...

Görevi Kötüye Kullanma Suçu (TCK 257) | Çorum Avukat

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

Görevi kötüye kullanma suçu ve TCK 257 konulu kapak görseli — Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu, Çorum ceza avukatı

Görevi kötüye kullanma suçu, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisinin cezalandırılmasıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde düzenlenen suç, icrai ve ihmali olmak üzere iki biçimde işlenebilir.

Maddenin en kritik yönü, kamu görevinin gereklerine aykırı her davranışın suç sayılmamasıdır; kanun koyucu ayrıca bir sonucun doğmasını aramıştır. Bu nedenle soruşturmanın başında Çorum ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Ortaköy, Boğazkale ve Sungurlu gibi ilçelerdeki memur ve belediye personeli dosyalarında da objektif cezalandırma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılmasını sağlar.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Objektif Cezalandırma Şartları

Madde gerekçesinde, kamu görevinin gereklerine aykırı olan her fiili cezai yaptırım altına almanın suç ve ceza siyasetiyle bağdaşmadığı belirtilmiştir. Buna göre suçun oluşması için görevin gereklerine aykırı davranışın yanında üç sonuçtan en az birinin gerçekleşmesi gerekir: kişilerin mağduriyeti, kamunun ekonomik zararı veya kişilere haksız menfaat sağlanması. 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanun’un gerekçesinde bu sonuçlar açıkça “objektif cezalandırılabilme şartı” olarak nitelendirilmiştir.

Suç bu yönüyle bir zarar suçudur: görevin gereklerine aykırı davranılmasına rağmen bir zarar doğmamışsa suç oluşmaz. İleride doğması muhtemel zararlar da bu şartı karşılamaz. Buna karşılık “mağduriyet” kavramı yalnızca ekonomik zararla sınırlı olmayıp bireysel hakların ihlali sonucunu doğuran her türlü davranışı kapsar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/2. maddesi ise görevin ihmal edilmesi veya geciktirilmesi hâlini ayrıca düzenler.

Kast, Görev Kapsamı ve Lehe Kanun Uygulaması

Suç yalnızca kastla işlenebilir; taksirli görevi kötüye kullanma söz konusu değildir. Ayrıca aykırı davranışın failin görevi kapsamında kalması zorunludur: kamu görevlisi sıfatı taşısa bile görev alanı dışında kalan bir davranış bu suçu oluşturmaz. Bu nedenle savunmanın ilk adımı, ilgili mevzuatta failin görev ve yetkisinin nasıl tanımlandığını dosyaya koymaktır.

6086 sayılı Kanun ile maddede yer alan “kazanç” sözcüğü “menfaat” olarak değiştirilmiş ve cezaların alt-üst sınırları indirilmiştir. Bu nedenle 2010 öncesi fiillerde TCK’nin 7/2. maddesi uyarınca lehe kanun karşılaştırması yapılması zorunludur. Kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin usul bakımından Adalet Bakanlığı’nın ilgili mevzuatı da gözetilir.

