...

Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma TCK 191 | Çorum Avukat

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

Kullanmak için uyuşturucu bulundurma TCK 191 konulu Çorum ceza avukatı bilgilendirme görseli

Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenen ve ceza hukukunda kendine özgü bir yapıya sahip olan suçtur. Maddede yalnızca hapis cezası değil, kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri gibi seçenekler de öngörülmüştür. Uygulamadaki en kritik nokta ise şudur: kişi, daha önceki bir dosyadan verilen tedbirin infazı sürerken yeniden yakalanırsa, ikinci eylem ayrı bir dava konusu yapılamaz. Bu kuralın gözden kaçması, yıllarca sürecek gereksiz bir mahkûmiyete yol açmaktadır; bu nedenle Çorum ceza avukatı desteği almak, Çorum merkez kadar Osmancık ve Dodurga gibi ilçelerde yürütülen dosyalarda da sonucu doğrudan etkiler.

Aşağıda maddenin işleyişi, denetimli serbestlik rejimi ve düşme kararının koşulları Yargıtay uygulamasıyla birlikte ele alınmaktadır.

Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma Suçunda Erteleme ve Denetimli Serbestlik

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 191/2. maddesi uyarınca bu suçtan başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Üçüncü fıkra uyarınca erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Dördüncü fıkra ise kamu davasının hangi hâllerde açılacağını sayar: yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar, tekrar madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da madde kullanma.

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 16.10.2024 tarih, 2020/46 E. – 2024/302 K. sayılı kararı: Ceza Genel Kurulu, maddenin gerekçesine dayanarak tedbir kararının hukuki niteliğini belirlemiştir. Karara göre, hakkında kamu davası açılmış sanık ile ilgili cezaya hükmedilmeden önce tedavi ile birlikte denetimli serbestlik tedbirine ya da sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi hâlinde, açılmış olan kamu davası derdest olmaya devam etmektedir. Kurul, bu durumun CMK’nın 223/8. maddesindeki durma kararında olduğu gibi davanın esasının çözümlenmediği anlamına geldiğini vurgulamıştır. Bu nitelendirme, kanun yolu ve zamanaşımı tartışmaları bakımından belirleyicidir.
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi 25.12.2019 tarih, 2019/1775 E. – 2019/7555 K. sayılı kararı: Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısı sanığın bilinen son adresine gönderilmiş, tebligat taşındığından bahisle iade edilmiş; buna rağmen mernis adresine yeni tebligat çıkarılmamış, ikinci çağrı yazısı da iade edilen adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince usulsüz olarak tebliğ edilmiştir. Daire, hükümlünün çağrı yazısına karşın on gün içinde Müdürlüğe başvurmamasının tek başına “ısrar” olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. TCK’nın 191/4-a maddesindeki ısrar şartının gerçekleşmediğinin gözetilmemesini bozma nedeni yapmıştır.

Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma Suçunda Düşme Kararı

TCK’nın 191/5. maddesi açıktır: erteleme süresi zarfında kişinin tekrar kullanmak için uyuşturucu satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. Aşağıda, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 16.09.2020 tarih, 2020/6435 E. – 2020/3579 K. sayılı kararı: Sanık hakkında 2016 yılına ait iki ayrı tarihli eylem nedeniyle dava açılmış; ancak bu eylemlerin, 2013 tarihli başka bir suçtan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlendiği belirlenmiştir. Daire, 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca bu eylemlerin ihlal nedeni sayılacağını ve ayrı kovuşturma konusu yapılamayacağını belirtmiştir. İkinci suçtan açılan davanın kovuşturma şartı ortadan kalktığından CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 19.11.2020 tarih, 2020/4343 E. – 2020/7930 K. sayılı kararı: Bozma ilamı üzerine yapılan araştırma sonucunda sanığın bu suçu, daha önce işlediği suçtan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında işlediği anlaşılmıştır. Yerel mahkeme ise önceki dosyada tedbire uyulduğu ve düşme kararı verildiğinden bahisle mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Daire, bu gerekçenin sonucu değiştirmediğini, kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle yine düşme kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 23.02.2022 tarih, 2021/17382 E. – 2022/1962 K. sayılı kararı: Sanığın 2008 tarihli ilk suçuna ilişkin olarak 2009 yılında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiş; tedbirin infazı sırasında 2010 yılında sanığın tekrar uyuşturucu kullandığı tespit edilerek suç duyurusunda bulunulmuş ve açılan kamu davası sonucunda mahkûmiyetine karar verilmiştir. Daire, 191/5. madde uyarınca ikinci eylemin ayrı kovuşturma konusu yapılamayacağını belirlemiştir. Kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulmasını isabetsiz bulmuştur.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 22.09.2021 tarih, 2021/2587 E. – 2021/9065 K. sayılı kararı: Daire, TCK’nın 191/2, 191/3 ve 191/4. maddeleri ile CMK’nın 223/8. maddesini birlikte değerlendirerek uygulanacak yöntemi ortaya koymuştur. Sanık, daha önce işlediği suçtan dolayı kovuşturma aşamasında hükmolunan tedbirin infazı sırasında yeni eylemi gerçekleştirmişse, ikinci davanın kovuşturma şartı ortadan kalkar. Kararda, düşme kararının yanı sıra tedavi ve denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmasına da karar verilmesi gerektiği ayrıca belirtilmiştir.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24.12.2015 tarih, 2015/7501 E. – 2015/8435 K. sayılı kararı: Daire, sanığın tekerrüre esas alınan mahkûmiyetinin 2010 tarihli, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen bir hapis cezası olduğunu belirlemiştir. 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi ve 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. madde ile “davanın düşmesi” ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” seçeneklerine yer verilmesi nedeniyle, bu düzenlemenin lehe olduğunu kabul etmiştir. TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca söz konusu hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağının kabulünde zorunluluk bulunduğuna hükmetmiştir.

