Hırsızlıkta daha az cezayı gerektiren haller, Türk Ceza Kanunu’nun 144. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun paydaş veya elbirliğiyle malik olunan mal üzerinde işlenmesi ile bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi hâllerinde ceza önemli ölçüde azalır ve takip şikâyete bağlanır. Çorum ceza avukatı olarak takip edilen dosyalarda bu iki bendin doğru kurulması, çoğu zaman yıllarca hapis ile adli para cezası arasındaki farkı belirlemektedir.
Bu yazıda her iki bendin unsurları, aranan ispat ölçütleri, yaptırım ve şikâyet rejimi ile konuya ilişkin güncel Yargıtay kararları ele alınmaktadır.
Hırsızlıkta Daha Az Cezayı Gerektiren Haller Nedir? (TCK 144)
TCK 144/1, hırsızlık suçunun temel ve nitelikli şekillerine kıyasla cezada indirim yapılmasını ve takibin şikâyete bağlanmasını gerektiren iki özel durum öngörür: suçun paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde işlenmesi (bent a) ve bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi (bent b). Maddenin güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu metninden ulaşılabilir.
Bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda fail hakkında şikâyet üzerine iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Karşılaştırma için basit hırsızlık suçu cezası (TCK 141) bir yıldan üç yıla, nitelikli hırsızlık suçu cezası (TCK 142) ise çok daha yüksek sınırlara ulaşmaktadır. Bu nedenle TCK 144 tartışması savunmanın öncelikli konusudur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 05.06.2018 tarih, 2014/406 E. – 2018/260 K. sayılı kararında düzenlemenin arka planı açıklanmıştır. Kurul, 5237 sayılı Kanun’da 765 sayılı TCK’nın 308. maddesindeki kendiliğinden hak alma suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmediğini, bunun yerine bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi hâlinde failin daha az ceza ile cezalandırılmasının öngörüldüğünü belirtmiştir. Kararda hırsızlık bakımından TCK 144, yağma bakımından TCK 150/1, dolandırıcılık bakımından TCK 159 ve belgede sahtecilik bakımından TCK 211 maddelerinin bu amaçla düzenlendiği ortaya konulmuştur.
Paydaş veya Elbirliğiyle Malik Olunan Mal Üzerinde Hırsızlık (TCK 144/1-a)
Bu bendin uygulanabilmesi için failin, suça konu mal üzerinde müşteki ile birlikte paylı mülkiyet ya da elbirliği mülkiyeti ilişkisinin bulunması şarttır. Mülkiyet bağı ispatlanamazsa bent uygulanamaz ve eylem koşulları varsa nitelikli hırsızlık hükümlerine göre cezalandırılır.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 10.10.2019 tarih, 2019/9168 E. – 2019/14281 K. sayılı kararında bu sınır çizilmiştir. Daire, sanığın çalmış olduğu şirkete ait malzemeler üzerinde paydaş veya elbirliği ile malik olduğu konusunda herhangi bir delil bulunmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle eylemin TCK 142/1-b kapsamında kaldığı hâlde hatalı nitelendirmeyle TCK 144/1-a uygulanarak eksik ceza tayin edilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Miras ortaklığı bu bent bakımından tipik uygulama alanıdır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 10.05.2022 tarih, 2021/11085 E. – 2022/6764 K. sayılı kararı, katılan ile miras nedeniyle paydaş olunan taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının mahsullerinin sanıklarca toplanması olayına ilişkindir. Daire, katılan, sanıklar ve tanık anlatımlarına göre mülkiyet bağının sabit olduğunu kabul ederek eylemin TCK 144/1-a kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 31.12.2024 tarih, 2024/16587 E. – 2024/22051 K. sayılı kararında tereke ortaklığı ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Daire, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçı bulunması hâlinde mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceğini ve mirasçıların terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olacaklarını belirtmiştir. Kararda, terekeye dâhil mallar veya banka hesapları üzerinde mirasçılardan birinin tasarrufta bulunması durumunda dosyanın eksik soruşturmayla salt hukuki uyuşmazlık sayılarak kapatılmasının hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır.