Yargıtay Kararları Işığında Görevi Kötüye Kullanma Suçu Uygulaması

Aşağıda, görevi kötüye kullanma suçu uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 15.11.2022 tarih, 2021/159 E. – 2022/712 K. sayılı kararı: Kurul, TCK 257’nin madde gerekçesine dayanarak kamu görevinin gereklerine aykırı olan her fiilin cezai yaptırım altına alınmasının suç ve ceza siyasetiyle bağdaşmadığını vurgulamıştır. Buna göre suçun oluşması için aykırı davranışın kişilerin mağduriyetini sonuçlaması, kamunun ekonomik zararına neden olması ya da kişilere haksız kazanç sağlaması gerekir; 6086 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde de bu sonuçlar objektif cezalandırılabilme şartı olarak nitelendirilmiştir.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 29.03.2023 tarih, 2020/424 E. – 2023/187 K. sayılı kararı: Avukat olan sanık hakkında görevi kötüye kullanmadan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Kurul, sanığın katılanın daha önce verdiği vekâletname kapsamında avukatı olduğunu, ancak katılana karşı gerçekleştirdiği eylemin vekâlet ilişkisi ve görevinin gereği kapsamında bulunmadığını saptamıştır. Görevin gereklerine aykırı hareket unsuru gerçekleşmediği gibi söz konusu paranın katılan tarafından verilmemiş olması nedeniyle kişi mağduriyeti, kamu zararı veya haksız menfaat koşulları da bulunmadığından eylemin bu suçu oluşturmadığına karar verilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 12.01.2012 tarih, 2008/14659 E. – 2012/286 K. sayılı kararı: Jandarma karakolunda adli yazışmalardan sorumlu astsubay olan sanık, bir ihzar müzekkeresi için hiçbir araştırma yapmadan müştekinin köyde bulunmadığına dair gerçeğe aykırı tutanak düzenlemiş ve köy muhtarı yerine imza atmıştır. Daire, sahtecilik kastı bulunmadığından fiilin görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilebileceğini; ancak müştekinin kendiliğinden duruşmaya gitmiş olması karşısında mağduriyet, kamu zararı veya haksız menfaat doğmadığını ve ileride doğabilecek muhtemel zararın yeterli olmadığını belirterek beraat kararı verilmesi gerektiğini saptamıştır.
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi 06.06.2016 tarih, 2014/5882 E. – 2016/5913 K. sayılı kararı: Avukat olan sanık, Avukatlık Kanunu’nun 26. maddesine aykırı biçimde yanında çalışmayan ve gözetimi altında bulunmayan bir stajyer adına yetki belgesi düzenleyerek bu kişinin haciz işlemine alacaklı vekili sıfatıyla katılmasını sağlamıştır. Daire, İcra ve İflas Kanunu’nun 80 ve 88. maddeleri gereğince haciz yapma ve malları muhafaza altına alma görevinin icra dairesine ait olduğunu ve bu işlemlerin alacaklı vekilinin yokluğunda da yapılabileceğini belirterek objektif cezalandırma şartlarının oluşmadığını saptamıştır.
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi 09.02.2023 tarih, 2021/7113 E. – 2023/1001 K. sayılı kararı: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü incelenmiştir. Daire, cezalandırma için görevin gereklerine aykırı davranışın tek başına yetmediğini, kişi mağduriyeti, kamu zararı ya da haksız menfaat sonuçlarından birinin doğması gerektiğini hatırlatmış; ancak mağduriyet kavramının yalnızca ekonomik zararla sınırlı olmayıp bireysel hakların ihlali sonucunu doğuran her türlü davranışı ifade ettiğini belirterek mahkûmiyette hukuka aykırılık görmemiştir.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi 01.06.2021 tarih, 2021/733 E. – 2021/2668 K. sayılı kararı: İlçe millî eğitim müdürlüğünde şube müdürü ve bölüm şefi olan sanıkların, idare mahkemesince iptal edilen kınama cezasının sistemden silinmesi için il müdürlüğüne bilgi vermedikleri iddia edilmiştir. Daire, kararın bir sanığa havale edildiği tarihleri, diğerinin yıllık izinden dönüşünü ve katılanın görev yerinin değiştiğinin bilinmediğini saptayarak, sanıkların hangi suretle kastla hareket ettiği ve objektif cezalandırma koşullarının nasıl gerçekleştiği tartışılmadan mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuş; ayrıca eylemin 257/2 kapsamında kaldığını belirtmiştir.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi 17.02.2014 tarih, 2013/11251 E. – 2014/1730 K. sayılı kararı: Yerel mahkeme suçun oluştuğunu kabul etmiş, ancak işlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Daire, somut olayda TCK 257’de öngörülen kişilerin mağduriyeti, kamu zararı veya haksız menfaat sağlanması sonuçlarından hiçbirinin gerçekleşmediğini belirterek suçun unsurlarının oluşmadığını ve beraat kararı verilmesi gerektiğini saptamıştır.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 07.06.2021 tarih, 2020/6721 E. – 2021/4891 K. sayılı kararı: Orman işlemlerinde görevli sanığın görevinin gereklerini tam olarak yerine getirmediği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı belirtilmiştir. Daire, sanığın damgalama ve ölçümlere uygun biçimde nakliye tezkeresi düzenlediğini, sahtecilik kastının bulunmadığını saptamış; eyleminden dolayı kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunmadığı ve kimseye haksız menfaat sağlanmadığı için görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi 25.12.2025 tarih, 2024/2051 E. – 2025/15171 K. sayılı kararı: Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan adli para cezasına hükmedilmiştir. Daire, somut olayda ilgili karara karşı yargı yoluna başvurulmasının hukuken mümkün olmadığını saptadıktan sonra, suçun oluşması için görevin gereklerine aykırı davranışın yanında objektif cezalandırma şartlarından birinin de bulunması gerektiğini vurgulamış; bu koşullardan birinin oluşup oluşmadığı ve oluştuysa ne suretle oluştuğu karar yerinde tartışılmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.