Mahkemenin Yapması Gereken Araştırma ve Delil Denetimi

Yargıtay, kullanmak için uyuşturucu bulundurma dosyalarında mahkemeye somut bir araştırma ödevi yüklemektedir. Sanık hakkında aynı suçtan başka dava bulunup bulunmadığı, varsa yeni eylemin önceki tedbirin infazı sırasında işlenip işlenmediği mutlaka belirlenmelidir. Konuyla bağlantılı olarak uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma (TCK 190) ve uyuşturucu ticareti suçu (TCK 188) başlıklı yazılarımız incelenebilir.

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 14.03.2023 tarih, 2020/19104 E. – 2023/2162 K. sayılı kararı: Daire, 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin ve 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinin sanık lehine hükümler içerdiğini belirtmiştir. Bu hükümlerin olaya uygulanabilirliğinin tespiti için, sanık hakkında bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığının ve varsa yeni suçun önceki tedbirin infazı sırasında işlenip işlenmediğinin araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Kararda, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanık hakkında infazda olan başka bir tedbir kararı bulunup bulunmadığının sorulması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 03.11.2014 tarih, 2012/13162 E. – 2014/12219 K. sayılı kararı: Gerekçeli kararda, ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden alınan rapora göre sanığın uyuşturucu madde kullandığının anlaşıldığı belirtilmesine rağmen, söz konusu raporun dosyada bulunmadığı tespit edilmiştir. Daire, raporun aslı veya onaylı suretinin getirtilmesi ve daha sonra tüm delillerin birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Eksik araştırma ile hüküm kurulmasını bozma nedeni yapmıştır.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi 16.05.2023 tarih, 2020/20093 E. – 2023/4406 K. sayılı kararı: Dosyada sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine kamu davası açılmıştır. Daire, sanık yeni suçu önceki tedbirin infazı sırasında işlemiş değilse ya da önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmişse izlenecek yolu göstermiştir: bu suç nedeniyle TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararıyla birlikte tedbir uygulanmış olan sanık hakkında, 191/4. maddedeki dava açma şartlarının gerçekleştiği sabit görülürse yargılamaya devam olunması gerekir.

Benzer dosyaların gerekçelerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi

Kullanmak için uyuşturucu bulundurma dosyalarında savunmanın öncelikleri nettir. Birincisi, sanık hakkında aynı suçtan daha önce açılmış dava ve verilmiş tedbir kararı bulunup bulunmadığının Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden resmen sorulmasını talep etmektir; yeni eylem önceki tedbirin infazı sırasında işlenmişse dava düşer. İkincisi, ihlal iddiasının dayanağını denetlemektir: çağrı yazılarının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve “ısrar” koşulunun gerçekten oluşup oluşmadığı ayrıca tartışılmalıdır. Üçüncüsü, dosyada dayanak alınan sağlık raporunun asıl veya onaylı suretinin gerçekten bulunup bulunmadığının kontrol edilmesidir. Dördüncüsü, eski tarihli bu suçlardan verilen mahkûmiyetlerin lehe kanun değişikliği nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının ileri sürülmesidir.

Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu bir yandan tedavi ve denetimli serbestlik yoluyla kişinin toplum içinde kalmasını amaçlar; ancak usul kurallarının gözden kaçması bu imkânın kaybedilmesine yol açar. Çorum ceza avukatı hizmetlerimiz hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Çorum merkez ile Osmancık, Dodurga, Sungurlu ve İskilip başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı hizmeti arayanlar Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.