...

Bulaşıcı Hastalık Tedbirlerine Aykırı Davranma (TCK 195)

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

Bulaşıcı hastalık tedbirlerine aykırı davranma suçu (TCK 195) — Çorum ceza avukatı Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu

Bulaşıcı hastalık tedbirlerine aykırı davranma, Türk Ceza Kanunu’nun 195. maddesinde düzenlenen ve bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış ya da bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişiyi iki aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandıran bir suç tipidir. Covid-19 salgını döneminde binlerce dosya bu madde üzerinden açılmış, ancak Yargıtay’ın maddeye getirdiği dar yorum, bu dosyaların önemli bölümünün beraatle sonuçlanmasına yol açmıştır.

Suçun ayırt edici özelliği, karantinanın kişiye değil yere ilişkin olarak alınmış olmasının aranmasıdır. Bu teknik ayrımı doğru kurmak çoğu dosyada sonucu belirlediğinden, soruşturmanın başından itibaren Çorum ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Osmancık, Dodurga ve Sungurlu gibi ilçelerde yürütülen dosyalarda da savunmanın yönünü değiştirir.

Bulaşıcı Hastalık Tedbirlerine Aykırı Davranma Suçunun Unsurları (TCK 195)

Yargıtay’ın yerleşik kabulüne göre suç, soyut tehlike suçudur; tedbire uyulmaması sonucunda somut bir tehlike doğmuş olması aranmaz. Failin özel bir niteliğe sahip olması gerekmez, suçun faili herkes olabilir; mağduru ise toplumun tamamıdır. Suçun hukuki konusu, bulaşıcı hastalığa yakalanmış veya bu hastalıktan ölmüş kimsenin bulunduğu ve bu nedenle karantina altına alınmış olan yerdir. Maddenin metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Buradan üç kümülatif koşul çıkar: mevcut ve süren bir bulaşıcı hastalığın fennen ve tıbben tespit edilmiş olması; bu hastalığa yakalanmış ya da bu hastalıktan ölmüş bir kimsenin bulunması; ve o kimsenin bulunduğu yere ilişkin olarak yetkili makamlarca karantina uygulamasına başlanmış olması. Belli bir yerin karantina altına alınmasına dair yetkili merci kararı yoksa suç oluşmaz.

Temaslı veya Şüpheli Olmak Neden Yeterli Değil?

Uygulamadaki en kritik nokta budur. Hastalığa yakalandığı şüphesi altında olan ya da yalnızca temaslı sayılan kişilerin bulunduğu yer bakımından karantina tedbirine aykırı davranılması, Yargıtay’a göre bu suçu oluşturmaz. Filyasyon ekiplerince kişiye bildirilen ev izolasyonu da tek başına yeterli değildir; aranan, hastalığın bulunduğu yere ilişkin resmî bir karantina kararıdır.

Bu nedenle salgın döneminde alınan maske takma zorunluluğu, sokağa çıkma kısıtlaması gibi genel tedbirlerin ihlali TCK 195 kapsamında değil, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu‘nun 282. maddesi uyarınca idari para cezası kapsamında değerlendirilmektedir. Benzer bir “özel norm önceliği” tartışması sağlık için tehlikeli madde temini suçu bakımından da gündeme gelmektedir.

