...

Güveni Kötüye Kullanma Suçu TCK 155 | Çorum Ceza Avukatı

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

güveni kötüye kullanma suçu konusunu anlatan görsel — Çorum ceza avukatı Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu

Güveni kötüye kullanma suçu, halk arasında “emniyeti suistimal” olarak bilinen ve rızayla teslim edilen bir malın teslim amacı dışında kullanılmasını cezalandıran malvarlığı suçudur. TCK 155/1’e göre başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan ya da bu devir olgusunu inkâr eden kişi, şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.

Suçun kalbinde taraflar arasındaki rızai ilişki vardır; bu yönüyle hırsızlıktan ayrılır. Kiralanan araç, emanet bırakılan telefon, tahsil edilmek üzere verilen senet ya da muhasebeciye teslim edilen para gibi çok farklı olaylarda gündeme geldiğinden, Çorum ve çevresinde benzer bir uyuşmazlık yaşayanların bir Çorum ceza avukatı ile görüşmesi yerinde olur. Maddenin güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden 5237 sayılı TCK bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları

Yargıtay içtihatlarına göre suçun oluşması için şu unsurlar birlikte aranır: failin malın zilyedi olması; malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanılmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmiş olması; failin bu malı veriliş amacı dışında, malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması gibi şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi; ve bu suretle kendisine veya başkasına yarar sağlaması.

Suçun hukuki temeli, mülkiyet hakkına sahip kişi ile lehine zilyetlik tesis edilen fail arasındaki sözleşme ilişkisi ve bu ilişkinin doğurduğu güvendir. Zilyetliğin rıza ile devredilmediği hâllerde fiil hırsızlık; rızanın baştan aldatma ile elde edildiği hâllerde ise dolandırıcılık olarak nitelendirilir. Hırsızlıkla ayrımın ayrıntısı için TCK 141 basit hırsızlık suçu yazımızı inceleyebilirsiniz.

Hizmet Nedeniyle Nitelikli Hâl (TCK 155/2) ve Cezası

TCK 155/2 uyarınca suçun; meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapse çıkar ve üç bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Bu nitelikli hâlin uygulanabilmesi, malın teslimi ile failin sıfatı arasında nedensellik bağı bulunmasına bağlıdır: mal, faile yalnızca sıfatından değil, aynı zamanda o sıfatın doğurduğu ilişkiden dolayı teslim edilmiş olmalıdır. Böyle bir bağ yoksa fiil basit şekilde kalır. Maddeye 2025 yılında eklenen üçüncü fıkra ise suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde cezanın bir kat artırılmasını öngörür.

Şikâyet, Uzlaştırma ve Etkin Pişmanlık

Temel şekil şikâyete bağlıdır; mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir ve şikâyetten vazgeçme davanın düşmesine yol açar. Nitelikli hâl de yasal değişikliklerle uzlaştırma kapsamına alınmıştır; uzlaştırma yapılmadan hüküm kurulması bozma nedenidir.

Zararın giderilmesi hâlinde TCK 168 etkin pişmanlık hükümleri uygulanır: kovuşturma başlamadan önce giderme üçte ikiye kadar, hüküm verilmeden önce giderme ise yarıya kadar indirim sağlar. Bu nedenle iade ve tazmin iradesi mümkün olan en erken aşamada ortaya konmalıdır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Uygulamasına Yön Veren Yargıtay Kararları

