...

Kamu Görevlisinin Ticareti Suçu | Çorum Ceza Avukatı

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

Kamu görevlisinin ticareti suçu TCK 259 konulu görsel, Çorum ceza avukatı Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu

Kamu görevlisinin ticareti suçu, bir kamu görevlisinin yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışmasını cezalandıran ve Türk Ceza Kanunu’nun 259. maddesinde düzenlenen bağımsız bir suç tipidir. Memurun özel hayatında ticaretle uğraşması tek başına bu suçu doğurmaz; belirleyici olan, satış girişiminin kamu görevinden doğan nüfuz üzerine kurulmuş olmasıdır.

Uygulamada bu suç, görevi kötüye kullanma, irtikap ve rüşvet gibi çok daha ağır yaptırımlar öngören suçlarla karıştırılmakta; sevk maddesindeki bir hata, altı aya kadar hapsi gerektiren bir fiilin yıllarla ölçülen bir cezaya dönüşmesine yol açabilmektedir. Bu nedenle hakkında soruşturma başlatılan kamu görevlilerinin iddianameyi ve hukuki nitelendirmeyi en baştan bir Çorum ceza avukatı ile birlikte değerlendirmesi, savunmanın başarısı açısından belirleyicidir.

TCK 259 Madde Metni (Tam Metin)

Konunun yasal dayanağı Türk Ceza Kanunu’nun 259. maddesidir. Maddenin tam metni şöyledir:

Madde 259 – Kamu görevlisinin ticareti

(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Madde metni, Adalet Bakanlığı mevzuat bilgi sisteminin konsolide metninden alınmıştır; bağlayıcı olan Resmî Gazete metnidir. Güncel hâli için Mevzuat Bilgi Sistemi.

Kamu Görevlisinin Ticareti Suçunun Unsurları

Suçun faili yalnızca kamu görevlisi olabilir; bu yönüyle suç özgü (mahsus) suç niteliğindedir. Korunan hukuki değer, kamu idaresinin güvenilirliği ve kamu görevlisinin tarafsızlığına duyulan güvendir. Fiilin maddi unsuru, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışmaktır; madde satışın fiilen gerçekleşmesini aramadığı için suç, teşebbüs aşamasında kalan girişimleri de doğrudan tamamlanmış suç olarak cezalandıran bir yapıya sahiptir.

Suçun kurucu ve ayırt edici unsuru, görevin sağladığı nüfuzdan yararlanılmasıdır. Kamu görevlisinin mesleki konumunun, karşı tarafta “bu kişiye hayır diyemem” veya “ileride işim düşer” düşüncesi yaratacak biçimde satış ilişkisine taşınması gerekir. Bu unsur gerçekleşmediğinde, mesai saatleri içinde dahi yapılan bir satış faaliyeti kamu görevlisinin ticareti suçu kapsamına girmez; fiil olsa olsa disiplin hukuku bakımından sonuç doğurur.

Manevi unsur kasttır. Failin, hem kamu görevlisi olduğunu hem de satış girişiminde görevinin sağladığı nüfuzu kullandığını bilerek hareket etmesi gerekir. Nüfuzun kullanıldığına dair somut dayanak gösterilmeden kurulan mahkûmiyet hükümleri, Yargıtay denetiminde istikrarlı biçimde bozulmaktadır.

Kamu Görevlisinin Ticareti Suçu ile Görevi Kötüye Kullanma Ayrımı

TCK 257’de düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu genel, tali ve tamamlayıcı bir suçtur; kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında uygulanır. Dolayısıyla fiil TCK 259’un tanımına uyuyorsa, artık görevi kötüye kullanma hükümlerine gidilemez. Buna karşılık kamu görevlisi, kendi görev alanına giren bir işi yaparken karşılığında para alıyorsa veya kamuya ait malları usulsüz biçimde satıyorsa, eylem ticaret değil görevi kötüye kullanma olarak nitelendirilir.

Bu ayrım, menfaatin hangi ilişkiden doğduğuna bakılarak yapılır: satılan şey kamu görevlisinin kendi malı veya hizmeti ise ve satış görevin nüfuzuna dayanıyorsa TCK 259; satılan şey kamunun malı ya da görevin bizzat ifası ise TCK 257 gündeme gelir. Nüfuzun kamu görevlisi üzerinde başka bir kişi tarafından kullanıldığı hâller ise bambaşka bir suç tipine, nüfuz ticareti suçuna (TCK 255) girer; iki suç tipinin karıştırılması uygulamada sık görülen bir nitelendirme hatasıdır. Benzer bir sınır sorunu, zor kullanma yetkisinin sınırının aşılması bakımından da yaşanmaktadır.

