...

Kaybolmuş Eşya Üzerinde Tasarruf | Çorum Ceza Avukatı

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

Kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçunu ve TCK 160 uygulamasını anlatan görsel — Çorum ceza avukatı Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu

Kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 160. maddesinde şikâyete bağlı bir suç olarak düzenlenmiş olup bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası gerektirir. Sokakta bulunan bir cüzdan, ATM’de unutulan para ya da masada kalan bir cep telefonu üzerinde malik gibi tasarrufta bulunmak, çoğu kişinin sandığının aksine hukuken sonuçsuz kalmaz. Üstelik somut olayın koşullarına göre eylem, çok daha ağır yaptırım öngören hırsızlık suçuna dönüşebilir. Bu ince ayrım nedeniyle, böyle bir isnatla karşılaşan kişinin bir Çorum ceza avukatı ile süreci değerlendirmesi önemlidir.

Aşağıda suçun unsurları, failin iade ve bildirim yükümlülüğü ile hırsızlıktan ayrımı; Yargıtay’ın güncel içtihatları ışığında ele alınmaktadır. Maddenin tam metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşabilirsiniz.

Kaybolmuş Eşya Üzerinde Tasarruf Suçu Nedir? TCK 160’ın Unsurları

TCK 160’ta düzenlenen suç tipi; kaybedilmiş olması sebebiyle zilyedinin tasarruf alanı dışına çıkan veya hata sonucu failin egemenlik alanına giren eşyalar üzerinde, iade yükümlülüğü yerine getirilmeksizin ya da yetkili mercilere bildirimde bulunulmaksızın malik gibi tasarrufta bulunulması ile vücut bulur. Kanun, buluntu malı alan kişiyi doğrudan cezalandırmaz; cezalandırılan davranış, iade veya bildirim yükümlülüğüne aykırı biçimde eşyayı sahiplenmektir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 20.04.2022 tarih, 2019/25593 E. – 2022/6306 K. sayılı kararı: Daire kararında yasal tanım; kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyetliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin malik gibi tasarrufta bulunan kişinin şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılacağı biçiminde ifade edilmiştir. Karar, suçun takibinin şikâyete bağlı olduğunu ve yaptırımın seçimlik nitelik taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır.

Failin İade ve Bildirim Yükümlülüğü

Kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçunun merkezinde failin pozitif bir yükümlülüğü vardır. Bulan kişi, eşyanın sahibini biliyorsa doğrudan ona iade etmek; bilmiyorsa durumu yetkili mercilere bildirmek zorundadır. Bu yükümlülük yalnızca kaybolmuş eşya için değil, hata sonucu ele geçirilen eşya bakımından da geçerlidir.

Bu yükümlülük, ceza hukukunun yanı sıra medeni hukukta da karşılığını bulur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 769. maddesi, kaybedilmiş bir şeyi bulan kişiye bildirim ve ilan yükümlülüğü yükler. Bu yükümlülükler yerine getirilmeden eşyanın zilyetlikte tutulması, ceza hukuku bakımından da sorumluluk doğurur.

Kaybolmuş Eşya Üzerinde Tasarruf ile Hırsızlık Suçu Arasındaki Kritik Ayrım

Uygulamadaki asıl tartışma, eylemin TCK 160 kapsamında mı yoksa çok daha ağır cezalandırılan hırsızlık suçu (TCK 141) kapsamında mı kaldığıdır. Yargıtay’ın belirlediği ayırıcı ölçüt nettir: malikin eşya üzerindeki zilyetliğinin ve tasarruf imkânının devam edip etmediği, eşyanın sahibinin bilinip bilinmediği veya kısa bir araştırma ile sahibinin tespit edilme olanağının bulunup bulunmadığı.

Buna göre fail, eşyanın kime ait olduğunu biliyorsa ya da çok kısa bir araştırmayla sahibine ulaşabilecek durumdaysa, ortada malikin zilyetliğinden çıkmış bir kayıp eşya yoktur; eylem hırsızlık suçunu oluşturur. Nitelikli hâllerin gündeme gelmesi durumunda ise ceza daha da ağırlaşır; ayrıntı için nitelikli hırsızlık suçu (TCK 142) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kaybolmuş Eşya Üzerinde Tasarruf Uygulamasına Yön Veren Yargıtay Kararları

