Hakkı olmayan yere tecavüz, komşu parsele taşan bir duvardan köy merasının sürülüp ekilmesine, kiracının kilidinin değiştirilmesinden taşınmazın satışının engellenmesine kadar geniş bir fiil yelpazesini kapsayan ve TCK 154’te düzenlenen bir malvarlığı suçudur. Kanun, bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz malı veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen ya da kısmen işgal eden, sınırlarını değiştiren veya bozan ya da hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kişiyi cezalandırır.
Suç, şikâyete bağlıdır ve altı aydan üç yıla kadar hapis ile bin güne kadar adli para cezası öngörür. Arazi ve komşuluk uyuşmazlıklarının yoğun olduğu bir ilde bu dosyalar sık görüldüğünden, Çorum ve ilçelerinde benzer bir sorun yaşayanların bir Çorum gayrimenkul avukatı ile çalışması hem ceza hem de tapu boyutunun birlikte yönetilmesini sağlar. Maddenin güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden 5237 sayılı TCK bağlantısından ulaşabilirsiniz.
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Unsurları ve Fıkraları
TCK 154/1 özel kişilere ait taşınmazlara yönelik fiilleri; ikinci fıkra köy tüzel kişiliğine ait olduğu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edildiği bilinerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmazların zapt edilmesini, bunlar üzerinde tasarrufta bulunulmasını ya da sürülüp ekilmesini; üçüncü fıkra ise kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasının değiştirilmesini cezalandırır.
Suçun oluşması için failin cebir veya tehdit kullanması gerekmez; taşınmazın aynına fiziken müdahale edilmesi bile şart değildir. Hak sahibinin taşınmazından yararlanmasına engel olan her fiille bu suç işlenebilir. Manevi unsur bakımından ise failin, yerin başkasına ait olduğunu bilerek hareket etmesi aranır.
Kiracı-Malik İlişkisi: Kilidi Değiştirmek Suç mudur?
Uygulamada en çok karşılaşılan hatalardan biri, kira bedelini veya aidatı alamayan malikin yasal tahliye yollarına başvurmadan kilidi değiştirmesidir. Yargıtay, hakkı olmayan yere tecavüz suçunun taşınmaz maliki tarafından kiracıya karşı da işlenebileceğini kabul etmekte ve bu tür olayları salt hukuki ihtilaf saymamaktadır.
Bu nedenle tahliye için icra takibi veya tahliye davası yolları kullanılmalı, fiilî müdahaleden kaçınılmalıdır. Taşınmazın mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıklarda ise tapu iptali ve tescil davaları sayfamız yol gösterici olacaktır.
Şikâyet Süresi, Kesintisiz Suç ve Uzlaştırma
Suç şikâyete bağlı olduğundan altı aylık süre kural olarak fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren işler. Ancak tecavüz kesintisiz nitelikte olduğundan, işgal devam ettiği müddetçe şikâyet süresi işlemeye başlamaz; suç tarihi iddianame tarihi olarak kabul edilir. Bu ilke, “şikâyet süresi geçti” savunmasının çoğu dosyada sonuç vermemesine yol açar.
Suç uzlaştırma kapsamındadır; uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan hüküm kurulması bozma nedenidir. Aynı parselin farklı kısımlarına ya da farklı parsellere aynı suç işleme kararıyla yapılan müdahalelerde tek suç veya zincirleme suç hükümleri gündeme gelir. Ayrıca 5841 sayılı Kanun değişikliğiyle belediye sınırları içindeki meralar ikinci fıkranın kapsamı dışında kalmıştır.
