teşebbüs aşamasında kalır; ancak muhafaza etme gibi bir başka seçimlik hareket gerçekleşmişse suç yine tamamlanmış sayılır.
Yargıtay Kararları Işığında Paraya Eşit Sayılan Değerlerde Sahtecilik
Aşağıda, paraya eşit sayılan değerlerde sahtecilik uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 04.03.2024 tarih, 2022/5951 E. – 2024/2016 K. sayılı kararı: Kuyumculuk yapan sanıklar piyasadan yüklü miktarda has altın toplamış, bu altınları Kahramanmaraş’a götürerek atölye olarak kullanılan bir iş yerinde ayarı düşük millî ziynet altınları basmış; sahte basılan altınlar sanığın üzerinde yakalanmıştır. Daire, fiziki takip tutanakları, iletişim dinleme kayıtları ve Darphane ve Damga Genel Müdürlüğü raporlarını birlikte değerlendirerek sanıkların suçu fikir ve eylem birliği içinde işlediği yönündeki kabulü yerinde bulmuş ve hükümde hukuka aykırılık görmemiştir.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 29.02.2024 tarih, 2022/6260 E. – 2024/1985 K. sayılı kararı: Sanıklardan biri diğerlerinden millî ziynet altınları temin ettiğini savunmuş; sanıklardan birinin darphane olarak kullandığı iş yerinde makineler ile madenî 2 Avro kalıpları bulunarak sahte madenî 2 Avro üretildiği tespit edilmiştir. Daire, fiziki takip tutanakları, telefon tapeleri, ele geçirilen altınlar ve Darphane raporlarını birlikte değerlendirerek hem paraya eşit sayılan değerlerde sahtecilik hem de parada sahtecilik suçlarının işlendiği yönündeki mahkeme kabulünü yerinde bulmuş ve hükmü hukuka uygun saymıştır.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 31.10.2023 tarih, 2021/3383 E. – 2023/8199 K. sayılı kararı: Sanıklar, Millî Piyango İdaresi tarafından üretilen bir bileti tahrif ederek mağdura satmış; dosya önce resmî belgede sahtecilik nitelendirmesiyle görülmüş, ancak önceki temyiz incelemesinde eylemin TCK’nın 198/1. maddesi delaletiyle 197/1. maddesindeki parada sahtecilik suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hükümler bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan incelemede Daire, mağdur beyanı, sanıkların ikrarları, kolluk tutanakları ve kriminal raporu birlikte değerlendirerek kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 21.12.2023 tarih, 2021/7352 E. – 2023/10386 K. sayılı kararı: Sanıkların muhafaza ettikleri sahte altınları tedavüle koymak istedikleri sırada durum kuyumcular tarafından fark edilmiştir. Daire, parada sahtecilik suçunun seçimlik hareketli olduğunu; tedavüle koyma yönünden suç tamamlanmamış olsa da muhafaza etme seçimlik hareketi yönünden suçun tamamlandığını belirterek, teşebbüs hükümlerinin uygulanmadığına yönelik temyiz sebebini reddetmiştir.
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi 15.02.2017 tarih, 2014/19717 E. – 2017/6160 K. sayılı kararı: Sanıkların iş birliği içinde müştekiye sahte olduğunu bildikleri altınları 10.000 TL değerinde satarak aldattıkları iddiasıyla dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmış, bilirkişi raporunda suça konu sahte altınların reşat altını olduğu belirtilmiştir. Daire, millî ziynet altınlarında yapılan sahteciliğin TCK’nın 198. maddesi nedeniyle 197/1. madde kapsamında parada sahtecilik suçunu oluşturduğunu, dolayısıyla delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmeden hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 30.06.2014 tarih, 2014/19312 E. – 2014/16769 K. sayılı kararı: Sanığın “tek lira” olarak tabir edilen altınları kuyumcuya satmak isterken yapılan kontrolde, üzerindeki 40 adet ile daha önce iki kuyumcuya sattığı 5’er adet altının gramajının düşük olduğu ve Darphane baskısı taşımadığı saptanmıştır. Daire, Cumhuriyet altın sikkelerini basma görevinin Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, gramaj düşük olmasa dahi bu sikkelerin Darphane tarafından basılması gerektiğini vurgulayarak eylemin parada sahtecilik kapsamında kaldığını ve görev konusundaki itirazın kabulü gerektiğini belirtmiştir.
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi 09.11.2020 tarih, 2017/24710 E. – 2020/11236 K. sayılı kararı: Sanıkların, üzerinde 22 ayar yazılı olmakla birlikte 21 ayar 874 milyem gelen altınları 22 ayar 916 milyem olarak satmaları ve satmaya teşebbüs etmeleri nedeniyle hem paraya eşit sayılan değerlerde sahtecilik hem de dolandırıcılık suçlarından dava açılmıştır. Daire, Kuyumcular ve Saatçiler Odasının yazısı ile raporunu esas alan mahkemenin sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı yönündeki kabulünü isabetli bularak beraat hükümlerini onamış; dolandırıcılık hükümlerini ise uzlaştırma işlemleri yapılması zorunluluğu nedeniyle bozmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 14.09.2015 tarih, 2015/8713 E. – 2015/21450 K. sayılı kararı: Sanık hakkında farklı tarihli iki ayrı parada sahtecilik eylemi nedeniyle ayrı davalar açılmış, ikinci eylem ilk eylemden dolayı yakalanmadan önce gerçekleştirilmiştir. Daire, aynı anda üretilen veya nakledilen paraların tek suç oluşturduğunu, fiilî veya hukuki kesinti hâlinde ise ayrı suçların doğacağını açıklamış; mükerrer cezalandırmanın önlenmesi için diğer davanın akıbetinin araştırılıp mümkünse birleştirilmesi gerektiğini belirterek eksik araştırmayla kurulan hükmü bozmuştur.
Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ağır Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi
Paraya eşit sayılan değerlerde sahtecilik dosyalarında savunma dört başlıkta kurulur. Birincisi suça konu değerin gerçekten madde kapsamında olup olmadığıdır; ayar farkı ya da etiket uyuşmazlığı her zaman sahtecilik anlamına gelmez. İkincisi Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü raporudur; bu rapor alınmadan kurulan hükümler eksik araştırma nedeniyle bozulmaktadır. Üçüncüsü görev sorunudur ve resen gözetilir. Dördüncüsü ise suçun tamamlanma anı ile zincirleme suç ve kesinti değerlendirmesidir. Delil değerlendirmesine ilişkin benzer başlıklar diğer ceza dosyalarında da karşımıza çıkmaktadır.
Çorum merkez ile Laçin, Oğuzlar, Sungurlu ve Osmancık başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı desteği arayanlar, Çorum ceza avukatı hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir ve Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.