...

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçu | Çorum Ceza Avukatı

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

Suç eşyasının satın alınması suçu TCK 165 kapak görseli - Çorum ceza avukatı Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu

Çalınmış olduğunu bildiği bir telefonu, aracı ya da hurda metali ucuza satın alan kişi de suç işlemiş olur. Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, öncül bir suçtan elde edilen malvarlığı değerinin ticari dolaşıma sokulmasını engellemeyi amaçlar. Uygulamada hırsızlık dosyalarının çok önemli bir bölümü, eşyayı çalan kişi kadar o eşyayı devralan kişiyi de sanık sandalyesine oturtur. Çorum ceza avukatı desteğiyle yürütülen savunmalarda ilk tartışılan husus, failin öncül suça iştirak edip etmediğidir; çünkü bu ayrım hem suçun niteliğini hem de cezanın alt ve üst sınırını doğrudan belirler.

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçunun Yasal Çerçevesi (TCK 165)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 165. maddesi, bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişinin cezalandırılmasını öngörür. Yargıtay 17. Ceza Dairesi 03.10.2019 tarih, 2019/10158 E. – 2019/11801 K. sayılı kararında maddeyi bu şekilde tanımlamış ve öngörülen yaptırımın altı aydan üç yıla kadar hapis ile on bin güne kadar adli para cezası olduğunu vurgulamıştır. Görüldüğü üzere ceza, seçimlik değil kümülatiftir; hapis cezasının yanında ayrıca adli para cezasına da hükmedilir.

Suçun oluşabilmesi için mutlaka önceden işlenmiş bir “öncül suç” bulunmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 26.01.2016 tarih, 2014/248 E. – 2016/26 K. ve 05.12.2017 tarih, 2017/58 E. – 2017/518 K. sayılı kararlarında, madde gerekçesine atıfla, daha önce işlenmiş olan suçtan elde edilen eşyanın kabul edilmesi veya satın alınmasının bu suçu oluşturacağını belirtmiştir. Dolayısıyla eşyanın hangi suç vasıtasıyla elde edildiği dosyada ortaya konulamıyorsa, TCK 165’ten mahkûmiyet kurulması mümkün değildir.

Öncül Suça İştirak Etmeme Şartı ve Hırsızlıktan Ayrım

Maddenin en kritik unsuru, failin öncül suça asli fail ya da şerik olarak katılmamış olmasıdır. Kişi hırsızlık eylemine bizzat katılmışsa, sonradan malı elinde bulundurması ayrı bir suç oluşturmaz; eylem bir bütün olarak hırsızlık sayılır. Bu nedenle savunmada ve iddianamede, sanığın olay anındaki konumunun titizlikle belirlenmesi gerekir.

Aşağıda, suç eşyasının satın alınması uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 26.01.2016 tarih, 2014/248 E. – 2016/26 K. sayılı kararı: Kurul, sanığın hırsızlık suçuna katıldığının dosya kapsamıyla sabit olduğu bir olayda, eylemin nitelendirilmesini ele almıştır. Kararda, hırsızlık suçunun sabit olduğu ve eylemin suç eşyasının satın alınması ya da kabul edilmesi değil, hırsızlık suçunu oluşturacağının kabulünde zorunluluk bulunduğu tespiti yapılmıştır. Bu içtihat, öncül suça iştirak eden failin TCK 165’ten cezalandırılamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 05.12.2017 tarih, 2017/58 E. – 2017/518 K. sayılı kararı: Kurul, maddenin gerekçesine dayanarak, daha önce işlenmiş olan bir suçtan elde edilen eşyanın kabul edilmesi veya satın alınmasının söz konusu suçu oluşturacağını vurgulamıştır. Karar, öncül suçun varlığının ve suça konu eşyanın bu suç vasıtasıyla elde edilmiş olmasının zorunlu unsur olduğunu ortaya koyması bakımından yol göstericidir.
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi 27.12.2021 tarih, 2021/3815 E. – 2021/20353 K. sayılı kararı: Somut olayda yerel mahkeme, sanık hakkında TCK’nın 165. maddesinden hüküm kurmuştur. Daire ise sanığın sübut bulan eyleminin TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunu belirlemiş ve bu husus gözetilmeden TCK 165’ten hüküm kurulmasını bozma sebebi yapmıştır. Karar, eylemin hatalı biçimde daha hafif bir suça indirgenmesinin de bozma nedeni olduğunu göstermektedir.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi 27.04.2021 tarih, 2020/23280 E. – 2021/9238 K. sayılı kararı: Sanıkların hırsızlık eylemine iştirak ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı; eylemin başka kişilerce gerçekleştirilmesinin ardından sanıkların yalnızca suça konu eşyaların paylaşımına katıldıkları anlaşılmıştır. Daire, bu durumda eylemin TCK’nın 165. maddesindeki suçu oluşturacağını belirterek hırsızlıktan kurulan mahkûmiyet hükümlerini hukuka aykırı bulmuş ve bozmuştur.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi 25.12.2024 tarih, 2022/16188 E. – 2024/21230 K. sayılı kararı: Bu karar, yukarıdaki bozma ilamının devamı niteliğindedir. Yerel mahkemenin bozmaya uyarak sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyet hükmü kurduğu anlaşılmış ve hüküm onanmıştır. Karar, hırsızlık sonrası eşya paylaşımına katılan kişilerin hukuki durumunun TCK 165 çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini kesinleştirmesi bakımından önemlidir.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi 04.11.2019 tarih, 2019/13120 E. – 2019/16937 K. sayılı kararı: Olayda sanığın eşyaları bizzat çaldığına dair somut delil bulunmamakta, ancak çalınan eşyanın satılmasına aracılık ettiği anlaşılmaktadır. Daire, sanığın eyleminin hırsızlık suçuna iştirak ya da yardım etme değil, TCK’nın 165. maddesinde düzenlenmiş olan suçu oluşturacağını ve hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Karar, “aracılık” fiilinin de madde kapsamında değerlendirildiğini göstermektedir.
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi 12.11.2018 tarih, 2016/12786 E. – 2018/14257 K. sayılı kararı: Sanık, tamamlanmış bir hırsızlık eyleminin ardından yaşanan sürece dahil olmuştur. Daire, bu nedenle eyleminin TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının kabul edilmesi suçunu oluşturabileceğinin gözetilmediğini belirlemiş ve hatalı nitelendirmeyle hırsızlık suçuna yardım suçundan hüküm kurulmasını bozmuştur.
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi 03.10.2019 tarih, 2019/10158 E. – 2019/11801 K. sayılı kararı: Daire bu ilamında maddenin metnini esas alarak suçun tanımını yapmış; bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, o suçun işlenmesine iştirak etmeksizin satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişinin altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağını ortaya koymuştur.

