Basit hırsızlık suçu cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak düzenlenmiştir. Madde metnine göre zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimse bu suçtan sorumlu tutulur. Çorum ceza avukatı olarak takip edilen dosyalarda, eylemin basit hırsızlık mı yoksa TCK 142 kapsamında nitelikli hırsızlık mı olduğunun doğru belirlenmesi cezanın miktarını köklü biçimde değiştirmektedir.
Bu yazıda suçun unsurları, taşınır mal kavramı, kastın nasıl belirlendiği, basit ve nitelikli hırsızlık ayrımı ile teşebbüs ve etkin pişmanlık uygulaması güncel Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır.
Basit Hırsızlık Suçu Cezası Nedir? (TCK 141)
TCK 141/1 uyarınca basit hırsızlık suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Maddenin güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu metninden ulaşılabilir. Suçla korunan hukuki yarar yalnızca mülkiyet değil, mülkiyet hakkı ile birlikte zilyetlik ve buna bağlı haklardır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 06.06.2017 tarih, 2017/590 E. – 2017/318 K. sayılı kararında hırsızlık suçuyla korunan hukuki yararın mülkiyet hakkı ile birlikte zilyetlik olduğu belirlenmiştir. Kurul, malın maliki olmayan ancak zilyet konumunda bulunan kişilerin de suçun mağduru olabileceğini ortaya koymuştur. Bu yaklaşım Yargıtay Ceza Genel Kurulu 21.11.2017 tarih, 2017/937 E. – 2017/484 K. sayılı kararında da sürdürülmüş; kanun koyucunun zilyetlik ile mülkiyeti aynı anda koruma altına aldığı vurgulanmıştır.
Basit hırsızlık suçu, 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma aşamasında uzlaştırma bürosuna gönderme zorunluluğunun yerine getirilip getirilmediği ayrıca denetlenmelidir.
Basit Hırsızlık Suçunun Unsurları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 17.03.2020 tarih, 2020/16 E. – 2020/181 K. sayılı kararına göre suçun dört temel unsuru vardır: zilyedin rızasının olmaması, başkasına ait taşınır bir mal bulunması, failde kendisine veya başkasına yarar sağlama kastının olması ve taşınırın bulunduğu yerden alınması. Bu unsurlardan birinin eksikliği hâlinde suç oluşmaz veya eylem başka bir suça dönüşür.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 30.05.2019 tarih, 2017/26541 E. – 2019/6677 K. sayılı kararında taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için zilyedin rızasının bulunmaması gerektiği belirtilmiştir. Daire, geçerli biçimde açıklanmış bir rızanın hukuka uygunluk nedeni oluşturacağını ve bu hâlde suçun oluşmayacağını ortaya koymuştur. Bu nedenle savunmada rızanın varlığı, tanık ve iletişim kayıtlarıyla ayrıntılı olarak tartışılmalıdır.
Suçun konusunu oluşturan taşınır mal kavramı geniş yorumlanmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 28.06.2022 tarih, 2018/601 E. – 2022/490 K. sayılı kararında ceza hukuku anlamında malın; fiziki varlığı bulunan, malvarlığı hakkının konusunu oluşturan, belli bir değere sahip ve belirlenebilir şeyleri kapsadığı belirlenmiştir. Kurul ayrıca bu kavramın yalnızca ekonomik değeri olan şeyleri değil, hiçbir ekonomik değere sahip olmamakla birlikte sahibi açısından manevi bir değeri bulunan şeyleri de içerdiğini kabul etmiştir. Aynı kararda failin kendisine veya başkasına bir yarar sağlama maksadıyla hareket etmesinin şart olduğu da vurgulanmıştır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 07.10.2021 tarih, 2021/22864 E. – 2021/8075 K. sayılı kararında aranan genel kastın kapsamı belirlenmiştir. Daire, kastın; malın başkasına ait olduğuna, alınmasına zilyedin rızasının bulunmadığına ve malın bulunduğu yerden alınmasına yönelik olması gerektiğini ortaya koymuştur. Kastın nasıl saptanacağı konusunda ise Yargıtay 2. Ceza Dairesi 26.01.2021 tarih, 2020/22896 E. – 2021/1108 K. sayılı kararı yol göstericidir; bu kararda kastın, sanığın olaydan önceki ve sonraki davranış tarzı ile oluşan sonuca göre belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Basit Hırsızlık ile Nitelikli Hırsızlık Ayrımı
Basit hırsızlık suçunun oluşabilmesi için fiilin, TCK 142’de sayılan nitelikli hâllerin dışında kalması gerekir. Bu ayrım, cezanın alt sınırının üç kata kadar yükselmesine yol açtığından savunmanın öncelikli konusudur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 26.11.2013 tarih, 2012/1541 E. – 2013/522 K. sayılı kararında ölçüt açıkça ortaya konulmuştur. Kurula göre eşya kilitlenmeden bırakılmışsa, kilitleme malın muhafaza altına alınmasını sağlayacak nitelikte değilse ya da kilitlenmek suretiyle muhafaza olanağı bulunmayan mal herkesin girebileceği bir yere bırakılmışsa, eylem TCK 141/1 kapsamında basit hırsızlık sayılır. Buna karşılık Yargıtay 2. Ceza Dairesi 23.03.2016 tarih, 2014/25472 E. – 2016/5374 K. sayılı kararında kilitlenerek muhafaza altına alınmış eşyanın veya bina ya da bina eklentisi içindeki eşyanın çalınmasının basit hırsızlık değil, TCK 142 kapsamında nitelikli hırsızlık olduğu belirlenmiştir.
