...

Yalan Tanıklıkta Şahsi Cezasızlık (TCK 273) | Çorum

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

Yalan tanıklıkta şahsi cezasızlık TCK 273 Çorum ceza avukatı

Yalan tanıklıkta şahsi cezasızlık, Türk Ceza Kanunu’nun 273. maddesinde düzenlenmiştir. Madde, kişinin kendisi veya yakınları hakkında soruşturma doğurabilecek bir hususta yalan tanıklık yapması ile tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapması hâllerinde cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebileceğini öngörür. Uygulamada en sık rastlanan savunma, çekinme hakkının hatırlatılmadığı iddiasıdır. Bu yazıda yalan tanıklıkta şahsi cezasızlık hükmünün uygulama koşullarını ele alıyoruz.

TCK 273 Madde Metni (Tam Metin)

Konunun yasal dayanağı Türk Ceza Kanunu’nun 273. maddesidir. Maddenin tam metni şöyledir:

Madde 273 – Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler

(1) Kişinin;

a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,

b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,

Halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

(2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hallerinde uygulanmaz.

Madde metni, Adalet Bakanlığı mevzuat bilgi sisteminin konsolide metninden alınmıştır; bağlayıcı olan Resmî Gazete metnidir. Güncel hâli için Mevzuat Bilgi Sistemi.

Maddenin metnine Anayasa Mahkemesi’nin 19.03.2024 tarihli, 2019/15907 başvuru numaralı bireysel başvuru kararında da ilgili ulusal hukuk olarak yer verilmiştir.

Hükmün Amacı ve Sınırı

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 26.03.2012 tarihli, 2010/3607 E. ve 2012/6879 K. sayılı kararı, hem tanıklığın niteliğini hem de bu maddenin işlevini açıklar. Karara göre tanıklık, kanun gereği kişilere yükletilen bir görevdir; tanık, beş duyusuyla elde ettiği bilgileri değiştirmeden, gizlemeden ve objektif gerçekliğe uygun olarak eksiksiz anlatmakla yükümlüdür. Yalan tanıklığın suç sayılmasının nedeni ise adil yargılanmayı etkilemesi, kimi durumlarda kişilerin hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğurması ve masumiyet karinesini zedelemesidir.

Aynı kararda TCK m.273/1’in ceza yargılamasının soruşturma ve kovuşturma aşamasında işlenen yalan tanıklık suçunda şahsi cezasızlık ya da cezada azaltmayı gerektiren şahsi nedenlere yer verdiği; ikinci fıkranın ise bu nedenlerin özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklıkta uygulanamayacağını düzenlediği belirtilmiştir. Dolayısıyla hükmün uygulanabilmesi için beyanın hangi tür yargılamada verildiği önce tespit edilmelidir.

Birinci Fıkranın (a) Bendi: Kendisi veya Yakınları Hakkında Soruşturma Riski

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 24.12.2015 tarihli, 2015/5988 E. ve 2015/5242 K. sayılı kararında, sanığın yalan tanıklık olduğu iddia edilen ifadelerinin oğlu hakkında şüpheli sıfatıyla yürütülen soruşturma kapsamına ilişkin olduğu anlaşıldığından TCK m.273/1’de düzenlenen şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren nedenlerin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 10.11.2021 tarihli, 2020/4673 E. ve 2021/20701 K. sayılı kararı daha ileri gider: eşini soruşturma veya kovuşturmadan kurtarmak amacıyla mahkeme huzurunda tanıklık yaparken yalan söyleyen sanığın eyleminin iftira değil TCK m.272/2 kapsamında yalan tanıklık olduğu; TCK m.273/1 uyarınca şahsi cezasızlık sebebiyle cezadan indirim yapılabileceği gibi takdiren ceza verilmesine yer olmadığına da karar verilebileceği belirtilerek suç vasfındaki yanılgı bozma nedeni sayılmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 30.09.2020 tarihli, 2018/1159 E. ve 2020/16366 K. sayılı kararına eklenen karşı oy görüşünde de, çekinme hakkı hatırlatılmış olsa dahi kendisinin soruşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili yalan tanıklıkta bulunan sanık hakkında TCK m.273/1-a’nın uygulanması gerektiği savunulmuştur. Aynı kararın çoğunluk gerekçesinde ise kolluk tarafından düzenlenen şüpheli ifade tutanağındaki anlatımla savcılık beyanı arasındaki çelişkinin yalan tanıklık için kesin kanıt niteliğinde olmadığı ve savunma kapsamında alınan sözlerin yalan tanıklık mahiyetinde bulunmadığı belirtilmiştir.

