...

Halk Arasında Korku ve Panik Yaratmak (TCK 213) ve Cezası

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (TCK 213) — Çorum ceza avukatı Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu

Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 213. maddesinde “halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” biçiminde düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrası, suçun silahla işlenmesi hâlinde cezanın kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar artırılabileceğini öngörür.

Kamu barışına karşı suçlar arasında yer alan bu hüküm, son yıllarda özellikle sosyal medya paylaşımları, kalabalık içinde bomba ya da silah ihbarı niteliğindeki sözler ve toplu alanlarda yapılan tehditler nedeniyle sıkça uygulanmaktadır. Suç ile basit tehdit arasındaki sınır ince olduğundan, ilk ifadeden itibaren Çorum ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Alaca, Mecitözü ve Sungurlu gibi ilçelerde yürütülen dosyalarda da belirleyicidir.

Halk Arasında Korku ve Panik Yaratmak Suçunun Unsurları

Suçun korunan hukuki yararı, halkın hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlığı ile malvarlığının; dolayısıyla bireylerin barış esasına dayalı bir hukuk toplumunda yaşadıklarına dair duygusunun korunmasıdır. Suçun mağduru toplumu oluşturan herkestir; maddedeki anlamıyla “halk” tabiri, belirli bir yerde veya çevrede yaşamayan belirsiz sayıdaki kişileri ifade eder. Maddenin metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Madde gerekçesine göre suçun oluşması için belirli kişi veya kişilerin değil, gayri muayyen kişilerden oluşan kitlelerin tehdide muhatap olması aranır. Tehdidin halkın hayatı, sağlığı, vücut dokunulmazlığı ya da malvarlığı bakımından korku, endişe veya panik meydana getirme amacıyla yapılmış olması gerekir. Önemli bir ayrıntı: bu hâllerin fiilen gerçekleşmiş olması aranmaz; ancak eylemin bu amaca elverişli olması şarttır.

Basit Tehdit (TCK 106) ile Ayrım

Uygulamadaki en verimli savunma ekseni budur. Tehdit suçunun mağduru belirli bir kişi ya da kişiler olmalıdır; muhatabı belli olmayan tehdit eylemleri ise koşulları varsa TCK’nın 170. maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ya da 213. maddesindeki bu suç kapsamında değerlendirilir.

Bunun tersi de doğrudur: aleni bir ortamda söylenmiş olsa bile, sözler belirli kişilere yönelikse eylem TCK 213’ü değil, koşulları varsa silahla tehdit suçunu oluşturur. Bu durumda mahkemenin ek savunma hakkı tanıyarak suç vasfını değiştirmesi gerekir; aksi hâlde hüküm bozulur. Muhatabı belirsiz eylemlerde ise genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu ile sınır tartışması gündeme gelir.

