Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu, TCK’nın 170. maddesinde düzenlenen ve uygulamada en çok silahla ateş etme eylemleri nedeniyle gündeme gelen bir tehlike suçudur. Düğünde havaya ateş etmek, gece vakti balkondan silah sıkmak veya meskûn mahalde kavga sırasında ateş açmak bu suçun tipik görünümleridir.
Suçun oluşup oluşmadığı, atışın belirli bir kişiyi hedef alıp almadığına göre değişir; bu nedenle savunmanın teknik kurgusu belirleyicidir. Soruşturmanın başından itibaren Çorum ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Ortaköy, Boğazkale ve Sungurlu gibi ilçelerde yürütülen dosyalarda da sonucu doğrudan etkiler.
Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçunun Hukuki Niteliği
Maddenin birinci fıkrasında seçimlik hareketler sayılmıştır: yangın çıkarmak; bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak; silahla ateş etmek veya patlayıcı madde kullanmak. Bu fiillerin kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda gerçekleştirilmesi gerekir. Metne 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir.
Aşağıda, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 09.06.2015 tarih, 2013/713 E. – 2015/203 K. sayılı kararı: Kurul, TCK 170’te düzenlenen suçu seçimlik hareketli bir tehlike suçu ve somut tehlike suçu olarak nitelendirmiştir. Kararda kastın belirlenmesi bakımından; kastın açıkça ifade edilmediği hâllerde iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak tespit edileceği, eylemin yalnızca bir aşamasına değil kararın veriliş biçimine, icra tarzına ve olay öncesi, sırası ve sonrasındaki davranışlara birlikte bakılması gerektiği vurgulanmıştır.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 03.03.2015 tarih, 2013/319 E. – 2015/24 K. sayılı kararı: Somut olayda sanık, gece saat 23.30 sıralarında herhangi bir mağduru hedef almaksızın evinin balkonundan havaya beş el ateş etmiştir. Kurul, bu eylemin meskûn mahalde oturan kişilerde korku, kaygı veya panik yarattığının sabit olduğunu belirterek yerel mahkemenin TCK 170/1-c uyarınca kurduğu mahkûmiyet hükmünde isabetsizlik bulunmadığına karar vermiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 21.10.2021 tarih, 2018/447 E. – 2021/491 K. sayılı kararı: Kurul, maddenin fıkraları arasındaki yapısal farkı ortaya koymuştur. Birinci fıkradaki suçun somut tehlike suçu olarak düzenlendiği, buna karşılık yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olmayı ayrı bir suç olarak tanımlayan hükmün soyut tehlike suçu niteliğinde bulunduğu ve bu hükmün uygulanması için somut bir tehlikenin meydana gelmesinin gerekmediği belirtilmiştir.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 13.02.2014 tarih, 2013/7215 E. – 2014/3072 K. sayılı kararı: Daire, sanıkların tabanca ile ateş etmesi olayında ayrımın ölçütünü belirlemiştir. Belli bir kişi hedef alınmadan çok sayıda kişi bakımından tehlike ya da korku, kaygı ve panik yaratacak tarzda ateş edilmesi hâlinde TCK 170/1-c; belli bir hedef gözetilmesi hâlinde ise kasten yaralamaya teşebbüs veya TCK 106/2-a kapsamında silahla tehdit suçunun tartışılması gerektiği belirtilmiş, mahkemenin atış yapılan yeri, atışların yönünü, mesafesini, sayısını ve hedef alınan vücut bölgelerini araştırmadan hüküm kurması bozma sebebi sayılmıştır.