İkinci Bent: Çekinme Hakkının Hatırlatılmaması

Uygulamada en işlek savunma yolu budur. Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 13.06.2016 tarihli, 2016/439 E. ve 2016/4654 K. sayılı kararında, hakkında cezai işlem başlatılma ihtimali bulunan kişinin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 48. maddesi gereğince cevap vermekten çekinebileceği hususunda bildirim yapılmadan ifadesinin alınması nedeniyle TCK m.273/1-b uyarınca hukuki durumun takdir ve tayini gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 02.03.2023 tarihli, 2021/1302 E. ve 2023/998 K. sayılı kararında, mağdurun kayınvalidesi olması nedeniyle CMK m.45 uyarınca tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmayan sanık hakkında TCK m.273/1’in uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi bozma nedeni sayılmıştır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 01.07.2013 tarihli, 2013/3407 E. ve 2013/10140 K. sayılı kararı araştırma yükümlülüğü getirir: akrabalık iddiası karşısında sanığa ait vukuatlı nüfus aile kayıt tablosu getirtilip sonucuna göre tanıklıktan çekinme hakkı olup olmadığı ve bu hakkın hatırlatılıp hatırlatılmadığı belirlenerek TCK m.273/1-b’nin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 14.09.2015 tarihli, 2015/11306 E. ve 2015/33654 K. sayılı kararında ise üvey baba olan tanığa CMK m.45/1-c uyarınca tanıklıktan ve m.51 uyarınca yeminden çekinme hakları hatırlatılmadan ifadesinin alındığı, ancak mahkûmiyet kararında bu tanığın anlatımına dayanılmadığı için bu hususun bozma nedeni yapılmadığı belirtilmiştir.

Bir İçtihat Tartışması: İndirim mi, Unsur Yokluğu mu?

Kararlar arasında dikkat çekici bir yaklaşım farkı vardır. TCK m.273/1-b, lafzı itibarıyla bir şahsi cezasızlık veya indirim sebebidir; buna karşılık bazı kararlar çekinme hakkının hatırlatılmamasını doğrudan suçun unsurlarının oluşmaması olarak değerlendirip beraate gitmektedir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 08.03.2023 tarihli, 2021/16851 E. ve 2023/1166 K. sayılı kararında, sanığın kendi aleyhine suç oluşturabilecek eylemle ilgili ifadesi alınırken tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı hatırlatılmadığından yalan tanıklık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı belirtilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 05.07.2023 tarihli, 2021/17260 E. ve 2023/5816 K. sayılı kararında da CMK m.48 uyarınca çekinme hakkı ve m.53’teki hususlar hatırlatılmadığından suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 25.12.2024 tarihli, 2022/1123 E. ve 2024/8066 K. sayılı kararı aynı sonuca özel hukuk yargılaması bakımından varır: Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 247/1 ve 250/1-b maddeleri gözetildiğinde, aile mahkemesindeki duruşmada tanık olarak verilen yeminli beyanın çekinme hakkı hatırlatılmadan alınması nedeniyle yalan tanıklık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek beraat kararı verilmiştir.

Sıfatın yanlış belirlenmesi de aynı sonuca yol açar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 14.02.2023 tarihli, 2020/16141 E. ve 2023/471 K. sayılı kararında, sanığın kolluk ve mahkeme beyanlarının müşteki sıfatıyla alındığı, tanık olarak dinlenmediği, yemin ettirilmediği ve CMK m.53’teki hususların hatırlatılmadığı gözetilerek yalan tanıklık suçunun unsurlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Kararların tam metinleri Yargıtay Karar Arama üzerinden incelenebilir.

Savunmada Öne Çıkan Başlıklar

  • Beyan hangi sıfatla alındı? Müşteki veya şüpheli sıfatıyla alınan beyan yalan tanıklık oluşturmaz.
  • Tanığa CMK m.45, 46, 48 ve 51 kapsamındaki çekinme hakları hatırlatıldı mı? Tutanakta ihtarat şerhi var mı?
  • Akrabalık ilişkisi nüfus kayıtlarıyla belgelenmiş mi?
  • Beyan, sanığın kendisinin veya yakınının soruşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususa mı ilişkin?
  • Yargılama ceza yargılaması mı, özel hukuk uyuşmazlığı mı? İkinci fıkra kapsamı daraltır.
  • Yemin ettirilmiş mi? Yeminin varlığı ve usulü tutanaktan kontrol edilmeli.
  • Mahkûmiyet kararı o beyana mı dayanmaktadır? Dayanmıyorsa sonuca etkisi tartışılabilir.