Yargıtay Kararları Işığında Halk Arasında Korku ve Panik Yaratmak

Aşağıda, halk arasında korku ve panik yaratmak uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 23.12.2024 tarih, 2022/5393 E. – 2024/9882 K. sayılı kararı: Otobüs içinde şikâyetçilerle tartışan sanık, onlara yönelik “üzerimde bomba var, patlatayım mı?” demiş; otobüs durdurulduktan sonra bıçakla bir şikâyetçiyi yaralamış, diğerini yaralamaya teşebbüs etmiştir. Asliye ceza mahkemesi TCK 213/1 uyarınca 2 yıl hapis cezasına hükmetmiştir. Daire, sözlerin belirli kişilere yöneldiğini belirterek, ek savunma hakkı tanındıktan sonra TCK’nın 106/2-a ve 43/2. maddeleri uyarınca mahkûmiyet gerekirken suç vasfında hataya düşülmesini hukuka aykırı bulmuştur.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 02.06.2025 tarih, 2023/3176 E. – 2025/4425 K. sayılı kararı: Sanığın ikrarına göre kendisine ait olan sosyal medya paylaşımlarında “kanları helaldir, gebertmek… Vakti geldiğinde laik zihniyete toprağın altını layık göreceğiz” gibi ifadeler yer almaktadır. Daire, bu paylaşımların belirsiz sayıdaki kişilerin hayatına yönelik korku ve panik yaratmaya elverişli tehdit niteliğinde olduğunu belirterek suç vasfı ve yaptırımların doğru belirlendiğini saptamış ve bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık görmemiştir.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 22.09.2025 tarih, 2023/3620 E. – 2025/6798 K. sayılı kararı: Daire, yargılamaya konu sanık ifadelerinin yakın geleceğe dair belirli ve somut bir tehdit içermediğini, genel nitelikte ifadeler olması nedeniyle korku, kaygı ve panik yaratacak niteliği taşımadığını saptamıştır. Bu nedenle CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince unsurları yönünden oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesini hukuka aykırı bulmuştur.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 30.10.2024 tarih, 2022/4091 E. – 2024/8096 K. sayılı kararı: Sanığın bir ilköğretim okulu önünde elindeki iki bıçağı sağa sola savurduğu, bu sırada çevredekilere yönelik tehditkâr sözler söylediği iddia edilmiştir. Daire, olay tutanağı, üç tanığın görgüye dayalı ve birbiriyle tutarlı beyanları, sağlık kurulu raporu ve sanığın kısmi ikrarını birlikte değerlendirerek sanığın bıçakları savurup civardaki insanları tehdit etmek suretiyle suçu işlediğini saptamış ve mahkûmiyet kararında hukuka aykırılık bulmamıştır.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 12.06.2024 tarih, 2024/14931 E. – 2024/5133 K. sayılı kararı: Sanık hakkında hem TCK 213/1 hem de halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan dava açılmıştır. Daire, 213. maddede korunan hukuki yararın halkın hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlığı ile malvarlığı ve bireylerin barış esasına dayalı bir hukuk toplumunda yaşadıklarına dair duygusu olduğunu; suçun mağdurunun toplumu oluşturan herkes, “halk” tabirinin ise belirsiz sayıdaki kişiler olduğunu ortaya koymuştur.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 15.09.2025 tarih, 2023/3596 E. – 2025/6604 K. sayılı kararı: Daire, madde metni ile gerekçesini birlikte değerlendirmiştir. Gerekçede tehdidin halkın hayatı, sağlığı, vücut veya cinsel dokunulmazlığı ya da malvarlığı bakımından korku, endişe veya panik meydana getirmek amacıyla yapılmış olmasının gerektiği belirtilmekte olup Daire, suçun oluşması için failin eylemi bu amaçla gerçekleştirmesi ve eylemin söz konusu amaca elverişli olması gerektiği sonucuna varmıştır.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 20.10.2025 tarih, 2025/1532 E. – 2025/7806 K. sayılı kararı: Daire, TCK’nın 213. maddesinin her iki fıkrasını birlikte aktararak suçun temel ve nitelikli hâllerini ortaya koymuştur. Kararda, suçun oluşması için failin eyleminin halk arasında korku ve panik yaratmaya elverişli olmasının zorunlu bulunduğu açıkça vurgulanmış; bu elverişlilik denetimi somut olay değerlendirmesinin merkezine yerleştirilmiştir.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 02.07.2019 tarih, 2019/306 E. – 2019/519 K. sayılı kararı: Genel Kurul, tehdit suçunun mağdurunun iç huzuru ve sükûnu ile irade hürriyeti ihlal edilen kişi olduğunu, suçun oluşabilmesi için mağdurun belirli bir kişi ya da kişiler olması gerektiğini belirtmiştir. Kararda, muhatabı belli olmayan tehdit eylemlerinin diğer şartların da varlığı hâlinde TCK’nın 170. maddesi kapsamında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ya da 213. maddesi kapsamında bu suç olarak değerlendirilebileceği ortaya konmuştur.

Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi

Halk arasında korku ve panik yaratmak dosyalarında savunmanın ilk sorusu muhataptır: sözler belirli kişilere mi, yoksa belirsiz sayıdaki kişilere mi yöneltilmiştir? Belirli kişilere yöneltilmişse eylem bu suçu değil, koşulları varsa tehdit suçunu oluşturur ve ceza önemli ölçüde değişir. İkinci soru elverişliliktir: ifadeler yakın geleceğe dair belirli ve somut bir tehdit içermiyorsa, genel ve soyut nitelikteyse suç oluşmaz. Üçüncüsü aleniyettir; paylaşımın erişime açık olup olmadığı, hesabın kime ait olduğu ve içeriğin kim tarafından oluşturulduğu teknik incelemeyle saptanmalıdır. Dördüncüsü, silah kullanıldığı iddiasında artırım oranının silahın niteliğine göre takdir edileceği hatırlatılmalıdır.

Çorum merkez ile Alaca, Mecitözü, Sungurlu ve Osmancık başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı desteği arayanlar, Çorum ceza avukatı hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir ve Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.