Hırsızlığın diğer suçlardan ayrımı da önem taşır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 09.03.2023 tarih, 2022/5700 E. – 2023/9201 K. sayılı kararında yağma suçunun, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malın zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanılarak alınması şeklinde gerçekleşen nitelikli bir hırsızlık görünümü olduğu ifade edilmiştir. Bu konuda ayrıntılı değerlendirme için yağma ve hırsızlık suçu ayrımı yazımız incelenebilir; konut içinde işlenen eylemler bakımından ise konut dokunulmazlığının ihlali suçu (TCK 116) yazımız yol gösterici olacaktır.
Teşebbüs, Etkin Pişmanlık ve Basit Hırsızlık Suçu Cezası
Hırsızlık suçunun tamamlanması için failin, mağdurun eşya üzerindeki hâkimiyetine son vererek kendi hâkimiyetini kurması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 13.03.2024 tarih, 2022/443 E. – 2024/116 K. sayılı kararında suçun, failin suça konu eşya üzerinde tasarruf edebilme imkânına sahip olmasıyla tamamlandığı belirlenmiştir. Kurul ayrıca yarar sağlama maksadının varlığının yeterli olduğunu, failin ayrıca maldan fiilen yararlanmasının aranmadığını vurgulamıştır. Fail eşyayı kendi hâkimiyet alanına geçiremeden yakalanırsa eylem teşebbüs aşamasında kalır ve cezada indirim uygulanır.
Etkin pişmanlık bakımından Yargıtay 6. Ceza Dairesi 09.03.2023 tarih, 2022/5700 E. – 2023/9201 K. sayılı kararı belirleyicidir. Daire, TCK 168’in uygulanabilmesi için failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı kararda iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleşmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu ya da kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması hâllerinde gerçek anlamda pişmanlıktan söz edilemeyeceği ve TCK 168’in uygulanamayacağı ortaya konulmuştur.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi 17.12.2018 tarih, 2016/19212 E. – 2018/16295 K. sayılı kararında ise teşebbüs ile etkin pişmanlığın bağdaşmadığı belirlenmiştir. Daire, TCK 168’deki etkin pişmanlık hükümlerinin ancak suçun tamamlanmasından sonra uygulanabileceğini, somut olayda müştekinin herhangi bir eşyası çalınmadığından ve hırsızlık teşebbüs aşamasında kaldığından teşebbüs ile etkin pişmanlık hükümlerinin bir arada uygulanamayacağını belirterek hükmü hukuka aykırı bulmuştur.
Basit Hırsızlık Suçu Cezası Bakımından Öne Çıkan Yargıtay Kararları
Aşağıda, basit hırsızlık suçu cezası uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22.11.2023 tarih, 2022/479 E. – 2023/617 K. sayılı kararı: Kurul, TCK 141/1’de düzenlenen basit hırsızlık suçunun madde metnini esas alarak suçun kapsamını belirlemiştir. Kararda, basit hırsızlık suçunun oluşabilmesi için fiilin TCK 142. maddesinde sayılan nitelikli hâllerin dışında kalması gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. Bu tespit, uygulamada eylemin hangi maddeye göre nitelendirileceği tartışmasının çıkış noktasını oluşturmaktadır.
- Yargıtay 22. Ceza Dairesi 14.09.2015 tarih, 2015/5955 E. – 2015/3994 K. sayılı kararı: Dosyada failin hırsızlık kastıyla mı yoksa başka bir saikle mi hareket ettiği tartışılmıştır. Daire, kastın belirlenmesinde sanığın olaydan önceki ve sonraki davranış tarzının ve oluşan sonucun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirlemiştir. Karar, soyut kabullerle kast tespiti yapılamayacağını göstermesi bakımından savunma açısından önemlidir.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi 29.04.2024 tarih, 2023/24642 E. – 2024/6602 K. sayılı kararı: Karar, hırsızlık suçunun tamamlanma anı ile teşebbüs aşamasında kalması arasındaki sınırın belirlenmesine ilişkindir. Daire, failin suça konu eşya üzerinde kesintisiz ve fiili hâkimiyet kurup kurmadığını ölçüt alarak teşebbüs indiriminin uygulanıp uygulanmayacağını değerlendirmiştir. Bu ayrım, verilecek cezanın miktarını doğrudan etkilemektedir.
Bu kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi
Basit hırsızlık suçu cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis olmakla birlikte, dosyanın seyri büyük ölçüde üç noktada belirlenir. Birincisi nitelendirmedir: eşyanın kilitli olup olmadığı, bina veya eklentisi içinde bulunup bulunmadığı, olay yerinin herkesin girebileceği bir alan olup olmadığı somut olarak ortaya konulmalıdır. İkincisi tamamlanma anıdır; failin eşya üzerinde fiili hâkimiyet kurup kurmadığı kamera kayıtları, tutanaklar ve tanık beyanlarıyla tartışılmalıdır. Üçüncüsü etkin pişmanlıktır; iadenin gönüllü ve bizzat fail tarafından yapılmış olması, TCK 168 indiriminden yararlanmanın ön koşuludur.
Ayrıca uzlaştırma prosedürünün usulüne uygun işletilip işletilmediği, malın değerinin azlığı nedeniyle TCK 145 uygulamasının gündeme gelip gelmeyeceği ve zincirleme suç hükümlerinin doğru uygulanıp uygulanmadığı denetlenmelidir. Diğer hizmet alanlarımız için Çorum avukat ve hukuki danışmanlık hizmetleri sayfamızı inceleyebilirsiniz. Basit hırsızlık suçu cezası ile karşı karşıya kaldıysanız veya hırsızlık nedeniyle zarara uğradıysanız, Çorum ağır ceza avukatı arayışınızda Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.