Gerçeğe aykırı bilirkişilik suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 276. maddesinde “Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık” başlığıyla düzenlenmiştir. Madde, yargı mercileri ya da suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunmasını cezalandırır. Uygulamada tartışmaların tamamı, raporun yalnızca hatalı mı yoksa kasten gerçeğe aykırı mı olduğu noktasında toplanır. Bu yazıda gerçeğe aykırı bilirkişilik suçunun unsurlarını içtihat ışığında ele alıyoruz.
Maddenin Metni ve 2016 Değişikliği
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.07.2023 tarihli, 2020/308 E. ve 2023/393 K. sayılı kararında maddenin birinci fıkra metnine yer verilmiş ve önemli bir değişiklik aktarılmıştır: fıkrada yer alan “bir yıldan üç yıla” ibaresi, 24.11.2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 41. maddesiyle “üç yıldan yedi yıla” şeklinde değiştirilmiştir. Bu nedenle suç tarihinin tespiti, uygulanacak ceza aralığı bakımından doğrudan belirleyicidir.
Maddenin suç tarihi itibarıyla eski hâline Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.09.2025 tarihli, 2022/391 E. ve 2025/357 K. sayılı kararında ve Anayasa Mahkemesi’nin 13.03.2025 tarihli, 2021/29627 başvuru numaralı bireysel başvuru kararında da yer verilmiştir. Maddenin yürürlükteki metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Suçun Unsurları ve Failin Sıfatı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 16.09.2020 tarihli, 2017/14680 E. ve 2020/15622 K. sayılı kararı ile 01.03.2023 tarihli, 2020/18944 E. ve 2023/933 K. sayılı kararında suçun, yetkili merci, kişi veya kurul tarafından bilirkişi olarak atanan kişinin bu görevinde gerçeğe aykırı mütalaa ve düşünce açıklamasıyla işlendiği belirtilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.09.2025 tarihli kararı iki koşulu birlikte sayar: bilirkişinin yargı mercileri ya da kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip kişi veya kurul tarafından görevlendirilmiş olması ve bu bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması. Dolayısıyla usulüne uygun bir görevlendirme bulunmadığında suç oluşmaz.
Kast Olmadan Suç Oluşmaz
İçtihadın savunma bakımından en değerli kabulü, manevi unsura ilişkindir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.09.2025 tarihli kararında madde gerekçesine yer verilerek, hükmün bilirkişi ve tercümanların kasten gerçeği yanlış yansıtmalarını cezalandırdığı; bilirkişinin kendi bilgi ve değerlendirmesine göre vereceği mütalaanın sadece hatalı olmasının, kast bulunmaması hâlinde suç oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 19.02.2020 tarihli, 2017/15103 E. ve 2020/10104 K. sayılı kararı bu ölçütü ayrıntılandırır: suçun hareket unsuru gerçeğe aykırı görüş bildirmek, manevi unsuru ise kasttır. Sanığın bilerek ve isteyerek gerçeğe aykırı görüş bildirmesi hâlinde suç oluşur; suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Kararda hatalı tespitlerin, bazı hususları gözden kaçırmanın ve mesleki deneyimsizlikten kaynaklanan yanlışlıkların hata ve taksir kavramları içinde değerlendirilmesi gerektiği; bunlardan doğan gerçeğe aykırı bilirkişi görüşleri bakımından suçun manevi unsurunun oluşmayacağı vurgulanmıştır.
Kast bulunmadığı sonucuna varılan dosyalarda beraat kararı verilmektedir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 25.01.2023 tarihli, 2021/1122 E. ve 2023/219 K. sayılı kararında, bilirkişi olarak görev yapan sanığın kasten gerçeğe aykırı rapor düzenlediği iddiasıyla açılan davada suç kastı bulunmadığından beraat kararı verildiği aktarılmıştır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 13.03.2023 tarihli, 2021/1934 E. ve 2023/1263 K. sayılı kararı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 26.05.2016 tarihli, 2016/194 E. ve 2016/3419 K. sayılı kararı da beraat hükümlerine ilişkindir.
