Kişilik hakkının korunması davaları, hukuka aykırı bir saldırıya karşı yalnızca para istemekle yetinmeyen, saldırıyı doğrudan durdurmaya ve hukuka aykırılığını ilan etmeye yönelen bir dava grubudur. Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesi bu grubu beş fıkra hâlinde düzenler: saldırı tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti, düzeltme veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması ve nihayet maddi ile manevi tazminat ile elde edilen kazancın iadesi istemleri. Bu beş yol birbirinin alternatifi olabileceği gibi birlikte de ileri sürülebilir.
Özellikle basın yayın organları, sosyal medya paylaşımları, haksız protesto bildirimleri ve internet içerikleri nedeniyle itibarı zedelenen kişiler bakımından bu davalar pratik önemdedir. Hangi istemin hangi koşullarda ileri sürüleceğini doğru belirlemek dava sonucunu değiştirdiği için süreci bir Çorum tazminat avukatı ile planlamak önerilir.
TMK 25 Madde Metni (Tam Metin)
Konunun yasal dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesidir. Maddenin tam metni şöyledir:
Madde 25 – 2. Davalar
Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.
Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir.
Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.
Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.
Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.
Madde metni, Adalet Bakanlığı mevzuat bilgi sisteminin konsolide metninden alınmıştır; bağlayıcı olan Resmî Gazete metnidir. Güncel hâli için Mevzuat Bilgi Sistemi.
Kişilik Hakkının Korunması Davalarının Türleri
Birinci fıkra üç ayrı koruma davası öngörür ve bunlar saldırının zaman çizgisindeki yerine göre ayrılır. Saldırı henüz gerçekleşmemiş ama somut bir tehlike doğmuşsa önleme davası; saldırı devam ediyorsa son verme davası; saldırı bitmiş olmakla birlikte etkileri sürüyorsa hukuka aykırılığın tespiti davası açılır. Bu ayrımın pratik sonucu büyüktür: yanlış niteleme yapılarak açılan dava, maddi koşullar gerçekleşmiş olsa bile reddedilebilir. Hukuka aykırılığın ölçütü ise TMK 24. maddede düzenlenen kişilik hakkına saldırı hükmünde yer alır.
İkinci fıkra, bu üç davanın yanına tamamlayıcı bir istem ekler: düzeltmenin veya mahkeme kararının üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması. Bu istem özellikle yayın yoluyla gerçekleşen saldırılarda etkilidir; çünkü zedelenen itibarın yalnızca tazminatla onarılması çoğu zaman mümkün olmaz. Üçüncü fıkra maddi ve manevi tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırıdan elde edilen kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre iadesi hakkını saklı tutar; bu son yol, saldırıdan ekonomik kazanç sağlanan hâllerde kişiye zararını aşan bir talep imkânı verir.
Beşinci fıkra ise usul bakımından önemli bir kolaylık getirir: davacı, kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Yerleşim yeri kavramının nasıl belirlendiği konusunda TMK 19 incelememize bakılabilir. Kişilik hakkının korunması davaları bakımından görevli mahkeme ise kural olarak genel mahkemelerdir.
Tespit Davasında Hukuki Yarar ve Niteleme Sorunu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11.11.2021 tarih, 2017/2603 E. – 2021/1389 K. sayılı kararı, kişilik haklarına yönelik saldırının hukuka aykırılığının tespiti ile durdurulması, kaldırılması ve üçüncü kişilere duyurulması istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine ortaya çıkan direnme uyuşmazlığını çözmüştür. Kurul, TMK 24 ve 25. maddeler ile usul kanununun tespit davasına ilişkin genel düzenlemelerini birlikte değerlendirerek davacının güncel ve korunmaya değer bir hukuki yararı bulunduğunu kabul etmiştir. Kararda ayrıca, davacının eda davası niteliğinde bir tazminat davası açmaksızın tek başına saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebileceği açıkça belirtilmiştir.
Niteleme hatasının sonucunu gösteren örnek ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 23.12.2019 tarih, 2017/2589 E. – 2019/6238 K. sayılı kararıdır. Dosyada dava konusu yayının belirli bir tarihte yapıldığı ve devam eden süreçte benzer yayınların sürdüğü saptanmıştır. Daire, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğini belirterek dava tarihinde saldırı tehlikesinin hâlen devam ettiği sonucuna varmıştır. Bu nedenle TMK 25/1 gereğince davanın kabulü ile saldırı tehlikesinin önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan hukuki niteleme ile davanın reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuştur.