Hırsızlık Tamamlandıktan Sonra Sürece Dahil Olmak

İçtihatların ortak paydası şudur: eylemin zamanlaması belirleyicidir. Fail, hırsızlık henüz tamamlanmadan sürece dahil olmuşsa iştirak hükümleri devreye girer; hırsızlık tamamlandıktan sonra eşyayı devralmış, saklamış, satmış veya satışına aracılık etmişse eylem suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 04.11.2019 tarihli kararı ile 17. Ceza Dairesi’nin 12.11.2018 tarihli kararı bu ayrımı net biçimde ortaya koymaktadır.

Uygulamada ikinci el araç, cep telefonu, inşaat malzemesi ve hurda metal alım satımlarında bu suçlama sıkça gündeme gelir. Savunma açısından belirleyici olan, eşyanın suçtan elde edildiğinin bilinip bilinmediğidir. Fatura, satış sözleşmesi, banka kaydı, ilan kaydı ve mesajlaşma içerikleri, iyi niyetin ispatı bakımından hayati önem taşır. Bu tür dosyalarda Çorum ağır ceza avukatı ile birlikte savunma stratejisinin baştan kurulması, ileride telafisi güç sonuçların önüne geçer. Konunun hırsızlık boyutu için kullanma hırsızlığı (TCK 146) ve kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçu (TCK 160) hakkındaki yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçunda Yargılama, Ceza ve Savunma

TCK 165 kapsamındaki dosyalarda yargılama asliye ceza mahkemesinde görülür; suç şikâyete bağlı değildir, resen soruşturulur. Öngörülen ceza aralığı nedeniyle koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevirme gündeme gelebilir. Öte yandan öncül suçun niteliği ve eşyanın değeri, temel cezanın belirlenmesinde mahkemenin takdirini doğrudan etkiler.

Eşyanın iadesi veya zararın giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, dosyanın somut verilerine göre değerlendirilir. Emsal kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden, güncel mevzuat metinlerine ise Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir. Suçun malvarlığına yönelik diğer suçlarla ilişkisi bakımından güveni kötüye kullanma suçu (TCK 155) yazımız da karşılaştırmalı bir bakış sunar.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, ilk bakışta basit bir alım satım gibi görünen işlemleri ceza yargılamasının konusu haline getirebilir. Yargıtay içtihatları, failin öncül suça iştirak edip etmediği ile eylemin hırsızlık tamamlandıktan önce mi sonra mı gerçekleştiği üzerinde yoğunlaşmakta; bu iki noktadaki hatalı nitelendirmeler düzenli olarak bozma sebebi yapılmaktadır. Bu nedenle soruşturma aşamasındaki ilk ifade, dosyanın kaderini belirleyebilecek kadar önemlidir.

Pratik olarak; ikinci el alımlarda satıcının kimlik bilgisini kaydetmek, ödemeyi banka üzerinden yapmak, aracın veya telefonun kayıtlarını sorgulatmak ve yazılı sözleşme düzenlemek, olası bir suçlamada iyi niyeti ispatlayan en güçlü delillerdir. Hakkınızda bu suçtan soruşturma başlatılmışsa, ifade vermeden önce mutlaka hukuki destek alınmalıdır. Çorum’da ceza avukatı arayışındaysanız veya bu suçlamayla karşı karşıya kaldıysanız, Çorum ceza avukatı hizmetlerimiz hakkında bilgi alarak Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.