Raporun Bilimsel Dayanağı ve İnceleme Yöntemi
Yukarıda anılan 19.02.2020 tarihli 8. Ceza Dairesi kararı, mahkûmiyete götüren somut bir örnek de içerir. Kararda, çözümü teknik ve uzmanlık gerektiren bir hususta bilgilerine başvurulan uzmanların, gerçekten bir inceleme gerçekleştirdiklerine ilişkin veri ve tespit içermeyen, bilimsel dayanaktan yoksun ve kesin yargı içeren bir rapor düzenledikleri; buna karşılık Adli Tıp Kurumu raporunda bilimsel veriler ve tekniklere uygun biçimde aksi sonuca ulaşıldığı belirtilmiştir.
Kararda, uzman bilirkişilerin kendilerine tevdi edilen konuda uzmanlık alanlarına ilişkin özel teknikleri ve gerekli cihazları kullanarak, uygulanan inceleme tekniğini de belirtmek suretiyle bir kanaate ulaşmaları ve sonucunu rapora bağlamaları; bir kanaate ulaşamamışlar veya bazı hususlar şüpheli kalmışsa bunu da raporlarında belirterek yargılama makamının değerlendirmesine sunmaları gerektiği vurgulanmıştır. Bu ölçüt, savunmada raporun yöntemine ilişkin tartışmanın neden merkezî olduğunu göstermektedir.
Diğer Uygulama Başlıkları
Mahkûmiyet örnekleri de bulunmaktadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 11.01.2024 tarihli, 2023/4322 E. ve 2024/210 K. sayılı kararında, bu suçtan TCK m.276/1 ve m.62 uyarınca iki yıl altı ay hapis cezasına hükmedildiği aktarılmıştır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 02.02.2021 tarihli, 2019/15816 E. ve 2021/1474 K. sayılı kararı ile Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 02.07.2013 tarihli, 2013/5768 E. ve 2013/20859 K. sayılı kararı da mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine ilişkindir.
Suça azmettirme de mümkündür: Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 14.12.2011 tarihli, 2009/28614 E. ve 2011/23937 K. sayılı kararı, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapmak ve bu suça azmettirmek eylemlerinin bir arada yargılandığı bir dosyaya ilişkindir. Görevli mahkeme bakımından ise Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 08.09.2014 tarihli, 2014/6509 E. ve 2014/7794 K. sayılı kararı, asliye ceza ile ağır ceza mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesine ilişkindir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 22.03.2023 tarihli, 2021/1092 E. ve 2023/1575 K. sayılı kararı da aynı maddeye dayalı bir kamu davasının temyiz incelemesini içerir. Kararların tam metinleri Yargıtay Karar Arama üzerinden incelenebilir.
Savunmada Öne Çıkan Başlıklar
- Bilirkişi usulüne uygun biçimde ve yetkili merci tarafından görevlendirilmiş mi?
- Rapor yalnızca hatalı mı, yoksa bilerek ve isteyerek gerçeğe aykırı mı düzenlenmiştir? Kast somut delille ortaya konulmuş mu?
- Mesleki deneyimsizlik, gözden kaçırma veya yöntem tercihi iddiaları değerlendirilmiş mi?
- Raporda uygulanan inceleme yöntemi ve kullanılan cihazlar belirtilmiş mi?
- Aksi yönde bir kurum raporu varsa iki rapor arasındaki farkın nedeni araştırılmış mı?
- Suç tarihi 24.11.2016 öncesi mi? Bu tarih ceza aralığını değiştirir ve lehe kanun uygulamasını gerektirir.