Kişilik Hakkının Korunması Davalarına İlişkin Yargıtay Kararları
Aşağıda, kişilik hakkının korunması davaları uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11.03.2021 tarih, 2017/43 E. – 2021/240 K. sayılı kararı: Davalı banka, ibraz belgesi sunmadan ve ibraz yükümlülüğünü yerine getirmeden protesto düzenlemiş; bu haksız protesto Risk Merkezi’ne bildirilerek alenileşmiştir. Kurul, haksız protestonun bir haksız fiil olduğunu, düzenleyenin ticari itibarını zedelediğini ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğunu belirtmiştir. TMK 24 ve 25. maddelere dayanarak, bu saldırıdan dolayı maddi ve manevi tazminat istenebildiği gibi koruma kapsamında haksız protestonun kaldırılmasının da talep edilebileceğine ve davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğuna karar verilmiştir.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 03.06.2021 tarih, 2017/1449 E. – 2021/670 K. sayılı kararı: Manevi tazminat istemine ilişkin direnme uyuşmazlığında Kurul, TMK 25. maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarını birlikte ele almıştır. Kararda manevi tazminat isteminin karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemeyeceği, miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmeyeceği ve davacının kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri ya da davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabileceği vurgulanmıştır. Kurul ayrıca olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan borçlar mevzuatındaki manevi tazminat düzenlemesini de değerlendirmeye katmıştır.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 23.12.2021 tarih, 2021/24555 E. – 2021/11017 K. sayılı kararı: Saldırının önlenmesi istemiyle basın kuruluşları aleyhine açılan davada, önceki bozma ilamına uyularak yargılama yapılmıştır. Kararda TMK 25. maddenin kişilik hakkının korunması için açılacak davaları düzenlediği, davacının saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini ve bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Daire, bu tür istemlerle açılan davaların görülme yerinin genel mahkemeler olduğunu da açıkça ifade etmiş; davalılardan biri yönünden ise pasif husumet nedeniyle davanın reddini denetlemiştir.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 27.09.2016 tarih, 2016/7331 E. – 2016/9068 K. sayılı kararı: İnternet ortamındaki yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla açılan davada, TMK 24 ve 25. maddeler ile internet yayınlarına ilişkin özel mevzuat birlikte değerlendirilmiştir. Daire, ilgili özel düzenlemeye göre kişilik hakkı ihlal edildiğini iddia eden kişilerin içerik sağlayıcısına, ulaşamamaları hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemiyle içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceklerini belirtmiştir. Kararda bu kişilerin doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak erişimin engellenmesini de talep edebilecekleri ortaya konmuştur.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 21.11.2012 tarih, 2012/133 E. – 2012/17480 K. sayılı kararı: Davacılar, murislerine yönelen haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemiştir. Daire, TMK 25/4. maddeyi hatırlatarak kişilik haklarının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğunu belirtmiştir. Murisin sağlığında davalıya karşı manevi tazminat davası açmadığı saptandığından, sağlığında talep etmediği manevi tazminatın ölümünden sonra mirasçıları tarafından istenemeyeceği sonucuna varılmış ve davanın reddi gerekirken kısmen kabulü bozma sebebi sayılmıştır.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 30.10.2007 tarih, 2006/13311 E. – 2007/13209 K. sayılı kararı: Davacılar, müşterek murislerine yönelen hakaret ve tehdit nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalının haksız eylemi ceza mahkemesi kararıyla sabit olmakla birlikte, eylem doğrudan murise yöneliktir. Daire, muris tarafından bu nedenle manevi tazminat isteminde bulunulmadığını ve karşı tarafın kabulünün de söz konusu olmadığını saptayarak istemin mirasçılara geçtiğinin kabul edilemeyeceğine; davanın reddi gerekirken kısmen kabulünün yerinde olmadığına karar vermiştir.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 26.12.2013 tarih, 2013/2027 E. – 2013/20650 K. sayılı kararı: Yaralanma olayı nedeniyle mirasçılar tarafından manevi tazminat istenmiştir. Daire, TMK 25/4. maddedeki kuralı uygulayarak kişilik haklarının şahsa sıkı sıkıya bağlı niteliğini vurgulamıştır. Davacıların murisi tarafından yaralanma nedeniyle davalılara karşı manevi tazminat davası açılmadığı belirlendiğinden, yasal mirasçı olan davacıların da manevi tazminat isteyemeyecekleri sonucuna varılmış ve ilgili davalı yönünden davanın tümden reddi gerektiğine karar verilmiştir.
