...

Akıl Hastası Bakım ve Gözetim Yükümlülüğü TCK 175

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

Akıl hastası bakım ve gözetim yükümlülüğü TCK 175 ve Çorum ceza avukatı görseli

Akıl hastası bakım ve gözetim yükümlülüğü ihlali suçu, TCK’nın 175. maddesinde düzenlenmiştir. Akıl hastası üzerinde kanuni veya fiili bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişilerin bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek hastayı başıboş bırakmaları ve bunun sonucunda başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından somut bir tehlike doğması hâlinde gündeme gelir.

Uygulamada bu maddeye dayanan mahkûmiyet kararları oldukça nadirdir ve dosyalar çoğunlukla eksik araştırma nedeniyle bozulmaktadır. Bu nedenle sürecin başından itibaren Çorum ceza avukatı desteği almak; Çorum merkez kadar Alaca, Mecitözü ve Sungurlu gibi ilçelerdeki soruşturmalarda da savunmanın yönünü belirler.

Akıl Hastası Bakım ve Gözetim Yükümlülüğü İhlalinin Unsurları

Suçun oluşabilmesi için üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: kişinin gerçekten akıl hastası olduğunun usulünce saptanması, failin bu kişi üzerinde hukuken veya fiilen bakım ve gözetim yükümlülüğünün bulunması ve yükümlülüğün ihlali sonucunda somut bir tehlikenin doğması. Fail; veli, vasi, kayyım ya da fiilen bakan kişi olabilir. Kanun metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Aşağıda, akıl hastası bakım ve gözetim yükümlülüğü uygulamasına yön veren Yargıtay içtihadının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 25.02.2013 tarih, 2012/21927 E. – 2013/6495 K. sayılı kararı: Somut olayda, üzerinde bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunduğu bildirilen bir şahıs şehirlerarası otobüse bindirilerek İstanbul’a gönderilmiş, ancak dosyada bu kişinin akıl hastası olduğuna ilişkin bir rapor bulunmadığı hâlde sanık hakkında yargılama yapılmıştır. Daire, öncelikle vesayet altına alınmaya ilişkin dava dosyasının getirtilerek incelenmesi ve olay tarihinde akıl hastası olup olmadığı yönünde usulünce rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. Kararda ayrıca otobüse bindirilip gönderilen kişinin rapor kapsamına göre başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike oluşturup oluşturmayacağının; sanığın savunmasında geçen telefonla konuştuğu kişiler de dinlenerek terk edilip edilmediğinin araştırılarak suç vasfının tayin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kişinin akıl hastası olduğunun saptanması hâlinde ise suçun mağduru olup olmadığının ve zorunlu olarak atanacak vekilinin şikâyeti bulunması hâlinde davaya katılma isteminin sorulması gerektiği belirtilerek, noksan araştırmayla kurulan hüküm bozulmuştur.

Akıl Hastalığının Usulünce Saptanması Zorunluluğu

Yukarıdaki karardan çıkan en önemli sonuç, akıl hastalığının varlığının dosyada resmî sağlık kurulu raporuyla ortaya konmadan mahkûmiyet kurulamayacağıdır. Yalnızca beyana veya çevrenin kanaatine dayanan bir “akıl hastası” nitelemesi, akıl hastası bakım ve gözetim yükümlülüğü ihlali suçunun temelini oluşturamaz.

Aynı şekilde tehlike unsuru da somut verilerle ortaya konmalıdır; hastanın başıboş bırakılmış olması tek başına yeterli değildir, bu durumun üçüncü kişiler bakımından gerçek bir tehlike doğurup doğurmadığı araştırılmalıdır. Emsal kararlara Yargıtay Karar Arama sisteminden ulaşılabilir.

Akıl Hastasının Fail Olduğu Hâller: TCK 32 ve TCK 57

Akıl hastasının bizzat suç işlediği durumlarda ise kusur yeteneği TCK’nın 32. maddesi, uygulanacak güvenlik tedbirleri ise 57. maddesi çerçevesinde değerlendirilir. Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbirine hükmedilir ve bu kişiler yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınır.

24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun ile bu hükümlerde değişiklik yapılmıştır. TCK 32/2’ye eklenen cümle ile kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunacağı düzenlenmiş; TCK 57/2’ye eklenen cümleyle de kurumda geçirilecek asgari süreler belirlenmiştir. Buna göre ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bu süre bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz.

Mağdurun Akıl Hastası Olduğu Hâllerde Usul

Akıl hastasının mağdur konumunda bulunduğu dosyalarda usuli temsil ayrı bir önem taşır. Bu kişiler adına şikâyet hakkının ve davaya katılma isteminin, zorunlu olarak atanacak vekil aracılığıyla kullanılması gerekir. Bu husus gözetilmeden yürütülen yargılamalar bozma nedenidir.

Konuyla bağlantılı olarak TCK 177 hayvanın serbest bırakılması ve inşaatta emniyet kurallarına uymama yazılarımız da incelenebilir.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi

Akıl hastası bakım ve gözetim yükümlülüğü ihlali iddiasıyla açılan dosyalarda savunmanın üç ekseni vardır: kişinin suç tarihinde akıl hastası olduğuna dair usulüne uygun sağlık kurulu raporunun dosyada bulunup bulunmadığının denetlenmesi, sanığın hukuken veya fiilen gözetim yükümlülüğü taşıyıp taşımadığının vesayet ve nüfus kayıtlarıyla ortaya konması ve somut tehlikenin gerçekten doğup doğmadığının tanık beyanlarıyla tartışılması.

Çorum merkez ile Alaca, Mecitözü, Sungurlu ve İskilip başta olmak üzere Çorum’un tüm ilçelerinde Çorum ceza avukatı ve Çorum ağır ceza avukatı hizmeti arayanlar, bu nitelikteki dosyalarda savunmayı doğru kurgulamak için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilir.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.