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Uygulamasına Yön Veren Yargıtay Kararları
Aşağıda, hakkı olmayan yere tecavüz uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 07.05.2020 tarih, 2018/210 E. – 2020/190 K. sayılı kararı: Sanık, iki katlı binanın alt katında mülk sahibi olan kardeşinin dairesini kiralamak veya satın almak için gelen kişilere “evin girişini tuğla ile ikiye ayıracağım, huzursuz olursunuz” diyerek onları caydırmış ve taşınmazın satış ya da kiralama yoluyla kullanımını engellemiştir. Genel Kurul, suçun oluşumu için fiziki işgal ya da cebir-tehdit bulunmasının şart olmadığını vurgulamıştır. Hak sahibinin taşınmazından yararlanmasını fiilen engelleyen bu eylemin suçu oluşturduğu kabul edilerek yerel mahkemenin beraat yönündeki direnme hükmü bozulmuştur.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 21.03.2017 tarih, 2015/956 E. – 2017/173 K. sayılı kararı: Olayda sanık, mera niteliğindeki taşınmazın yaklaşık 3.700 metrekarelik kısmını kendi arazisine katarak işgal etmiştir. Genel Kurul, 5841 sayılı Kanun değişikliğiyle belediye sınırları içerisindeki meraların TCK 154/1 ve 154/2 kapsamından çıktığını vurgulamıştır. Uyuşmazlık bakımından ise meranın mülkiyet sahibi olan Maliye Hazinesinin davaya katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunduğu gerekçesiyle Özel Dairenin temyiz ret kararı kaldırılarak dosya Daireye gönderilmiştir.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi 15.02.2023 tarih, 2022/15874 E. – 2023/614 K. sayılı kararı: Sanık, köy tüzel kişiliğine ait mera vasfındaki araziye kavak ve çeşitli ağaçlar dikip ekip biçmiş; ayrıca şahıslara ait arazilerden kendi tarlasına geçebilmek için maliklerin izni olmaksızın yol açarak kullanmıştır. Daire, aynı parselin değişik kısımlarına aynı kastla yapılan müdahalede tek suç veya zincirleme suç oluşacağını ve açılan tapu iptal davasının zamanaşımını durdurduğunu belirterek mera tecavüzü ve hırsızlık mahkûmiyetlerini onamıştır. Şahıs arazisine yol açarak tecavüz suçu yönünden ise vefat eden katılanın mirasçılarıyla uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan hüküm kurulması nedeniyle mahkûmiyet kararını bozmuştur.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi 09.10.2023 tarih, 2023/21021 E. – 2023/5256 K. sayılı kararı: Ev sahibi, kiracısının aidat borçlarını ödemediği ve taşınmazı başkalarına devretmeye çalıştığı iddiasıyla yasal tahliye yollarına başvurmaksızın, kiracının evde bulunmadığı bir sırada kapı kilidini değiştirmiş ve evi başka bir kişiye kiralamıştır. Daire, maliklerin yasal yollara başvurmadan kilit değiştirerek kiracının taşınmazdan faydalanmasını engellemesinin TCK 154/1 kapsamındaki suçu oluşturacağını belirtmiştir. Kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu gözetilmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yönelik itirazın reddi hukuka aykırı bulunarak hâkimlik kararı kanun yararına bozulmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 31.05.2022 tarih, 2021/7246 E. – 2022/7979 K. sayılı kararı: Arsa maliki, aralarında on yıllık hasılat kira sözleşmesi bulunan ve kiralarını düzenli ödeyen kiracının bahçe işleri için kullandığı yerin anahtar ve kilitlerini yasal tahliye kararı olmaksızın değiştirerek kiracının taşınmaza girişini engellemiştir. Daire, bu suçun taşınmaz maliki tarafından kiracıya karşı da işlenebileceğini ve olayın yalnızca hukuki ihtilaf sayılamayacağını vurgulamıştır. Bu husus gözetilmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi hukuka aykırı bulunarak karar kanun yararına bozulmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 12.06.2024 tarih, 2022/1613 E. – 2024/5126 K. sayılı kararı: Sanık, köy tüzel kişiliğine ait mera vasfındaki 177 ada 20 ve 25 numaralı parsellerin belirli kısımlarını aynı zaman dilimi içerisinde sürüp ekmek suretiyle zapt etmiştir. Daire, farklı parsellere aynı zamanda ve aynı suç işleme kararı altında yapılan tecavüzün tek bir TCK 154/2 suçunu oluşturacağını belirtmiştir. Alan büyüklüğü nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak tek bir ceza verilmesi gerekirken iki ayrı mahkûmiyet kurulması nedeniyle hükümler kanun yararına bozulmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 