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 14.11.2016 tarih, 2014/11720 E. – 2016/10442 K. sayılı kararı: Murisin ölümü nedeniyle bazı davacılar manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkeme manevi tazminatın mirasçılara geçmeyeceği gerekçesiyle bu istemler hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermiştir. Daire, TMK 25/4. maddedeki düzenlemeyi ters yönden okuyarak önemli bir sonuca varmıştır: manevi tazminat talep hakkı olan kişi tarafından dava yoluyla ileri sürülen manevi tazminat, o kişinin mirasçılarına intikal edebilecektir. Böylece kuralın mutlak bir yasak değil, ileri sürme koşuluna bağlı bir sınır olduğu ortaya konmuştur.
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 21.12.2015 tarih, 2014/5642 E. – 2015/14707 K. sayılı kararı: Davacı, çocuğu olan desteğini kaybetmesi nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuş, ancak yargılama aşamasında vefat etmiştir. Daire, manevi tazminat isteminin miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olması hâlinde mirasçılara geçeceği kuralından hareket etmiştir. Bu durumda mahkemenin, davacının manevi tazminata ilişkin haklarının mirasçılarına geçtiğini kabul ederek mirasçıları davaya dahil etmesi ve davaya devam etmeleri hâlinde sonucuna göre karar vermesi gerektiğine hükmedilmiştir.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 11.10.2022 tarih, 2021/5355 E. – 2022/12225 K. sayılı kararı: Davacılar, murislerinin sağlığında iftiraya uğraması sebebine dayanarak mirasçı sıfatıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Daire, TMK 25/4. madde gereğince manevi tazminat isteminin miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmeyeceğinin açık olduğunu belirtmiştir. Somut olayda murisin sağlığında iftira eylemi nedeniyle dava açma iradesini ortaya koymadığı anlaşıldığından mirasçıların bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiği, bu konuda gerekçe oluşturulmadan karar verilmesinin hatalı olduğu sonucuna varılmıştır.
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 03.12.2019 tarih, 2019/1503 E. – 2019/7437 K. sayılı kararı: İş kazası nedeniyle açılan tazminat davasında davacı yalnızca maddi tazminat istemiş, manevi tazminat hakkını saklı tutmuş ve yargılama sürerken vefat etmiştir. Mirasçılar ek dava ile müteveffa adına manevi tazminat da talep etmiştir. Daire, gerçek kişinin kişiliğinin ve hak ehliyetinin ölümle sona erdiğini, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmadığını hatırlatmıştır. Manevi tazminat isteminin şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu, kişilik hakkı zedelenen kişi sağlığında bu hakkını dava açarak kullanmamışsa mirasçıların onun adına bu davayı açmasının usul hukuku bakımından mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 06.03.2013 tarih, 2013/688 E. – 2013/3932 K. sayılı kararı: Kararda kişilik hakkının korunmasına ilişkin iki temel hüküm birlikte ele alınmıştır. Daire, TMK 24/1. maddede hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimsenin hâkimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebileceğinin düzenlendiğini belirtmiştir. Devamındaki “Davalar” başlıklı 25/1. maddenin ise davacının saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebileceğini öngördüğü ortaya konmuştur.
Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar
En sık yapılan hata, saldırının hangi aşamada olduğunun doğru belirlenmemesidir. Sona ermiş ancak etkileri devam eden bir yayın için “son verme” istenmesi ya da hâlen süren bir saldırı için yalnızca tespit talep edilmesi, davanın reddine yol açabilir. Yargıtay her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğini vurguladığından, dava dilekçesinde saldırının güncel durumu somut olgularla ortaya konmalıdır.