Bir Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağı Tahsil Amacıyla Hırsızlık (TCK 144/1-b)
Bu bendin uygulanması için taraflar arasında hukuk düzenince tanınan meşru bir hukuki ilişki bulunmalı ve fail, bu ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla hareket etmelidir. Ceza Genel Kurulu’nun yukarıda anılan kararında belirtildiği üzere önemli olan, şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve fail’in alacağını tahsil için devlet organlarına başvurmayıp borçlunun malını rızası dışında bulunduğu yerden alıp almadığıdır. Soyut hak iddiası yeterli değildir; alacak ile alınan malın değeri arasında açık orantısızlık bulunması hâlinde de madde uygulanmaz.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 14.01.2014 tarih, 2013/464 E. – 2014/517 K. sayılı kararı kira ilişkisine dayanan tipik bir olaya ilişkindir. Müşteki, ev sahibi olan sanığa ait evde kiracı sıfatıyla oturmakta ancak son bir yıldır kira ücretini ödememektedir. Sanık, müştekinin evde olmadığı bir zamanda daireye girerek yatak odası ve buzdolabı gibi büyük eşyaları araca yükleyip götürmüş, küçük eşyaları çöpe koymuştur. Daire, eylemin TCK 144/1-b kapsamındaki suçu oluşturduğunun gözetilmeden TCK 142/1-b uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesini bozma nedeni saymıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 18.04.2022 tarih, 2022/1217 E. – 2022/7602 K. sayılı kararında sanığın alacağını tahsil amacıyla şantiyeden kablo alıp satması değerlendirilmiştir. Daire, eylemin TCK 144/1-b’de tanımlanan bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçunu oluşturduğunu belirlemiş; buna rağmen TCK 141/1 uyarınca hüküm kurulmasını bozma nedeni yapmıştır.
Hırsızlıkta Daha Az Cezayı Gerektiren Haller Bakımından Öne Çıkan Kararlar
Aşağıda, hırsızlıkta daha az cezayı gerektiren haller uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay 17. Ceza Dairesi 12.12.2017 tarih, 2015/26084 E. – 2017/15704 K. sayılı kararı: Somut olayda sanığın mağdurun yanında çalıştığı ve olay tarihinde alacağına karşılık olarak parayı aldığı, sanık ve mağdur beyanlarıyla sabit görülmüştür. Daire, işçilik alacağına dayanan bu eylemin TCK 144/1-b kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Karar, hizmet ilişkisinden doğan alacakların da bu bent bakımından meşru hukuki ilişki sayıldığını göstermektedir.
- Yargıtay 17. Ceza Dairesi 16.04.2019 tarih, 2018/2300 E. – 2019/5606 K. sayılı kararı: Dosyada, failin eylemden bizzat yarar sağlamasının şart olup olmadığı tartışılmıştır. Daire, failin kendisine yarar sağlamasının zorunlu olmadığını, başka kişiler lehine yarar sağlanması durumunda da suçun oluşacağını belirlemiştir. Bu tespit, üçüncü kişi adına hareket eden failler bakımından uygulamayı netleştirmektedir.
- Yargıtay 13. Ceza Dairesi 26.02.2020 tarih, 2019/13320 E. – 2020/2734 K. sayılı kararı: Karar, failin nitelikli hâllerin varlığına ilişkin hataya düşmesi durumunu ele almaktadır. Daire, kastın varlığına engel olan hatanın yalnızca suçun temel şekline ilişkin unsurlar hakkında değil, failin daha ağır veya daha hafif ceza ile cezalandırılmasını gerektiren nitelikli unsurlar bakımından da ortaya çıkabileceğini belirtmiştir. Bu hâlde fail, TCK 30/2 uyarınca hatasından yararlanır.
Bu kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi
Hırsızlıkta daha az cezayı gerektiren haller bakımından savunmanın ilk işi, mülkiyet bağını veya alacak ilişkisini belgeyle ortaya koymaktır. Paydaşlık iddiasında tapu kaydı, veraset ilamı veya tereke tespiti; alacak iddiasında ise sözleşme, fatura, banka kaydı, mesajlaşma veya tanık beyanı dosyaya kazandırılmalıdır. Yargıtay soyut hak iddiasını yeterli görmemekte, mülkiyet bağı ispatlanamadığında eylemi nitelikli hırsızlık olarak nitelendirmektedir.
İkinci olarak, alacak ile alınan malın değeri arasındaki oran denetlenmelidir; açık orantısızlık bulunması veya failin amacının alacağı tahsil değil mağduru ödemeye zorlamak olması hâlinde bent uygulanmaz. Üçüncü olarak, TCK 144 kapsamındaki suçlar şikâyete bağlı olduğundan şikâyet süresi ve şikâyetten vazgeçme imkânları ayrıca değerlendirilmelidir. Diğer hizmet alanlarımız için Çorum avukat ve hukuki danışmanlık hizmetleri sayfamızı inceleyebilirsiniz. Hırsızlıkta daha az cezayı gerektiren haller kapsamında bir dosyanız varsa, Çorum ağır ceza avukatı arayışınızda Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.