Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 289. maddesinde düzenlenmiş olup, muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli, hacizli veya herhangi bir nedenle el konulmuş mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunmayı cezalandırır. Uygulamada en sık icra takipleri sırasında yediemin olarak görevlendirilen kişiler bakımından gündeme gelir. Bu yazıda muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun unsurlarını, yediemin yükümlülüklerini ve içtihattaki sınırları ele alıyoruz.
Özgü Suç Niteliği ve Failin Sıfatı
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 29.02.2012 tarihli, 2012/4975 E. ve 2012/4139 K. sayılı kararında bu suçun fail açısından “özgü suç” olduğu; ancak yasal düzenlemede belirtilen hukuki ve fiilî nitelikleri taşıyan kişiler tarafından işlenebileceği belirtilmiştir. Kararda suçun failinin, kendisine rehinli veya hacizli ya da herhangi bir nedenle el konulmuş malın resmen teslim edildiği kişi, yani uygulamadaki adıyla yediemin olduğu vurgulanmış; bu nedenle öğretide bu tür suçların “yükümlülük suçları” olarak da adlandırıldığı ifade edilmiştir.
Failin sıfatı taşınmadığında suç oluşmaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 18.11.2013 tarihli, 2013/8956 E. ve 2013/14202 K. sayılı kararında, hacizli mal başka bir kişiye yediemin olarak teslim edilmiş olduğundan, muhafaza göreviyle görevlendirilmemiş ve yediemin sıfatı bulunmayan sanığın beraati gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 27.12.2017 tarihli, 2017/9847 E. ve 2017/15463 K. sayılı kararında da yediemine teslim edilen aracı alıp kullanma şeklindeki eylemin bu suçun unsurlarını taşımadığı sonucuna varılmıştır.
Resmen teslim işleminin hiç yapılmadığı hâllerde ise eylem başka hükümlere girer. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 05.02.2019 tarihli, 2017/10163 E. ve 2019/1467 K. sayılı kararında, araç otoparka teslim edildikten sonra haciz yapılmış fakat sanığa yediemin sıfatıyla teslim gerçekleşmemiş olduğundan TCK m.289 unsurlarının oluşmadığı; aracın aksamlarını sökme eyleminin İcra ve İflas Kanunu m.331’deki “alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltme” suçunu oluşturduğu belirtilmiştir.
Yedieminin Yükümlülükleri ve “Teslim Amacı”
Yukarıda anılan 4. Ceza Dairesi kararı, yedieminin İcra ve İflas Kanunu’nun 88 ve 358. maddeleri ile dönemin Borçlar Kanunu hükümlerinden kaynaklanan yükümlülüklerini iki başlıkta toplamıştır: kendisine resmen teslim edilen malı saklamak, korumak ve olduğu gibi bırakmak; resmen teslim işlemini gerçekleştiren yetkili organ istediğinde malı teslim edildiği yerde geri vermek veya hazır etmek. Karara göre bu yükümlülükler aynı zamanda maddedeki “teslim amacını” oluşturur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 12.10.2010 tarihli, 2008/18378 E. ve 2010/16471 K. sayılı kararında da yedieminlik kurumunun ceza hukukunu ilgilendirdiği hâller ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi’nin 05.12.2017 tarihli, 2017/3415 E. ve 2017/3911 K. sayılı kararı, teslim amacı dışında tasarrufun hangi davranışlarla gerçekleşebileceğini sayar: hacizli malı başkasına verme, ortadan kaldırma, satma, rehnetme veya adresine gelinip istenildiğinde eylemli olarak teslim etmeme. Aynı kararda, İİK m.82/3 kapsamında haczi mümkün olmayan ve borçlu ile aile bireyleri için lüzumlu nitelikteki eşyaların bu suça konu olamayacağı da belirtilmiştir. Maddenin metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Satış Yerine Götürmeme Tasarruf Sayılmaz
İçtihadın en net kabullerinden biri, ihmali davranışların teslim amacı dışında tasarruf olarak nitelendirilemeyeceğidir. Anılan 29.02.2012 tarihli kararda, hacizli malların yediemine teslim edildiği yer ile icra dairesince satışın yapılmasına karar verilen yerin farklı olduğu bir olayda, yedieminden malı satış yerine götürmesinin beklenemeyeceği ve götürmemenin tasarruf sayılamayacağı belirtilmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 10.09.2012 tarihli, 2011/1839 E. ve 2012/16547 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.