Bu kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden erişilebilir.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi

Görevi kötüye kullanma suçu dosyalarında savunmanın ilk işi, iddianamede hangi objektif cezalandırma şartının gerçekleştiğinin somut olarak gösterilip gösterilmediğini denetlemektir. Kamu zararı iddiası varsa miktarının bilirkişi raporuyla belirlenmesi, mağduriyet iddiası varsa hangi bireysel hakkın ihlal edildiğinin açıklanması gerekir; muhtemel zararlar bu şartı karşılamaz.

İkinci adım, aykırı davranışın failin görev ve yetki alanı içinde kalıp kalmadığını ilgili mevzuatla ortaya koymak; üçüncü adım ise suç tarihine göre lehe kanun karşılaştırması ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve seçenek yaptırımların değerlendirilmesini sağlamaktır. Ayrıntılı bilgi için Çorum ceza avukatı ve ağır ceza davaları sayfalarımızı, serinin önceki yazısı için ise rüşvet suçu (TCK 252) incelememizi okuyabilirsiniz.

Çorum merkez ile Ortaköy, Boğazkale, Sungurlu ve Osmancık başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı desteği arayanlar Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

#Çorum Ceza Avukatı #Alaca Ceza Avukatı #Bayat Ceza Avukatı #Boğazkale Ceza Avukatı #Dodurga Ceza Avukatı #İskilip Ceza Avukatı #Kargı Ceza Avukatı #Laçin Ceza Avukatı #Mecitözü Ceza Avukatı #Oğuzlar Ceza Avukatı #Ortaköy Ceza Avukatı #Osmancık Ceza Avukatı #Sungurlu Ceza Avukatı #Uğurludağ Ceza Avukatı #Amasya Ceza Avukatı #Göynücek Ceza Avukatı #Gümüşhacıköy Ceza Avukatı #Hamamözü Ceza Avukatı #Merzifon Ceza Avukatı #Suluova Ceza Avukatı #Taşova Ceza Avukatı #Tokat Ceza Avukatı #Almus Ceza Avukatı #Artova Ceza Avukatı #Başçiftlik Ceza Avukatı #Erbaa Ceza Avukatı #Niksar Ceza Avukatı #Pazar Ceza Avukatı #Reşadiye Ceza Avukatı #Sulusaray Ceza Avukatı #Turhal Ceza Avukatı #Yeşilyurt Ceza Avukatı #Zile Ceza Avukatı #Yozgat Ceza Avukatı #Akdağmadeni Ceza Avukatı #Aydıncık Ceza Avukatı #Boğazlıyan Ceza Avukatı #Çandır Ceza Avukatı #Çayıralan Ceza Avukatı #Çekerek Ceza Avukatı #Kadışehri Ceza Avukatı #Saraykent Ceza Avukatı #Sarıkaya Ceza Avukatı #Sorgun Ceza Avukatı #Şefaatli Ceza Avukatı #Yenifakılı Ceza Avukatı #Yerköy Ceza Avukatı #Kırıkkale Ceza Avukatı #Bahşılı Ceza Avukatı #Balışeyh Ceza Avukatı #Çelebi Ceza Avukatı #Delice Ceza Avukatı #Karakeçili Ceza Avukatı #Keskin Ceza Avukatı #Sulakyurt Ceza Avukatı #Yahşihan Ceza Avukatı #Samsun Ceza Avukatı #Atakum Ceza Avukatı #Canik Ceza Avukatı #İlkadım Ceza Avukatı #Tekkeköy Ceza Avukatı #Alaçam Ceza Avukatı #Asarcık Ceza Avukatı #Ayvacık Ceza Avukatı #Bafra Ceza Avukatı #Çarşamba Ceza Avukatı #Havza Ceza Avukatı #Kavak Ceza Avukatı #Ladik Ceza Avukatı #Ondokuzmayıs Ceza Avukatı #Salıpazarı Ceza Avukatı #Terme Ceza Avukatı #Vezirköprü Ceza Avukatı #Yakakent Ceza Avukatı

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.