Aşağıda, güveni kötüye kullanma suçu uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 18.04.2019 tarih, 2017/664 E. – 2019/347 K. sayılı kararı: Katılana ait işyerinde muhasebeci olan sanık ile ön muhasebe elemanı olan diğer fail, katılanın banka hesaplarından işyerinin vergi borçlarının ödenmesi amacıyla çekilerek kendilerine tevdi edilen paralardan 333.755,10 TL’lik kısmını vergi dairesine yatırmayıp uhdelerine geçirmişlerdir. Genel Kurul, sanığın diğer çalışanla birlikte suç işleme kararı kapsamında müşterek fail olarak fiil üzerinde hâkimiyet kurduğunu kabul etmiştir. Eylemin TCK 155/2’de düzenlenen hizmet nedeniyle işlenen nitelikli hâli oluşturduğu belirtilerek yerel mahkemenin direnme hükmü değerlendirilmiştir.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 08.12.2022 tarih, 2021/44 E. – 2022/790 K. sayılı kararı: Serbest çalışan sanık avukat, müvekkilinin borçlu şirketlerden olan alacağını tahsil etmek için vekâletname ve ahzu kabz yetkisi almış; icra takipleri kapsamında tahsil ettiği 4.150 TL tutarındaki çek ve 7.000 TL tutarındaki EFT bedellerini müvekkiline vermeyip kişisel uhdesinde tutmuştur. Genel Kurul, avukatın vekâlet akdi çerçevesindeki bu tahsilatının kamu idaresinin işleyişine doğrudan zarar veren bir kamu görevi faaliyeti sayılamayacağını belirtmiştir. Eylemin zimmet değil TCK 155/2’deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ve uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekçesiyle yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 15.10.2019 tarih, 2016/1066 E. – 2019/601 K. sayılı kararı: Sanık, yetkilisi olduğu şirket adına ticari ihtiyaçları doğrultusunda katılan şirketten sözleşme ile dört adet araç kiralamış; ancak kira bedellerini ödemediği gibi sözleşme sona ermesine rağmen araçları da iade etmemiştir. Genel Kurul, araçların sanığın şirketinin ticari faaliyetleri çerçevesinde ve taraflar arasındaki ticaret ilişkisine duyulan güvene dayalı olarak teslim edildiğini tespit etmiştir. Bu güvenin kötüye kullanıldığı ve eylemin TCK 155/2’deki ticaret ilişkisi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirtilerek mahkûmiyeti onayan Özel Daire ilamına karşı Başsavcılık itirazı reddedilmiştir.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 03.06.2014 tarih, 2013/396 E. – 2014/299 K. sayılı kararı: Emlak komisyonculuğu yapan sanık, ev alımına aracılık ettiği yabancı uyruklu katılandan evin bedeli ve masrafları için tek seferde 85.000 Sterlin almış; satıcıya peşinatı ödedikten sonra kalan 48.000 Sterlini ödemeyerek uhdesinde tutmuş, satıcının sözleşmeden dönerek iade ettiği parayı da katılana vermemiştir. Genel Kurul, sanığın parayı tek bir seferde aldığını ve aynı para üzerinde farklı tarihlerde tasarrufta bulunmasının yeni bir suç oluşturmayacağını belirtmiştir. Somut olayda TCK 43/1 zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına karar verilerek Başsavcılık itirazı reddedilmiştir.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi 23.12.2024 tarih, 2024/12653 E. – 2024/20892 K. sayılı kararı: Sanık, arkadaşı olan katılanın işyerine gelerek kontörünün bittiği bahanesiyle katılanın babasına ait cep telefonunu kullanmak üzere rızayla almış; ancak telefonu iade etmeyip üçüncü bir kişiye satmıştır. Daire, telefonun faile rıza ile geçici kullanım amacıyla teslim edilmesi nedeniyle zilyetliğin devredildiğini tespit etmiştir. Eylemin hırsızlık değil TCK 155/1 kapsamındaki suçu oluşturduğu belirtilerek hırsızlıktan kurulan mahkûmiyet hükmü kanun yararına bozulmuştur.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 27.01.2022 tarih, 2021/33966 E. – 2022/1395 K. sayılı kararı: Sanık, çocukluk arkadaşı olan müştekinin yanına giderek kendi telefonunun bozuk olduğunu söyleyip kullanıp iade etmek üzere müştekinin cep telefonunu almış, konuşuyor gibi yaparak uzaklaşıp telefonu üçüncü kişiye satmıştır. Daire, aradaki güven ilişkisine dayanılarak rıza ile zilyetliğin teslim edildiğini, dolayısıyla eylemin hırsızlık değil şikâyete tabi TCK 155/1 suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Müştekinin şikâyetinden vazgeçmesi ve sanığın bunu kabul etmesi nedeniyle davanın düşmesine dair yerel mahkeme kararı onanmıştır.