Aşağıda, kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 07.03.2012 tarih, 2012/610 E. – 2012/3093 K. sayılı kararı: Daire, suçun oluşabilmesi için mal sahibinin malın nerede olduğunu bilmemesi, o şeyin mal sahibinin tasarruf alanı dışına çıkmış yani tasarruf imkânının kalmamış bulunması ve en önemli koşul olarak suçu işleyenin mal edindiği şeyin yitirilmiş mallardan olduğu inancını taşıması gerektiğini belirtmiştir. Kararda ayrıca suçun tamamlanabilmesi için o eşya üzerinde malik gibi tasarrufta bulunmanın şart olduğu vurgulanmıştır.
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi 23.02.2021 tarih, 2020/6164 E. – 2021/2979 K. sayılı kararı: Daire, madde gerekçesine atıfla, kaybedilmiş olması nedeniyle sahibinin zilyetliğinden çıkmış olan eşyayı ele geçiren kişinin bunu iade etmek veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmek yükümlülüğü altında olduğunu, aynı yükümlülüğün bir şeyi hata sonucu ele geçiren kişi açısından da söz konusu olduğunu belirtmiştir. Kararda failin yükümlülüğünün kapsamı, buluntu malın sahibi biliniyorsa malın kendisine iade edilmesi, bilinmiyorsa iadenin yetkili mercilere yapılması ilkesiyle somutlaştırılmıştır.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi 31.05.2021 tarih, 2020/10661 E. – 2021/10875 K. sayılı kararı: Kararda, Türk Medeni Kanunu’nun 769. maddesi gereğince kaybedilmiş bir şeyi bulan kişinin bildirim ve ilan yükümlülüklerini yerine getirmeden eşyayı zilyetliğinde tutmasının TCK 160 kapsamında değerlendirileceği kabul edilmiştir. Bu karar, ceza sorumluluğunun medeni hukuktaki buluntu eşya rejimiyle doğrudan bağlantısını ortaya koyması bakımından önemlidir.
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi 28.04.2021 tarih, 2020/8479 E. – 2021/8428 K. sayılı kararı: Somut olayda sanık, aracında unutulan bir polis telsizini sahiplenmiştir. Daire, sanığın telsizin katılan görevli polis memuruna ait olduğunu bildiğinin anlaşılması karşısında, eşyanın TCK 160’taki tanıma uygun şekilde malikinin zilyetliğinden çıkmış ya da hata sonucu ele geçirilmiş sayılamayacağını belirterek eylemin TCK 141/1 ve 168/1 kapsamında hırsızlık suçunu oluşturduğu sonucuna varmıştır.
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi 26.05.2021 tarih, 2020/6611 E. – 2021/9791 K. sayılı kararı: Kararda, araçta unutulan cüzdanın sahiplenilmesi eylemi değerlendirilmiştir. Daire, aracın içinde unutulan eşya bakımından malikin tasarruf imkânının sürdüğünü kabul ederek eylemin kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf değil hırsızlık suçunu oluşturduğunu hükme bağlamıştır.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 14.02.2024 tarih, 2021/11237 E. – 2024/1282 K. sayılı kararı: Somut olayda sanık, ele geçirdiği kredi kartını kullanmıştır. Daire, sanığın çok kısa bir araştırma ile kredi kartının sahibini bulabilecek durumda olması karşısında eşyanın malikin zilyetliğinden çıkmış ya da hata sonucu ele geçirilmiş kabul edilemeyeceğini belirterek eylemin hırsızlık suçu kapsamında kaldığını tespit etmiştir.
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi 07.02.2022 tarih, 2021/6072 E. – 2022/1011 K. sayılı kararı: Somut olayda masada unutulan cep telefonu, sahibi bilinmesine veya kısa bir araştırma ile bulunabilecek olmasına rağmen satılmıştır. Daire, bu eylemin TCK’nın 142/2-h, 143 ve 31/3. maddeleri kapsamında nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Karar, unutulan eşyanın satılması hâlinde cezanın ne ölçüde ağırlaşabileceğini göstermektedir.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi 04.02.2015 tarih, 2014/1781 E. – 2015/1785 K. sayılı kararı: Somut olayda yakınanın arkasında sırada bekleyen sanık, yakınanın almayı unuttuğu parayı alarak olay yerinden ayrılmış; yakınan beş dakika içinde parayı almak için geri dönmüştür. Daire, sanığın sırada önünde bulunan kişiye ait parayı bildiğinin veya çok kısa bir araştırma ile paranın sahibini bulabilecek durumda olduğunun anlaşılması karşısında eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğunu belirtmiştir.

Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.

Şikâyet Süresi, Uzlaştırma ve Etkin Pişmanlık

TCK 160’taki suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır; bu süre geçtikten sonra yapılan şikâyet sonuç doğurmaz. Suç, uzlaştırma kapsamındaki suçlardan olduğundan, tarafların anlaşması hâlinde kamu davası açılmadan dosya sonuçlanabilir.

Eşyanın soruşturma başlamadan önce sahibine iade edilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümleri gündeme gelebilir ve cezada önemli indirim sağlanabilir. Eylemin hırsızlık olarak nitelendirildiği dosyalarda ise iade, yine ciddi bir indirim nedenidir. Bu nedenle bulunan eşyanın en kısa sürede sahibine veya kolluğa teslim edilmesi, hem hukuki hem de pratik olarak en doğru tercihtir. Benzer bir zilyetlik tartışması için güveni kötüye kullanma suçu (TCK 155) yazımıza bakabilirsiniz.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi

Kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf iddiasıyla karşılaşan bir kişi için savunmanın odağı, eşyanın gerçekten malikin tasarruf alanı dışına çıkmış olduğunu ve failin bunu yitirilmiş mal sandığını ortaya koymaktır. Buna karşılık soruşturma makamı, eşyanın sahibinin bilindiğini veya kısa bir araştırmayla bulunabileceğini gösterebilirse eylem hırsızlığa dönüşür ve ceza kat kat artar. Güvenlik kamerası görüntüleri, olayın geçtiği yerin niteliği, eşyanın bırakıldığı süre ve failin sonraki davranışları bu değerlendirmede belirleyicidir.

Ayrıca bulunan bir kartın kullanılması veya telefonun satılması gibi sonraki eylemler, başlı başına ayrı suçlar oluşturabilir. Kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf isnadıyla karşı karşıya kaldıysanız veya eşyanız sahiplenildiği için hak arıyorsanız, Çorum avukat ve hukuki danışmanlık hizmetleri kapsamında dosyanızı değerlendirmek üzere, Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı arayışınızda Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.