Kullanma hırsızlığı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 146. maddesinde hırsızlığın daha az cezayı gerektiren bir hâli olarak düzenlenmiştir. Malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere alınması hâlinde şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir; ancak mal suç işlemek için kullanılmışsa bu hüküm uygulanmaz. Çorum ceza avukatı olarak takip edilen araç hırsızlığı dosyalarında bu maddenin uygulanıp uygulanmayacağı çoğu zaman davanın seyrini belirlemektedir.
Bu yazıda kullanma ve iade kastının nasıl belirlendiği, hangi hâllerde indirimin uygulanmadığı ve konuya ilişkin güncel Yargıtay kararları ele alınmaktadır.
Kullanma Hırsızlığı Suçu Nedir? (TCK 146)
TCK 146/1’e göre hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Maddenin güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu metninden ulaşılabilir. Karşılaştırma için basit hırsızlık suçu cezası (TCK 141) ve nitelikli hırsızlık suçu cezası (TCK 142) yazılarımız incelenebilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 15.01.2025 tarih, 2023/337 E. – 2025/18 K. sayılı kararında maddenin kapsamı ayrıntılı biçimde belirlenmiştir. Kurul, kanuni tanımı aktardıktan sonra failin belli bir süre kullandıktan sonra iade etmek amacıyla hareket etmesi gerektiğini, bu amacın olay öncesi ve sonrası davranışlar ile somut olayın özellikleri nazara alınarak belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Kararda ayrıca malın suç işlemek için kullanılmış olması hâlinde bu madde hükmünün uygulanamayacağı açıkça belirtilmiştir.
Kullanma hırsızlığını basit veya nitelikli hırsızlıktan ayıran temel unsur failin manevi kastıdır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 07.04.2021 tarih, 2020/7250 E. – 2021/7050 K. sayılı kararında bu ölçüt şöyle ifade edilmiştir: failin amacı, taşınır eşyayı iktisap ederek ondan faydalanmak olmayıp yalnızca kullanmak suretiyle ondan faydalandıktan sonra iade etmektir. Sahiplenme kastıyla hareket eden fail hakkında bu hüküm uygulanmaz.
Kullanma ve İade Kastı Nasıl Belirlenir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 03.05.2016 tarih, 2015/1076 E. – 2016/235 K. sayılı kararı bu konudaki temel ölçütleri koymuştur. Kurul, kullanma hırsızlığında failin mal edinme kastıyla hareket etmemesi ve malın geçici bir süre kullanılıp iade edilmesi amacının bulunması gerektiğini belirlemiştir. Kararda, malın iade edilmek üzere alınıp alınmadığının failin amacı, somut olay öncesi, sırası ve sonrasındaki davranışları, olayın özellikleri ile failin kişisel özellikleri nazara alınarak tespit edileceği ortaya konulmuştur.
Aynı kararda süre unsuru da tanımlanmıştır: kullanmanın her hâlde kısa sayılacak bir süre devam etmesi temel koşuldur ve geçici süre her somut olayda taşınır malın fonksiyonu nazara alınarak belirlenmelidir. Buna göre bir otomobil için kısa sayılan süre ile bir bisiklet için kısa sayılan süre aynı olmayabilir.
Uygulamada kabul edilen tipik hâller şunlardır: eşyanın kısa süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi, kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması veya henüz bırakılmamışsa geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması. İade kastının belirlenmesinde tereddüt bulunması hâlinde ise şüpheden sanık yararlanır ilkesi devreye girer ve fail lehine değerlendirme yapılır.
Kullanma Hırsızlığı Suçu Hangi Hâllerde Uygulanmaz?