Benzer biçimde Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 04.03.2020 tarihli, 2020/3697 E. ve 2020/3888 K. sayılı kararında, teslim tutanağında sanığa yedieminliğin hukuki ve cezai sorumluluğunun hatırlatılmamış olması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığına karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi’nin 29.05.2024 tarihli, 2024/839 E. ve 2024/999 K. sayılı kararında da hacizli eşyanın hâlen sanığın yedinde bulunduğunun tespit edilmesi üzerine beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Suçun Oluştuğu Kabul Edilen Hâller
Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 19.01.2015 tarihli, 2013/7711 E. ve 2015/581 K. sayılı kararında, trafikten men edilerek otoparka yediemin olarak teslim edilen dorse aracın dört ay sonra üçüncü kişiye satılması eylemi TCK m.289/1 kapsamında görülmüştür. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 06.12.2012 tarihli, 2012/9768 E. ve 2012/14358 K. sayılı kararında, hacizli malların bir kısmını sattığını hem icra müdürlüğüne verdiği dilekçede hem de muhafaza tutanağı sırasında beyan eden sanık bakımından suçun unsurlarıyla oluştuğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 01.12.2022 tarihli, 2021/21163 E. ve 2022/20202 K. sayılı kararında, usulüne uygun haczedilip sanığa teslim edilen bir kısım eşyanın sonraki haciz işleminde yerinde bulunmadığının tespiti üzerine suçun oluştuğu belirtilmiştir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 04.11.2015 tarihli, 2013/16195 E. ve 2015/30815 K. sayılı kararında ise rehinli aracın özen yükümlülüğüne aykırı biçimde muhafaza edilmesi, parçalarının sökülmesi ve yürüyemez hâle gelmesi eylemi aynı madde kapsamında değerlendirilmiştir.
Güveni Kötüye Kullanma ile Ayrım
TCK m.289, TCK m.155/2’deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna göre daha özel bir düzenlemedir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 09.09.2019 tarihli, 2017/12215 E. ve 2019/7927 K. sayılı kararında bu ilişki açıkça kurulmuş; yediemin olarak teslim edilen malların icra satışı sonrasında eksik teslim edildiği iddiasında doğru nitelendirmenin TCK m.289/1 olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 24.06.2020 tarihli, 2020/2565 E. ve 2020/6531 K. sayılı kararında da yediemin deposu işleten sanığın malları teslim etmemesi eyleminin TCK m.155/2 değil TCK m.289 kapsamında olduğu vurgulanmıştır. Kararların tam metinleri Yargıtay Karar Arama üzerinden incelenebilir.
Savunmada Öne Çıkan Başlıklar
- Sanığa mal gerçekten “resmen” ve yediemin sıfatıyla teslim edilmiş mi? Teslim tutanağı dosyada var mı?
- Teslim tutanağında yedieminliğin hukuki ve cezai sorumluluğu hatırlatılmış mı?
- İddia edilen davranış icrai bir tasarruf mu, yoksa salt ihmal mi? Satış yerine götürmeme tasarruf sayılmaz.
- Haczedilen eşya İİK m.82 kapsamında haczi caiz olmayan nitelikte mi?
- Mal hâlen sanığın yedinde mi? Tespit için kolluk araştırması yapılmış mı?
- Eylem TCK m.155/2 veya İİK m.331 gibi başka bir hükme mi girmektedir?