İkinci sorun manevi tazminatın mirasçılara geçmesi meselesidir. İçtihat, kişilik hakkı zedelenen kişinin sağlığında bu istemi ileri sürmesini şart koşar; ileri sürme kural olarak dava açmakla gerçekleşir. Bu nedenle ağır yaralanma veya ölümle sonuçlanabilecek olaylarda manevi tazminat isteminin zaman geçirilmeden ileri sürülmesi önemlidir. Üçüncü olarak, saldırıdan elde edilen kazancın iadesi istemi uygulamada yeterince kullanılmamaktadır; oysa yayın yoluyla ekonomik kazanç sağlanan hâllerde bu istem tazminatı aşan bir koruma sağlar. Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Tazminat Avukatı ile Süreç Yönetimi
TMK 25, kişilik hakkına yönelen saldırıya karşı birbirini tamamlayan bir dava demeti sunar. Önleme, son verme ve tespit davaları saldırının kendisine; düzeltme ile kararın yayımlanması istemi saldırının etkilerine; tazminat ve kazancın iadesi istemleri ise ortaya çıkan zarara yöneliktir. Kişilik hakkının korunması davaları bu nedenle tek bir talepten çok, olayın niteliğine göre kurgulanması gereken bir strateji sorunudur.
Pratikte izlenecek yol, saldırıyı ve etkilerini tarih sırasıyla belgelemek, yayın örneklerini ve bildirimleri delil olarak saklamak, manevi tazminat istemini zamanında ileri sürmek ve yetki seçimini bilinçli yapmaktır. Kişilik hakkı ihlali ve tazminat süreçlerinde doğru adımı atmak için deneyimli bir Çorum tazminat avukatı desteğine ihtiyaç duyuyorsanız Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.
#Çorum Tazminat Avukatı #Alaca Tazminat Avukatı #Bayat Tazminat Avukatı #Boğazkale Tazminat Avukatı #Dodurga Tazminat Avukatı #İskilip Tazminat Avukatı #Kargı Tazminat Avukatı #Laçin Tazminat Avukatı #Mecitözü Tazminat Avukatı #Oğuzlar Tazminat Avukatı #Ortaköy Tazminat Avukatı #Osmancık Tazminat Avukatı #Sungurlu Tazminat Avukatı #Uğurludağ Tazminat Avukatı #Amasya Tazminat Avukatı #Göynücek Tazminat Avukatı #Gümüşhacıköy Tazminat Avukatı #Hamamözü Tazminat Avukatı #Merzifon Tazminat Avukatı #Suluova Tazminat Avukatı #Taşova Tazminat Avukatı #Tokat Tazminat Avukatı #Almus Tazminat Avukatı #Artova Tazminat Avukatı #Başçiftlik Tazminat Avukatı #Erbaa Tazminat Avukatı #Niksar Tazminat Avukatı #Pazar Tazminat Avukatı #Reşadiye Tazminat Avukatı #Sulusaray Tazminat Avukatı #Turhal Tazminat Avukatı #Yeşilyurt Tazminat Avukatı #Zile Tazminat Avukatı #Yozgat Tazminat Avukatı #Akdağmadeni Tazminat Avukatı #Aydıncık Tazminat Avukatı #Boğazlıyan Tazminat Avukatı #Çandır Tazminat Avukatı #Çayıralan Tazminat Avukatı #Çekerek Tazminat Avukatı #Kadışehri Tazminat Avukatı #Saraykent Tazminat Avukatı #Sarıkaya Tazminat Avukatı #Sorgun Tazminat Avukatı #Şefaatli Tazminat Avukatı #Yenifakılı Tazminat Avukatı #Yerköy Tazminat Avukatı #Kırıkkale Tazminat Avukatı #Bahşılı Tazminat Avukatı #Balışeyh Tazminat Avukatı #Çelebi Tazminat Avukatı #Delice Tazminat Avukatı #Karakeçili Tazminat Avukatı #Keskin Tazminat Avukatı #Sulakyurt Tazminat Avukatı #Yahşihan Tazminat Avukatı #Samsun Tazminat Avukatı #Atakum Tazminat Avukatı #Canik Tazminat Avukatı #İlkadım Tazminat Avukatı #Tekkeköy Tazminat Avukatı #Alaçam Tazminat Avukatı #Asarcık Tazminat Avukatı #Ayvacık Tazminat Avukatı #Bafra Tazminat Avukatı #Çarşamba Tazminat Avukatı #Havza Tazminat Avukatı #Kavak Tazminat Avukatı #Ladik Tazminat Avukatı #Ondokuzmayıs Tazminat Avukatı #Salıpazarı Tazminat Avukatı #Terme Tazminat Avukatı #Vezirköprü Tazminat Avukatı #Yakakent Tazminat Avukatı