Yargıtay Kararları Işığında Uygulama

Aşağıda, kamu görevlisinin ticareti suçu uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi 17.12.2013 tarih, 2012/11157 E. – 2013/12324 K. sayılı kararı: Sanık, PTT Merkez Müdürlüğü’nde gişe memuru olarak görev yaptığı sırada okullardan düşük bedelle temin ettiği posta pullarını kısım kısım toplu gönderilerde satmak suretiyle menfaat temin etmiştir. Daire, bu eylemin TCK’nın 259. maddesine uyan kamu görevlisinin ticareti suçunu oluşturduğunu belirterek, yerel mahkemenin bu hususu gözetmemesini bozma nedeni saymıştır. Karar, memurun kendi tedarik ettiği malı görev ortamındaki konumunu kullanarak satmasının bu suçun tipik görünümü olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi 17.09.2014 tarih, 2014/8054 E. – 2014/8673 K. sayılı kararı: Devlet üniversitesinde kamu görevlisi olarak çalışan sanığın mesai saatleri dâhilinde kozmetik ürünleri pazarladığı gerekçesiyle TCK 259 uyarınca 600 TL adli para cezasına mahkûmiyetine karar verilmiştir. Daire, atılı suçun kurucu unsuru olan kamusal nüfuzun kullanılması fiilinin anlatılan olayda oluşmadığını, bu nedenle beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin isabetli olmadığını belirterek hükmü CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozmuştur. Karar, salt mesai içinde satış yapmanın suçu doğurmaya yetmediğini göstermesi bakımından belirleyicidir.
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi 07.03.2013 tarih, 2012/3738 E. – 2013/1638 K. sayılı kararı: Sanık hakkında 1999 yılından itibaren memuriyetinin özelliklerinden faydalanarak birçok kez gayrimenkul alım satımı yapıp haksız kazanç sağladığı iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmıştır. Daire, alım satım sözleşmelerinin muhataplarının tanık sıfatıyla dinlenerek sanığın yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanıp yararlanmadığının araştırılması ve eylemin TCK’nın 259. maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu yapılmadan kurulan hüküm, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe nedeniyle bozulmuştur.
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi 21.02.2019 tarih, 2015/2316 E. – 2019/2352 K. sayılı kararı: Somut olayda sanık, tanığın hayvanına suni tohumlama işlemi yapmış ve karşılığında ücret almıştır. Daire, bu eylemin TCK’nın 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağını, buna rağmen yanılgılı değerlendirmeyle TCK’nın 259. maddesindeki kamu görevlisinin ticareti suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Karar, görevin bizzat ifası karşılığında alınan paranın ticaret değil görevi kötüye kullanma olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 02.02.2026 tarih, 2021/22949 E. – 2026/1057 K. sayılı kararı: Sağlık yüksekokulu sekreteri olan sanık, okulun dış kapıları ve güvenlik kabininin yenilenmesinden çıkan demir ve alüminyum hurdaları komisyon kurmadan ve okul müdürlüğünden onay almadan satmış; inşaat tahtalarını, arşiv demir raflarını, camları ve bir kısım büro malzemelerini hizmetli ve hurdacılara elden satarak bedelleri okul hesaplarına geçirmemiştir. Daire, taşınır mal yönetmeliği ve ihale mevzuatına aykırı bu satış işlemlerinin bir bütün hâlinde TCK’nın 257. maddesindeki görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Karar, satılan şeyin kamuya ait olması hâlinde nitelendirmenin ticaret suçundan uzaklaştığını göstermektedir.
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi 06.11.2012 tarih, 2010/4391 E. – 2012/10913 K. sayılı kararı: Gümrük müdürlüğünde memur olan sanık, muhafaza altına alınan yabancı plakalı aracın kendi refakatinde teslimi için görevlendirilmişken katılandan “yol parası” adı altında 300 TL istemiş; katılan, resmî harcırahı ödemiş olduğundan bu parayı vermek zorunda olmadığını bildiği hâlde çıkış işlemlerinde zorluk yaşamamak için ödemiştir. Daire, paranın alınmasında icbar veya hile içeren bir söz ya da davranış bulunmadığını ve yapılması gereken bir işin yapılması amacıyla para istendiğini belirterek eylemin suç tarihinde yürürlükte olan TCK’nın 257/3. maddesi kapsamında kaldığını, hukuki nitelendirmede hataya düşüldüğünü saptamıştır. Karar, menfaat temininde icbar ve anlaşma unsurlarının suç tipini nasıl değiştirdiğini göstermektedir.
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi 12.02.2019 tarih, 2016/962 E. – 2019/1794 K. sayılı kararı: Karara konu olayda sanıklara, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 205. maddesinde düzenlenen devlet namına malzeme alım satımında memurun ticaret yapması suçu isnat edilmiştir. Daire, bu suçun oluşabilmesi için sanıkların kendileri veya üçüncü kişiler lehine haksız çıkar sağlamasının gerektiğini ve bunun suçun maddi unsuru olduğunu vurgulamıştır.
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi 18.03.2021 tarih, 2019/6775 E. – 2021/2209 K. sayılı kararı: Birden çok suçtan açılan davada temyiz incelemesini yapacak görevli dairenin belirlenmesi sorunu ele alınmıştır. Daire, karşılaştırma yaparken TCK’nın 259. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin ticareti suçunun cezasının “altı aya kadar hapis veya adli para cezası” olduğunu tespit etmiş ve incelemenin, davaya konu suçlar arasında yaptırımı en ağır olana bakmakla görevli daire tarafından yapılacağı sonucuna varmıştır.

Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.

Ceza, Soruşturma Usulü ve Yargılama Sonuçları

TCK 259’da öngörülen yaptırım, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Seçimlik yaptırım öngörülmesi ve üst sınırın altı ay olması, uygulamada hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın adlî para cezasına çevrilmesi ve erteleme kurumlarının sıklıkla gündeme gelmesi sonucunu doğurur.

Soruşturma aşamasında kamu görevlileri bakımından 4483 sayılı Kanun kapsamındaki izin usulü ile 3628 sayılı Kanun’un özel soruşturma hükümlerinin devreye girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir. Yargılamanın asliye ceza mahkemesinde mi yoksa birlikte isnat edilen rüşvet veya irtikap suçları nedeniyle ağır ceza mahkemesinde mi görülmesi gerektiği de görev uyuşmazlıklarına konu olabilmektedir. Nitelendirme tartışmasının yakın bir örneği için nüfuz ticareti ile görevi kötüye kullanma ayrımına ilişkin incelememize bakılabilir.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi

Kamu görevlisinin ticareti suçu bakımından savunmanın merkezinde tek bir soru vardır: satış girişiminde görevin sağladığı nüfuz fiilen kullanılmış mıdır? Bu unsurun somut delillerle ortaya konulamadığı dosyalarda beraat kararı verilmesi gerekir. Buna karşılık dosyaya rüşvet, irtikap veya görevi kötüye kullanma nitelendirmesi hâkim olmuşsa, lehe hukuki nitelendirmenin savunulması cezanın ağırlığını kökten değiştirir.

Pratikte şu adımlar önerilir: satış ilişkisinin muhataplarının tanık olarak dinlenmesini talep etmek, satışın görev yeri ve mesai dışında gerçekleştiğini gösteren kayıtları dosyaya sunmak, disiplin dosyasındaki tespitlerle ceza dosyasındaki isnadı ayrıştırmak ve sevk maddesine karşı en baştan itiraz etmek. Çorum’da Çorum ceza avukatı veya karma isnatlar söz konusu olduğunda Çorum ağır ceza avukatı desteği arayanlar, ceza hukuku hizmetlerimiz hakkında bilgi alarak Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

#Çorum Ceza Avukatı #Alaca Ceza Avukatı #Bayat Ceza Avukatı #Boğazkale Ceza Avukatı #Dodurga Ceza Avukatı #İskilip Ceza Avukatı #Kargı Ceza Avukatı #Laçin Ceza Avukatı #Mecitözü Ceza Avukatı #Oğuzlar Ceza Avukatı #Ortaköy Ceza Avukatı #Osmancık Ceza Avukatı #Sungurlu Ceza Avukatı #Uğurludağ Ceza Avukatı #Amasya Ceza Avukatı #Göynücek Ceza Avukatı #Gümüşhacıköy Ceza Avukatı #Hamamözü Ceza Avukatı #Merzifon Ceza Avukatı #Suluova Ceza Avukatı #Taşova Ceza Avukatı #Tokat Ceza Avukatı #Almus Ceza Avukatı #Artova Ceza Avukatı #Başçiftlik Ceza Avukatı #Erbaa Ceza Avukatı #Niksar Ceza Avukatı #Pazar Ceza Avukatı #Reşadiye Ceza Avukatı #Sulusaray Ceza Avukatı #Turhal Ceza Avukatı #Yeşilyurt Ceza Avukatı #Zile Ceza Avukatı #Yozgat Ceza Avukatı #Akdağmadeni Ceza Avukatı #Aydıncık Ceza Avukatı #Boğazlıyan Ceza Avukatı #Çandır Ceza Avukatı #Çayıralan Ceza Avukatı #Çekerek Ceza Avukatı #Kadışehri Ceza Avukatı #Saraykent Ceza Avukatı #Sarıkaya Ceza Avukatı #Sorgun Ceza Avukatı #Şefaatli Ceza Avukatı #Yenifakılı Ceza Avukatı #Yerköy Ceza Avukatı #Kırıkkale Ceza Avukatı #Bahşılı Ceza Avukatı #Balışeyh Ceza Avukatı #Çelebi Ceza Avukatı #Delice Ceza Avukatı #Karakeçili Ceza Avukatı #Keskin Ceza Avukatı #Sulakyurt Ceza Avukatı #Yahşihan Ceza Avukatı #Samsun Ceza Avukatı #Atakum Ceza Avukatı #Canik Ceza Avukatı #İlkadım Ceza Avukatı #Tekkeköy Ceza Avukatı #Alaçam Ceza Avukatı #Asarcık Ceza Avukatı #Ayvacık Ceza Avukatı #Bafra Ceza Avukatı #Çarşamba Ceza Avukatı #Havza Ceza Avukatı #Kavak Ceza Avukatı #Ladik Ceza Avukatı #Ondokuzmayıs Ceza Avukatı #Salıpazarı Ceza Avukatı #Terme Ceza Avukatı #Vezirköprü Ceza Avukatı #Yakakent Ceza Avukatı

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.