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi 06.11.2023 tarih, 2023/3396 E. – 2023/14120 K. sayılı kararı: Sanık, mağdurları tehdit edip yaraladıktan sonra bindikleri aracın arkasından ateş etmiştir. Daire, eylemin bir bütün hâlinde TCK 106/2-a kapsamındaki nitelikli tehdit suçunu oluşturduğunu; ateş etmenin belirli kişiye yönelik olması nedeniyle TCK 170’teki suçun unsurlarının bulunmadığını belirterek ayrıca bu suçtan mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 03.05.2023 tarih, 2020/4529 E. – 2023/2772 K. sayılı kararı: Sanıklar mağdurlara saldırmış, biri ruhsatsız silahıyla önce havaya, ardından mağdurun ayaklarına ateş ederek onu her iki ayağından yaralamıştır. Daire, eylemin belli kişilere karşı işlenmiş olması nedeniyle silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğunu, TCK 44 gereğince yalnızca daha ağır cezayı gerektiren kasten silahla yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiğini belirterek ayrı ayrı mahkûmiyet kararlarını hukuka aykırı bulmuştur.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi 05.04.2022 tarih, 2020/4410 E. – 2022/9406 K. sayılı kararı: Daire, havaya ateş etme eyleminin hedef gözetilmeksizin gerçekleştirildiği durumlarda kasten yaralama suçunun oluşmayacağını kabul etmiştir. Kararda eylemlerin bütün hâlinde silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca kasten yaralamadan yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kurulmasının bozmayı gerektirdiği belirtilmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 06.12.2018 tarih, 2018/494 E. – 2018/622 K. sayılı kararı: Kurul, suçun oluşabilmesi için eylemin korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda gerçekleşmesinin tek başına yeterli olmadığını, kullanılan silahın da TCK 6/1-f anlamında ateşli silah olması gerektiğini belirlemiştir. Kararın verildiği dönem itibarıyla kuru sıkı tabir edilen ses ve gaz fişeği atabilen silahların bu suç bakımından silah sayılamayacağı, bu tür ateş etmenin Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesindeki gürültüye neden olma kabahatini oluşturacağı kabul edilmiştir.
Havaya Ateş Etme mi, Silahla Tehdit mi? Ayrımın Ölçütü
Kararların ortaya koyduğu ölçüt nettir: eylem belirli bir kişiyi hedef almıyor ve belirsiz sayıda kişiye yönelik tehlike yaratıyorsa genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu; belirli bir kişiyi hedef alıyorsa silahla tehdit, kasten yaralama ya da öldürmeye teşebbüs suçları gündeme gelir. Bu nedenle savunmada atış açısı, mesafe, mermi çekirdeklerinin bulunduğu yer ve olay yeri inceleme raporu titizlikle tartışılmalıdır.
Aynı fiilden hem bu suçtan hem de yaralama suçundan ayrı ayrı ceza verilmesi de sık rastlanan bir hatadır; TCK 44 uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulmalıdır. Emsal kararlara Yargıtay Karar Arama sisteminden ulaşılabilir.
Kuru Sıkı Silahlar ve Güncel Mevzuat Değişikliği
Ses ve gaz fişeği atabilen silahlarla ateş edilmesi uzun süre bu suçun kapsamı dışında tutulmuş, eylem kabahat olarak değerlendirilmiştir. 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında ise suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla işlenmesi hâli madde metnine ayrı bir ceza aralığıyla dahil edilmiş; ayrıca suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiştir. Bu nedenle suç tarihinin tespiti ve lehe kanun değerlendirmesi savunmanın ilk adımı olmalıdır.
Konuyla bağlantılı olarak mala zarar verme suçu ve TCK 167 şahsi cezasızlık sebebi yazılarımız da incelenebilir.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması iddiasıyla açılan dosyalarda savunmanın üç ekseni vardır: atışın belirli bir hedefe yönelip yönelmediğinin balistik ve olay yeri verileriyle ortaya konması, kullanılan silahın niteliğinin uzmanlık raporuyla belirlenmesi ve aynı fiilden birden fazla suçtan hüküm kurulmasının içtima kuralları çerçevesinde önlenmesi. Ruhsatsız silah söz konusuysa 6136 sayılı Kanun yönünden ayrı bir değerlendirme de gerekir.
Çorum merkez ile Ortaköy, Boğazkale, Sungurlu ve Osmancık başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı hizmeti arayanlar, silahla ateş etme dosyalarında savunmayı doğru kurgulamak için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.