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 02.02.2026 tarih, 2026/383 E. – 2026/1083 K. sayılı kararı: Sanık, oto kiralama işiyle uğraşan katılandan kiraladığı aracı iade etmeyerek başka bir kişiye satmıştır. Daire, suça konu aracın sanığa meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da başkasının mallarını idare yetkisinin gereği olarak verilmediğini tespit etmiştir. Bu nedenle eylemin nitelikli hâli değil TCK 155/1’deki basit şekli oluşturduğu belirtilerek TCK 155/2’den kurulan mahkûmiyet hükmü kanun yararına bozulmuştur.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 13.03.2023 tarih, 2023/882 E. – 2023/1462 K. sayılı kararı: Sanık, bir başka kişiyle birlikte hareket ederek oto kiralama şirketinden kiraladığı aracı, sözleşme süresi sona ermesine rağmen teslim etmeyip uhdesinde tutmuştur. Daire, aracın sanığın ifa ettiği bir meslek veya hizmet dolayısıyla teslim edilmemiş olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle eylemin TCK 155/2 değil TCK 155/1 kapsamında basit şekli oluşturduğu kabul edilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 26.09.2024 tarih, 2021/32893 E. – 2024/10781 K. sayılı kararı: Katılan sigorta şirketinde ikinci müdür olarak görev yapan sanık, vefat tazminatı ödenerek kapatılmış eski poliçeler üzerinden bilgi işlem sisteminde yetkisini aşarak ek tazminat talimatları vermiş; sahte havale ve muhasebe belgeleri düzenleyerek şirket parasını üçüncü kişilerin hesaplarına aktarıp çekmek suretiyle uhdesine geçirmiştir. Daire, eylemin uzlaşmaya tabi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Ayrıca zararın kısmen veya tamamen giderilmesine bağlı TCK 168 etkin pişmanlık şartlarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 22.01.2024 tarih, 2023/3755 E. – 2024/648 K. sayılı kararı: Şüpheliye finansal kiralama sözleşmesiyle bir adet traktör teslim edilmiş; taksitler ödenmediği ve noterden fesih ile iade ihtarnamesi çekildiği hâlde traktör şirkete teslim edilmemiş, icra takiplerine rağmen bulunamamıştır. Daire, savcılığın olayı hukuki ihtilaf sayarak verdiği kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddini kanuna aykırı bulmuştur. Traktörün ticari bir işletme faaliyeti kapsamında kiralanıp kiralanmadığı araştırılarak TCK 155/1 veya 155/2 suçlarının oluşup oluşmadığının takdiri gerektiği gerekçesiyle karar kanun yararına bozulmuştur.
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi 20.01.2016 tarih, 2015/4760 E. – 2016/446 K. sayılı kararı: Bir avukatın büro çalışanı olan sanık, katılanın borçlusundan 400 TL alacağının tahsili için getirdiği senedi teslim almış, borçludan parayı tahsil etmiş ancak ne katılana ne de avukata vermeyerek uhdesinde tutmuştur. Daire, sanığın avukat sıfatı bulunmadığını ve katılan ile doğrudan bir hizmet ilişkisi de olmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle eylemin nitelikli hâl değil basit şekli oluşturduğu belirtilerek suç vasfında hataya düşen yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi 13.10.2014 tarih, 2013/1413 E. – 2014/16191 K. sayılı kararı: Apartman yöneticisi olan sanık hakkında; aidatları eşit toplamaması, kapıcıyı mevzuata aykırı çalıştırması ve bir sakinin dairesine ek petek taktırmasını yetkililere bildirmemesi iddialarıyla dava açılmıştır. Daire, sanığın apartman yönetimine ait parayı ya da malı teslim amacı dışında kullandığına veya uhdesinde tuttuğuna dair somut delil bulunmadığını tespit etmiştir. İddiaların hukuki sorumluluk ve ihmal boyutunda kaldığı, suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilerek mahkûmiyet kararı, beraat gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden, uzlaştırma ve yargılama süreçlerine ilişkin genel bilgilere ise Adalet Bakanlığı sayfasından ulaşılabilir.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Ceza Avukatı ile Süreç Yönetimi

Güveni kötüye kullanma suçu dosyalarında sonucu belirleyen üç soru vardır: zilyetlik rızayla mı devredilmiştir, teslim ile failin sıfatı arasında nitelikli hâli gerektiren bir nedensellik bağı var mıdır ve olay gerçekten suç mu yoksa salt hukuki ihtilaf mıdır. Sözleşme, teslim tutanağı, banka kayıtları, ihtarname ve yazışmalar bu soruların yanıtını verir.

Şikâyet süresinin kaçırılmaması, uzlaştırma aşamasının doğru yönetilmesi ve zararın erken giderilmesi hem mağdur hem şüpheli açısından belirleyicidir. Ceza hukuku hizmetlerimiz hakkında bilgi alabilir; ayrıca taşınmaza yönelik benzer uyuşmazlıklar için TCK 154 hakkı olmayan yere tecavüz yazımızı inceleyebilirsiniz. Çorum’da emanet mal, kiralanan araç veya tahsil edilen paraya ilişkin bir dosyanız varsa Çorum ceza avukatı desteği için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.