Gürültüye neden olma suçu, TCK’nın 183. maddesinde düzenlenmiş olup ilgili kanunlarda belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli şekilde gürültüye neden olan kişiyi cezalandırır. İşyeri müzik yayını, düğün salonu, gece kulübü ve inşaat kaynaklı gürültü şikâyetleri uygulamada en sık karşılaşılan dosyalardır.
Bu dosyalarda belirleyici olan desibel değeri değil, gürültünün insan sağlığına zarar verme elverişliliğidir. Bu teknik ayrımın doğru kurulabilmesi için Çorum ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Oğuzlar, Bayat ve Sungurlu gibi ilçelerdeki gürültü dosyalarında da sonucu belirler.
Gürültüye Neden Olma Suçunun Hukuki Niteliği
Suç, somut tehlike suçu olarak düzenlenmiştir; korunan hukuki yarar toplum sağlığı ve kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkıdır. Kanun metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir.
Aşağıda, gürültüye neden olma suçu uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi 27.10.2022 tarih, 2021/12146 E. – 2022/21117 K. sayılı kararı: Daire, gürültüye neden olma suçunu TCK’nın 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan ayıran ölçütü belirlemiştir. Kararda gürültüye neden olma suçunun belli bir mağdurunun bulunmadığı, toplumda yaşayan herkesin bu suçun mağduru olabileceği; TCK 123’teki suçun failinin belli bir kimseyi hedef almasına karşılık TCK 183’teki suçun failinin belli bir kimseyi hedef almadığı vurgulanmıştır.
- Yargıtay 18. Ceza Dairesi 26.06.2018 tarih, 2016/12485 E. – 2018/10097 K. sayılı kararı: Daire aynı ayrımı benimseyerek gürültünün belli olmayan bir kimseye karşı yapılmasının eylemi TCK 183 kapsamına soktuğunu kabul etmiştir. Karara göre gürültü sırf belirli bir kişinin huzurunu kaçırmak maksadıyla yapılmışsa ve sağlığa zarar verme elverişliliği taşımıyorsa eylem, şartlarına göre idari kabahat veya TCK 123 kapsamında değerlendirilir.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi 19.01.2015 tarih, 2013/30354 E. – 2015/1453 K. sayılı kararı: Daire, yönetmelikte gürültü kaynaklarına göre belirlenen kriter ve göstergeleri aşan her gürültünün TCK 183 kapsamında insan sağlığının zarar görmesine elverişli sayılamayacağını belirlemiştir. Bu tespit, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’ndeki eşiklerin aşılmasının tek başına mahkûmiyet için yeterli olmadığını ortaya koymaktadır.
- Yargıtay 18. Ceza Dairesi 15.10.2019 tarih, 2019/8869 E. – 2019/14457 K. sayılı kararı: Daire, ölçülen gürültü düzeyinin insan sağlığının zarar görmesine elverişli olup olmadığının bilimsel ölçütlere göre değerlendirilmesi gerektiğini belirlemiştir. Kararda dosyanın odyoloji uzmanı bulunan bir kurula tevdi edilerek rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi 26.04.2023 tarih, 2022/14906 E. – 2023/17491 K. sayılı kararı: Daire, heyet oluşturulması gereken durumlarda bilirkişi kurulunun bileşimini ayrıntılı biçimde belirlemiştir. Karara göre üniversitelerin Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda uzman iki hekim ile bir odyologdan oluşan üç kişilik heyete dosya tevdi edilerek rapor alınması gerekir; eksik incelemeyle karar verilmesi bozma sebebidir.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi 22.02.2021 tarih, 2020/13124 E. – 2021/5225 K. sayılı kararı: Daire, tespit tutanaklarında eksiklik bulunması hâlinde izlenecek yolu göstermiştir. Kararda tutanak tanıkları dinlenerek hangi mesafeden ölçüm yapıldığı, gürültünün süresi ve niteliği konusunda beyanlarına başvurulması ve ardından bilirkişi raporu alınarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği; bunun gözetilmemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir.
Desibel Ölçümü Tek Başına Yeterli mi?
Yargıtay, mevzuatta hangi desibel seviyesinin doğrudan insan sağlığına zarar vermeye elverişli olduğuna dair peşin bir kural bulunmadığını kabul etmektedir. Bu nedenle sorun; sesin düzeyi, sıklığı, yapıldığı saat, kaynağı ve mesafesi gibi hususlar gözetilerek somut olayın özelliklerine göre bilimsel verilerle ve uzman bilirkişi görüşleriyle çözülür.
Bu yaklaşım gürültüye neden olma suçu savunmasında güçlü bir dayanak sağlar: yalnızca yönetmelik eşiğinin aşıldığı gerekçesiyle kurulan mahkûmiyet hükümleri, elverişlilik değerlendirmesi yapılmadığı için bozulmaktadır. Emsal kararlara Yargıtay Karar Arama sisteminden ulaşılabilir.
Suç mu, Kabahat mi? Ayrımın Ölçütü
Gürültü, fail tarafından sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla yapılmamış, bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli olmayacak boyutta ancak mağdurun huzur ve sükûnunu bozacak nitelikteyse, eylem 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun ilgili maddelerindeki kabahat kapsamında kalır ve idari yaptırım uygulanır.
Belirli bir kişiyi hedef alan ısrarlı gürültü ise TCK 123 kapsamında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir. Konuyla bağlantılı olarak işaret ve engel koymama suçu ve imar kirliliğine neden olma suçu yazılarımız da incelenebilir.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi
Gürültüye neden olma suçu dosyalarında savunmanın üç ekseni vardır: ölçümün usulüne uygun ve doğru mesafeden yapılıp yapılmadığının denetlenmesi, gürültünün insan sağlığına zarar verme elverişliliği konusunda odyoloji uzmanı içeren bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasının talep edilmesi ve eylemin suç mu yoksa idari kabahat mi oluşturduğunun net biçimde tartışılması. Ses yalıtımı yapılması gibi iyileştirici adımlar da dosyaya yansıtılmalıdır.
Çorum merkez ile Oğuzlar, Bayat, Sungurlu ve İskilip başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı hizmeti arayanlar, gürültü kaynaklı dosyalarda savunmayı doğru kurgulamak için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.