Yargıtay Kararları Işığında Bulaşıcı Hastalık Tedbirlerine Aykırı Davranma

Aşağıda, bulaşıcı hastalık tedbirlerine aykırı davranma uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 30.09.2025 tarih, 2024/776 E. – 2025/9091 K. sayılı kararı: Covid-19 temaslısı olan sanık, 17.12.2020 tarihinde jandarmanın önleyici kolluk devriyesi sırasında köy yol ayrımında durdurulmuş; İlçe Sağlık Müdürlüğü yazısına göre 12.12.2020–25.12.2020 tarihleri arasında ikametinde on dört günlük karantinaya alındığı ve bunun filyasyon görevlilerince kendisine bildirildiği tespit edilmiştir. Daire, suçun oluşması için hastalığa yakalanmış veya bu hastalıktan ölmüş bir kişinin bulunduğu yere ilişkin karantina uygulamasına başlanmış olması gerektiğini, dosyada böyle bir karantina kararı bulunmadığını belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etmiş ve hüküm fıkrasını doğrudan beraat olarak değiştirmiştir.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 16.12.2025 tarih, 2024/6206 E. – 2025/13599 K. sayılı kararı: Sanık 04.09.2020 tarihinde temaslı vaka olarak karantina kapsamına alınmış, 05.09.2020 günü yapılan kolluk kontrolünde ikametinde bulunmayarak ev karantinasını ihlal ettiği tutanakla saptanmış ve basit yargılama usulüyle 740,00 TL adli para cezasına mahkûm edilmiştir. Daire, karantina tedbirinin kişiye değil hastalığın bulunduğu yere ilişkin alınmış olması gerektiğini, dosyada yere ilişkin bir karantina kararı bulunmadığını vurgulayarak kararı kanun yararına bozmuş ve hükmü beraat olarak değiştirmiştir.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 23.09.2025 tarih, 2024/758 E. – 2025/8621 K. sayılı kararı: Covid-19 şüphelisi sanığın 13.10.2020 tarihinde tutulan tutanakla evde bulunmayarak izolasyon şartlarını ihlal ettiği tespit edilmiş ve asliye ceza mahkemesince 740,00 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. Daire, suçun oluşabilmesi için bulaşıcı hastalığın fennen ve tıbben tespiti, hastalığa yakalanmış veya bu hastalıktan ölmüş kişinin bulunduğu yere ilişkin karantina uygulamasına başlanmış olması ve bu tedbire uyulmaması gerektiğini belirtmiş; dosyada karantina kararı bulunmadığından mahkûmiyet yerine beraat verilmesi gerektiğini saptayarak kanun yararına bozma istemini yerinde görmüştür.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 30.06.2021 tarih, 2020/19675 E. – 2021/8307 K. sayılı kararı: Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde, suçun üst sınırının bir yıl hapis olması nedeniyle CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulünün uygulanabileceği değerlendirilmemiştir. Daire, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 E. – 2020/33 K. sayılı iptal kararı sonrasında kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda da bu usulün tartışılması gerektiğini, mahkûmiyet hâlinde sonuç cezanın dörtte bir oranında indirileceğini ve bunun sanık lehine olduğunu belirterek hükmü bozmuştur.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 23.12.2024 tarih, 2024/8861 E. – 2024/26348 K. sayılı kararı: Valilik kararıyla mikrobiyolojik kirlilik nedeniyle kullanıma kapatılan termal tesis havuzunun, dezenfeksiyon tamamlanmadan ve ilgili makama bildirim yapılmadan müşterilerin kullanımına açıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmuş; Cumhuriyet Başsavcılığı, eylemin TCK 195’in kanuni tanımındaki hareket unsurunu karşılamadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Dosya, eylemin mühür bozma suçunu oluşturup oluşturmadığının ayrıca değerlendirilmesi yönündeki merci kararı üzerinden kanun yararına bozma incelemesine konu olmuş ve sulh ceza hâkimliğince izlenmesi gereken usul ayrıntılı biçimde ortaya konmuştur.
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi 25.01.2021 tarih, 2021/628 E. – 2021/466 K. sayılı kararı: Kamuya açık alanda maske takma zorunluluğuna uymadığı gerekçesiyle kabahatli hakkında idari para cezası uygulanmış, sulh ceza hâkimliği başvuruyu kabul ederek cezayı kaldırmıştır. Daire çoğunluğu itirazı kabul ederek, maske takma mecburiyetinin ihlali hâlinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi değil 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 282. maddesi uyarınca idari para cezası verileceğine; bu cezanın mahallî mülkî amir yerine kolluk tarafından verilmesinin yetki tecavüzü olmayıp sonuca etkisiz bir usul noksanlığı olduğuna hükmetmiştir.

Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi

Bulaşıcı hastalık tedbirlerine aykırı davranma dosyalarında savunmanın ilk işi, dosyada gerçekten bir karantina kararının bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır. Bunun için ilgili toplum sağlığı merkezi ve umumi hıfzıssıhha kurulu kararlarının celbi istenmeli; kişiye yapılan izolasyon bildirimi ile yere ilişkin karantina kararı arasındaki fark açıkça tartışılmalıdır. Eylemin idari yaptırım kapsamında kalıp kalmadığı, kesinleşmiş hükümler bakımından kanun yararına bozma yolu, basit yargılama usulü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması da mutlaka gündeme getirilmelidir.

Çorum merkez ile Osmancık, Dodurga, Sungurlu ve Alaca başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı desteği arayanlar, Çorum ceza avukatı hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir ve Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.