Bu başlıkların her biri hem beraat hem de ceza miktarı bakımından belirleyicidir. Rapor ve karşı raporun teknik yönden incelenmesi için bir Çorum ceza avukatı ile görüşülmesi yararlı olur. Büromuzun çalışma alanları hakkında Çorum ceza avukatı ve ağır ceza davaları sayfalarımızdan bilgi alabilirsiniz. Serinin önceki yazısı için yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs (TCK 277) incelemesine bakabilirsiniz.
Sonuç
Gerçeğe aykırı bilirkişilik suçu, bilirkişi raporlarının güvenilirliğini koruyan ancak kasıt koşuluyla sıkı biçimde sınırlanmış bir suç tipidir. İçtihat, usulüne uygun görevlendirmeyi, raporun gerçeğe aykırılığını ve en önemlisi failin bunu bilerek ve isteyerek yaptığını aramaktadır. Salt hatalı veya eksik bir rapor, kast yokluğunda bu suçu oluşturmaz. Bir Çorum ceza avukatı olarak Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu, bilirkişilik kaynaklı ceza dosyalarında hukuki destek sunmaktadır.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir. Her dosya kendi somut koşulları içinde değerlendirilmelidir. Güncel durumunuza ilişkin olarak bir avukata danışmanız önerilir.
#Çorum Ceza Avukatı #Alaca Ceza Avukatı #Bayat Ceza Avukatı #Boğazkale Ceza Avukatı #Dodurga Ceza Avukatı #İskilip Ceza Avukatı #Kargı Ceza Avukatı #Laçin Ceza Avukatı #Mecitözü Ceza Avukatı #Oğuzlar Ceza Avukatı #Ortaköy Ceza Avukatı #Osmancık Ceza Avukatı #Sungurlu Ceza Avukatı #Uğurludağ Ceza Avukatı #Amasya Ceza Avukatı #Göynücek Ceza Avukatı #Gümüşhacıköy Ceza Avukatı #Hamamözü Ceza Avukatı #Merzifon Ceza Avukatı #Suluova Ceza Avukatı #Taşova Ceza Avukatı #Tokat Ceza Avukatı #Almus Ceza Avukatı #Artova Ceza Avukatı #Başçiftlik Ceza Avukatı #Erbaa Ceza Avukatı #Niksar Ceza Avukatı #Pazar Ceza Avukatı #Reşadiye Ceza Avukatı #Sulusaray Ceza Avukatı #Turhal Ceza Avukatı #Yeşilyurt Ceza Avukatı #Zile Ceza Avukatı #Yozgat Ceza Avukatı #Akdağmadeni Ceza Avukatı #Aydıncık Ceza Avukatı #Boğazlıyan Ceza Avukatı #Çandır Ceza Avukatı #Çayıralan Ceza Avukatı #Çekerek Ceza Avukatı #Kadışehri Ceza Avukatı #Saraykent Ceza Avukatı #Sarıkaya Ceza Avukatı #Sorgun Ceza Avukatı #Şefaatli Ceza Avukatı #Yenifakılı Ceza Avukatı #Yerköy Ceza Avukatı #Kırıkkale Ceza Avukatı #Bahşılı Ceza Avukatı #Balışeyh Ceza Avukatı #Çelebi Ceza Avukatı #Delice Ceza Avukatı #Karakeçili Ceza Avukatı #Keskin Ceza Avukatı #Sulakyurt Ceza Avukatı #Yahşihan Ceza Avukatı #Samsun Ceza Avukatı #Atakum Ceza Avukatı #Canik Ceza Avukatı #İlkadım Ceza Avukatı #Tekkeköy Ceza Avukatı #Alaçam Ceza Avukatı #Asarcık Ceza Avukatı #Ayvacık Ceza Avukatı #Bafra Ceza Avukatı #Çarşamba Ceza Avukatı #Havza Ceza Avukatı #Kavak Ceza Avukatı #Ladik Ceza Avukatı #Ondokuzmayıs Ceza Avukatı #Salıpazarı Ceza Avukatı #Terme Ceza Avukatı #Vezirköprü Ceza Avukatı #Yakakent Ceza Avukatı