08.06.2023 tarih, 2021/790 E. – 2023/4419 K. sayılı kararı: Sanık, komşu parselin maliki olan katılana ait 2055 numaralı parsele tuğla ve briket duvar örmek suretiyle taşınmaz sınırına tecavüz etmiştir. Daire, eylemin kesintisiz suç niteliğinde olduğunu ve suç tarihinin iddianame tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu husus gözetilmeden altı aylık şikâyet süresinin geçtiği gerekçesiyle verilen karar bozulmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 21.11.2022 tarih, 2022/4881 E. – 2022/17146 K. sayılı kararı: Sanık, katılana ait taşınmaza haksız şekilde tecavüzde bulunmuş ve bu kullanım şikâyet tarihine kadar kesintisiz olarak devam etmiştir. Daire, tecavüz devam ettiği müddetçe altı aylık şikâyet süresinin işlemeye başlamayacağını vurgulamıştır. Şikâyetin süresinde yapılmadığından bahisle verilen düşme kararı bu nedenle bozulmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 10.10.2024 tarih, 2023/1179 E. – 2024/7593 K. sayılı kararı: Sanık, bir su ürünleri kooperatifinin kiralamak suretiyle hak sahibi olduğu çekek yerine izinsiz müdahale ederek işgalde bulunmuştur. Daire, 3091 sayılı Kanun’un 15. maddesindeki düzenleme karşısında eylemin TCK 154/1’deki suçu oluşturduğunu belirtmiştir. Suçun uzlaşmaya tabi olduğu gözetilmeden doğrudan mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunarak hüküm kanun yararına bozulmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 05.02.2024 tarih, 2023/2029 E. – 2024/868 K. sayılı kararı: Sanık, katılan vakıftan kiraladığı büfenin önüne demir profil, branda ve masa-sandalyeler koyarak kullanım alanını kira sözleşmesi dışındaki yaklaşık 20 metrekarelik alana doğru genişletmiş; kaymakamlıkça verilen iki ayrı men kararına rağmen işgali sürdürmüştür. Bölge adliye mahkemesi uyuşmazlığı Borçlar Kanunu kapsamında hukuki bir ihtilaf sayarak beraat yönünde karar vermiştir. Daire ise sözleşme dışı alanın işgalinin suç oluşturduğunu belirterek beraat kararını bozmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 06.02.2023 tarih, 2020/7097 E. – 2023/294 K. sayılı kararı: Sanıklardan biri diğerinin azmettirmesiyle, katılan adına tapuda kayıtlı boş arsaya haksız biçimde beton atıp inşaat yapmıştır. Daire, sanıklardan biri yönünden sekiz yıllık olağan dava zamanaşımının dolması nedeniyle beraat hükmünü bozup davayı düşürmüştür. Asıl fail yönünden ise mülkiyeti katılana ait yere inşaat yapılması eyleminin TCK 154/1’deki suçun unsurlarını taşıdığı gözetilmeden verilen beraat kararını, mahkûmiyet gerekeceği gerekçesiyle bozmuştur.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi 04.02.2025 tarih, 2024/21516 E. – 2025/775 K. sayılı kararı: Sanık, mera ve ortak kullanım alanını zapt ederek haksız tasarrufta bulunmuştur. Daire, TCK 154/2’deki suçun yalnızca köy mülki sınırları içerisindeki yerler bakımından geçerli olduğunu belirtmiştir. Tecavüze konu alanın belediye sınırlarında veya mücavir alanda bulunması hâlinde bu fıkradaki suçun oluşmayacağı ve beraat verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kurulması nedeniyle karar bozulmuştur.
Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden, taşınmaza yapılan tecavüzlerde idari yolu düzenleyen 3091 sayılı Kanun uygulamalarına ilişkin bilgilere ise İçişleri Bakanlığı sayfasından ulaşılabilir.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Gayrimenkul Avukatı ile Süreç Yönetimi
Hakkı olmayan yere tecavüz dosyalarında sonucu belirleyen unsurlar; tapu kaydı ve kadastro paftaları, keşif ve fen bilirkişi raporu, tecavüzün başlangıç tarihi ve devam edip etmediği ile taşınmazın köy sınırında mı belediye sınırında mı bulunduğudur. Bu tespitler hem suçun oluşup oluşmadığını hem de hangi fıkranın uygulanacağını doğrudan etkiler.
Tecavüzün kaldırılması için 3091 sayılı Kanun kapsamında kaymakamlığa başvuru, elatmanın önlenmesi davası ve ceza şikâyeti birlikte değerlendirilmelidir; kiracı-malik uyuşmazlıklarında ise fiilî müdahaleden mutlaka kaçınılmalıdır. Ceza hukuku hizmetlerimiz hakkında bilgi alabilir; Çorum’da arazi işgali, mera tecavüzü veya sınır uyuşmazlığına dayanan bir dosyanız varsa Çorum gayrimenkul avukatı ve Çorum ceza avukatı desteği için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.