Bu başlıkların her biri hem beraat hem de ceza miktarı bakımından belirleyicidir. Duruşma ve ifade tutanaklarının ihtarat şerhleriyle birlikte incelenmesi için bir Çorum ceza avukatı ile görüşülmesi yararlı olur. Büromuzun çalışma alanları hakkında Çorum ceza avukatı ve ağır ceza davaları sayfalarımızdan bilgi alabilirsiniz. Serinin önceki yazısı için rüşvette etkin pişmanlık (TCK 254) incelemesine bakabilirsiniz.

Sonuç

Yalan tanıklıkta şahsi cezasızlık hükmü, tanığın kendisini veya yakınlarını korumak zorunda bırakıldığı durumları gözeten bir düzenlemedir. İçtihat, çekinme haklarının hatırlatılmamasını kimi kararlarda şahsi cezasızlık sebebi, kimi kararlarda ise doğrudan suçun unsurlarının oluşmaması olarak değerlendirmektedir. Her iki yaklaşımda da sonuç sanık lehinedir; bu nedenle tutanaklardaki ihtarat kayıtlarının incelenmesi savunmanın ilk adımıdır. Bir Çorum ceza avukatı olarak Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu, adliyeye karşı suçlardan açılan dosyalarda hukuki destek sunmaktadır.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir. Her dosya kendi somut koşulları içinde değerlendirilmelidir. Güncel durumunuza ilişkin olarak bir avukata danışmanız önerilir.

#Çorum Ceza Avukatı #Alaca Ceza Avukatı #Bayat Ceza Avukatı #Boğazkale Ceza Avukatı #Dodurga Ceza Avukatı #İskilip Ceza Avukatı #Kargı Ceza Avukatı #Laçin Ceza Avukatı #Mecitözü Ceza Avukatı #Oğuzlar Ceza Avukatı #Ortaköy Ceza Avukatı #Osmancık Ceza Avukatı #Sungurlu Ceza Avukatı #Uğurludağ Ceza Avukatı #Amasya Ceza Avukatı #Göynücek Ceza Avukatı #Gümüşhacıköy Ceza Avukatı #Hamamözü Ceza Avukatı #Merzifon Ceza Avukatı #Suluova Ceza Avukatı #Taşova Ceza Avukatı #Tokat Ceza Avukatı #Almus Ceza Avukatı #Artova Ceza Avukatı #Başçiftlik Ceza Avukatı #Erbaa Ceza Avukatı #Niksar Ceza Avukatı #Pazar Ceza Avukatı #Reşadiye Ceza Avukatı #Sulusaray Ceza Avukatı #Turhal Ceza Avukatı #Yeşilyurt Ceza Avukatı #Zile Ceza Avukatı #Yozgat Ceza Avukatı #Akdağmadeni Ceza Avukatı #Aydıncık Ceza Avukatı #Boğazlıyan Ceza Avukatı #Çandır Ceza Avukatı #Çayıralan Ceza Avukatı #Çekerek Ceza Avukatı #Kadışehri Ceza Avukatı #Saraykent Ceza Avukatı #Sarıkaya Ceza Avukatı #Sorgun Ceza Avukatı #Şefaatli Ceza Avukatı #Yenifakılı Ceza Avukatı #Yerköy Ceza Avukatı #Kırıkkale Ceza Avukatı #Bahşılı Ceza Avukatı #Balışeyh Ceza Avukatı #Çelebi Ceza Avukatı #Delice Ceza Avukatı #Karakeçili Ceza Avukatı #Keskin Ceza Avukatı #Sulakyurt Ceza Avukatı #Yahşihan Ceza Avukatı #Samsun Ceza Avukatı #Atakum Ceza Avukatı #Canik Ceza Avukatı #İlkadım Ceza Avukatı #Tekkeköy Ceza Avukatı #Alaçam Ceza Avukatı #Asarcık Ceza Avukatı #Ayvacık Ceza Avukatı #Bafra Ceza Avukatı #Çarşamba Ceza Avukatı #Havza Ceza Avukatı #Kavak Ceza Avukatı #Ladik Ceza Avukatı #Ondokuzmayıs Ceza Avukatı #Salıpazarı Ceza Avukatı #Terme Ceza Avukatı #Vezirköprü Ceza Avukatı #Yakakent Ceza Avukatı

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.