TCK 169 iştirak halinde cezasızlık kuralı, malvarlığına karşı suçlarda akrabalık ilişkisine bağlanan cezasızlık ve indirim sebeplerinin yalnızca ilgili akraba bakımından sonuç doğuracağını, suça iştirak eden diğer kişilere sirayet etmeyeceğini düzenler. Bir kişinin annesinin evinden hırsızlık yapması cezalandırılmamasını gerektirirken, ona eşlik eden arkadaşı aynı korumadan yararlanamaz.
Bu ayrım pratikte pek çok dosyada gözden kaçmakta, bazen de tam tersi yönde hatalı beraat kararlarına yol açmaktadır. Bu nedenle iştirak iddiası bulunan dosyalarda erken aşamada Çorum ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Oğuzlar, Bayat ve Sungurlu gibi ilçelerde yürütülen soruşturmalarda da savunmanın yönünü belirler.
TCK 169 İştirak Halinde Cezasızlık Kuralının Dayanağı: Bağlılık Kuralı
Sistemin temeli, 5237 sayılı Kanun’un 40. maddesindeki bağlılık kuralıdır. Buna göre suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır. Maddenin tam metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir.
Aşağıda, TCK 169 iştirak halinde cezasızlık uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 18.05.2022 tarih, 2018/106 E. – 2022/367 K. sayılı kararı: Kurul, iştirak ilişkisinin kurulabilmesi için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığının yeterli olduğunu belirlemiştir. Kararda ayrıca şahsi durumların iştirake etkisi bakımından, suçun işlenişine iştirak eden her kişinin diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılacağı ilkesi temel alınmıştır.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi 24.09.2014 tarih, 2014/1769 E. – 2014/4149 K. sayılı kararı: Daire, yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun arasındaki temel farkı ortaya koymuştur. Kararda 5237 sayılı Kanun’da şahsi ya da fiili ağırlaştırıcı sebeplerin sirayetine ilişkin hükümlere yer verilmediği ve şahsa bağlı sebeplerden yalnızca ilgilisinin yararlanabileceği açıkça belirtilmiştir.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi 25.06.2014 tarih, 2014/1428 E. – 2014/3654 K. sayılı kararı: Daire aynı ilkeyi tekrarlamış ve cezayı hafifleten veya ortadan kaldıran şahsi sebeplerin ancak ilgili suç ortağı açısından hukuki sonuç doğuracağını, bunun niteliksel bağlılık kuralının gereği olduğunu vurgulamıştır. Kararda şahsa bağlı sebeplerin cezayı artırdığı durumlarda da aynı uygulamanın yapılacağı belirtilmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 24.05.2016 tarih, 2014/593 E. – 2016/269 K. sayılı kararı: Kurul, cezayı hafifleten veya ortadan kaldıran şahsi sebeplerin ancak ilgili suç ortağı açısından hukuki sonuç doğuracağı ilkesini yinelemiştir. Ayrıca müşterek faillerden birisinde bulunan nitelikli hâlin, diğerleri tarafından bilinse dahi onları etkilemeyeceği tespiti yapılmıştır.
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi 21.12.2021 tarih, 2021/4819 E. – 2021/19893 K. sayılı kararı: Somut olayda müşterek faillerden biri mağdurun altsoyu olduğu için TCK 167/1-b uyarınca şahsi cezasızlık hâlinden yararlanmıştır. Daire, bu düzenlemenin yalnızca bir şahsi cezasızlık sebebi olduğunu ve fiilin suç olmaya devam ettiğini belirterek, olaya katılan suça sürüklenen çocuğun TCK 40/1 uyarınca bu cezasızlık sebebinden yararlanamayacağına ve hakkında TCK 142/1-b kapsamında nitelikli hırsızlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine hükmetmiştir.
- Yargıtay 13. Ceza Dairesi 24.09.2018 tarih, 2017/2367 E. – 2018/12290 K. sayılı kararı: Olayda katılan kendi evinden hırsızlık yapmış, bu eyleme sanık tarafından azmettirilmiştir. Daire, katılanın eyleminin TCK 167 uyarınca cezasızlık sebebi oluşturmasının azmettiren sanığa bir yarar sağlamayacağını belirtmiş; bağlılık kuralı gereği azmettirenin bu hükümden istifade edemeyeceğinin gözetilmemesini bozma nedeni saymıştır.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 14.11.2017 tarih, 2016/753 E. – 2017/468 K. sayılı kararı: Kurul, faillerden birisi hakkında şahsi cezasızlık sebebinin uygulanmasının, mağdurla bu şekilde bir akrabalığı olmayan diğer faillerin cezalandırılmasına engel oluşturmayacağını ortaya koymuştur. Kararda ayrıca suç konusu eşyanın failin akrabası ile başka bir şahsın müşterek malı olması hâlinde, bu durumu bilen failin TCK 167 düzenlemesinden faydalanamayacağı belirtilmiştir.
Azmettiren ve Yardım Eden Bakımından TCK 169 İştirak Halinde Cezasızlık
Kararlardan çıkan sonuç, azmettiren ve yardım eden bakımından da aynıdır. Akrabalık ilişkisi failin şahsına bağlı bir durum olduğundan, azmettiren veya yardım eden sıfatıyla suça katılan kişi bu ilişkiden yararlanamaz. Bu nedenle aile içi bir mala zarar verme ya da hırsızlık olayına dışarıdan bir kişinin katılması, o kişi bakımından tam cezalandırmayı gerektirir.
Aynı mantık TCK 168 etkin pişmanlık hükümleri için de geçerlidir: zararı gideren failin gösterdiği pişmanlık, diğer suç ortakları bakımından kendiliğinden indirim doğurmaz. Emsal kararlara Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Nitelikli Hâllerin ve Müşterek Mülkiyetin Etkisi
Bir diğer önemli sonuç, birlikte işlenen hırsızlık suçlarında nitelikli hâl uygulamasıdır. Suç ortağının yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akrabalık gibi bir şahsi cezasızlık sebebi taşıması, birlikte işleme nitelikli hâlinin uygulanmasına engel değildir. Fiilin iki kişi tarafından gerçekleştirilmiş olması yeterlidir.
Suça konu eşyanın failin akrabası ile üçüncü bir kişinin müşterek malı olması hâlinde ise, bu durumu bilen fail cezasızlıktan yararlanamaz. Mağdurun tüzel kişi olduğu hâllerde de TCK 167 şahsi cezasızlık sebebi kapsamında bir akrabalık ilişkisinden söz edilemeyeceğinden hüküm uygulanmaz.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi
TCK 169 iştirak halinde cezasızlık kuralı, savunmada iki yönlü çalışır. Akraba olan sanık bakımından cezasızlık ya da indirim talep edilirken, akraba olmayan sanık bakımından tam cezalandırma riskine karşı ayrı bir savunma stratejisi kurulmalıdır. Dosyada yapılması gereken; her sanık için akrabalık durumunun nüfus kayıtlarıyla ayrı ayrı ortaya konması, iştirak iddiasının delil değerinin tartışılması ve müşterek mülkiyet ilişkisi varsa tapu ve fatura kayıtlarının sunulmasıdır.
Çorum merkez ile Oğuzlar, Bayat, Sungurlu ve İskilip başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı hizmeti arayanlar, iştirak halinde işlenen malvarlığı suçlarında savunmayı doğru kurgulamak için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.