Bu başlıklar hem beraat hem de doğru nitelendirme bakımından belirleyicidir. İcra dosyasının ve teslim tutanaklarının en erken aşamada incelenmesi için bir Çorum ceza avukatı ile görüşülmesi yararlıdır. Büromuzun çalışma alanları hakkında Çorum ceza avukatı ve ağır ceza davaları sayfalarımızdan bilgi alabilirsiniz. Serinin önceki yazısı için adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs (TCK 288) incelemesine bakabilirsiniz.
Sonuç
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, failin sıfatına ve resmen teslim işleminin varlığına sıkı biçimde bağlı bir özgü suçtur. İçtihat, teslim amacı dışında tasarrufun icrai bir davranışla gerçekleşmesini aramakta; ihmali davranışları ve sıfatın bulunmadığı hâlleri suç kapsamı dışında tutmaktadır. Bu nedenle icra dosyasındaki tutanakların tek tek incelenmesi savunmanın temelini oluşturur. Bir Çorum ceza avukatı olarak Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu, adliyeye karşı suçlar ve icra kaynaklı ceza dosyalarında hukuki destek sunmaktadır.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir. Her dosya kendi somut koşulları içinde değerlendirilmelidir. Güncel durumunuza ilişkin olarak bir avukata danışmanız önerilir.
#Çorum Ceza Avukatı #Alaca Ceza Avukatı #Bayat Ceza Avukatı #Boğazkale Ceza Avukatı #Dodurga Ceza Avukatı #İskilip Ceza Avukatı #Kargı Ceza Avukatı #Laçin Ceza Avukatı #Mecitözü Ceza Avukatı #Oğuzlar Ceza Avukatı #Ortaköy Ceza Avukatı #Osmancık Ceza Avukatı #Sungurlu Ceza Avukatı #Uğurludağ Ceza Avukatı #Amasya Ceza Avukatı #Göynücek Ceza Avukatı #Gümüşhacıköy Ceza Avukatı #Hamamözü Ceza Avukatı #Merzifon Ceza Avukatı #Suluova Ceza Avukatı #Taşova Ceza Avukatı #Tokat Ceza Avukatı #Almus Ceza Avukatı #Artova Ceza Avukatı #Başçiftlik Ceza Avukatı #Erbaa Ceza Avukatı #Niksar Ceza Avukatı #Pazar Ceza Avukatı #Reşadiye Ceza Avukatı #Sulusaray Ceza Avukatı #Turhal Ceza Avukatı #Yeşilyurt Ceza Avukatı #Zile Ceza Avukatı #Yozgat Ceza Avukatı #Akdağmadeni Ceza Avukatı #Aydıncık Ceza Avukatı #Boğazlıyan Ceza Avukatı #Çandır Ceza Avukatı #Çayıralan Ceza Avukatı #Çekerek Ceza Avukatı #Kadışehri Ceza Avukatı #Saraykent Ceza Avukatı #Sarıkaya Ceza Avukatı #Sorgun Ceza Avukatı #Şefaatli Ceza Avukatı #Yenifakılı Ceza Avukatı #Yerköy Ceza Avukatı #Kırıkkale Ceza Avukatı #Bahşılı Ceza Avukatı #Balışeyh Ceza Avukatı #Çelebi Ceza Avukatı #Delice Ceza Avukatı #Karakeçili Ceza Avukatı #Keskin Ceza Avukatı #Sulakyurt Ceza Avukatı #Yahşihan Ceza Avukatı #Samsun Ceza Avukatı #Atakum Ceza Avukatı #Canik Ceza Avukatı #İlkadım Ceza Avukatı #Tekkeköy Ceza Avukatı #Alaçam Ceza Avukatı #Asarcık Ceza Avukatı #Ayvacık Ceza Avukatı #Bafra Ceza Avukatı #Çarşamba Ceza Avukatı #Havza Ceza Avukatı #Kavak Ceza Avukatı #Ladik Ceza Avukatı #Ondokuzmayıs Ceza Avukatı #Salıpazarı Ceza Avukatı #Terme Ceza Avukatı #Vezirköprü Ceza Avukatı #Yakakent Ceza Avukatı