İade koşulunun gerçekleşmediği durumlarda indirim uygulanamaz. Aracın hasarlanması, yakıt tüketilmesi veya malın zilyedine ulaştırılmaması bu sonucu doğurur.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 24.01.2022 tarih, 2021/4985 E. – 2022/513 K. sayılı kararında aracın kaza yapması ve müştekiye iade edilmemesi birlikte değerlendirilmiştir. Daire, sanığın kazalı aracı müştekiden aldığı yere bırakması gerektiğini, ayrıca benzin ve yağ tüketildiğini gözeterek TCK 146’daki malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmesi koşulunun gerçekleşmediğini belirlemiş ve eylemin kullanma hırsızlığı kabul edilmesini bozma nedeni yapmıştır.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 07.01.2020 tarih, 2019/13121 E. – 2020/223 K. sayılı kararı benzer bir olaya ilişkindir. Sanıklar, mağdura ait kapıları açık ve kontak anahtarı üzerinde olan aracı çalarak bir süre kullanmış, başka bir köyde kaza yapmaları nedeniyle aracı terk edilmiş hâlde bırakmışlardır. Araç görevlilerin araştırması sonucunda ertesi gün hasarlı şekilde bulunarak müştekiye iade edilmiştir. Daire, benzin ve yağ tüketildiği de gözetildiğinde iade koşulunun gerçekleşmediğini belirterek TCK 146/1 uygulanmasını isabetsiz bulmuştur.
Malın zilyedine bırakılmadan seyir hâlindeyken veya kaçış esnasında yakalanması da indirimin uygulanmasına engeldir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 16.03.2023 tarih, 2023/1708 E. – 2023/1324 K. sayılı kararı ile Yargıtay 2. Ceza Dairesi 22.05.2023 tarih, 2023/14808 E. – 2023/2920 K. sayılı kararında bu durum açıkça ortaya konulmuştur; iade iradesi fiilen gerçekleşmediğinden kullanma hırsızlığı hükmü uygulanamaz.
Kullanma Hırsızlığı Suçu Bakımından Öne Çıkan Yargıtay Kararları
Aşağıda, kullanma hırsızlığı suçu uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay 17. Ceza Dairesi 17.12.2015 tarih, 2015/8030 E. – 2015/11495 K. sayılı kararı: Somut olayda sanıklar bir mobileti çalmış, aynı gün bitişikteki dükkânın önüne bırakmış ve aracın yerini polise bildirmişlerdir. Daire, malın kısa sürede ve kolaylıkla bulunabilecek bir yere bırakılmasını ve failin yeri bizzat bildirmesini iade kastının açık göstergesi saymıştır. Bu nedenle eylemin TCK 146 kapsamındaki kullanma hırsızlığı içinde kaldığı kabul edilmiştir.
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi 29.04.2024 tarih, 2022/9994 E. – 2024/5315 K. sayılı kararı: Sanık, evden uzaklaşmak amacıyla katılana ait aracı almış, ardından katılanı arayarak aracın yerini söylemiş ve iadesini sağlamıştır. Daire, sanığın aracı iade niyetiyle aldığını ve iadenin fiilen gerçekleştiğini tespit ederek eylemin TCK 146 uyarınca kullanma hırsızlığı suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Karar, failin iadeyi bizzat organize etmesinin belirleyici olduğunu göstermektedir.
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi 11.04.2013 tarih, 2010/13050 E. – 2013/7784 K. sayılı kararı: Kararda maddenin uygulanmasının mutlak sınırı belirlenmiştir. Daire, malın suç işlemek için kullanılmış olması hâlinde TCK 146 hükmünün uygulanamayacağını ortaya koymuştur. Buna göre çalınan aracın başka bir suçta araç olarak kullanılması durumunda, iade edilmiş olsa dahi indirimden yararlanılamaz.
Bu kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi
Kullanma hırsızlığı suçu savunmasında belirleyici olan, iade kastının somut delillerle ortaya konulmasıdır. Failin malı nereye bıraktığı, bırakma yerinin zilyedin kolaylıkla ulaşabileceği bir yer olup olmadığı, iadeyi kendisinin bildirip bildirmediği ve kullanma süresinin malın fonksiyonuna göre kısa sayılıp sayılamayacağı ayrı ayrı tartışılmalıdır. Telefon kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık beyanları bu noktada belirleyici olur.
Buna karşılık aracın hasarlanması, yakıt tüketilmesi, malın seyir hâlinde veya kaçarken ele geçirilmesi ya da malın başka bir suçta kullanılması hâllerinde indirim uygulanmayacağı baştan hesaba katılmalıdır. Ayrıca bu suç şikâyete bağlı olduğundan şikâyet süresi ve vazgeçme imkânları da değerlendirilmelidir. Diğer hizmet alanlarımız için Çorum avukat ve hukuki danışmanlık hizmetleri sayfamızı inceleyebilirsiniz. Kullanma hırsızlığı suçu nedeniyle yargılanıyorsanız, Çorum ağır ceza avukatı arayışınızda Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.