Gaiplikte yargılama usulü, davanın esasına girilmeden önce aşılması gereken iki ayrı eşik getirir: bekleme süreleri ve ilan. Türk Medeni Kanunu’nun 33. maddesine göre gaiplik kararının istenebilmesi için ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Ayrıca mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır ve bu süre ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.
Bu iki koşul şeklî ayrıntı değildir; içtihat, ilan yapılmadan ya da ikinci ilan ile birincisi arasında altı ay geçmeden verilen gaiplik kararlarını istikrarlı biçimde bozmaktadır. Dosyanın usul yönünden kaybedilmemesi için takvimin baştan doğru kurulması gerekir; süreci bir Çorum miras avukatı ile yürütmek, yıllar sonra geri dönülen bir yargılamanın önüne geçer.
TMK 33 Madde Metni (Tam Metin)
Konunun yasal dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 33. maddesidir. Maddenin tam metni şöyledir:
Madde 33 – 2. Yargılama usulü
Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir.
Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır.
Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.
Madde metni, Adalet Bakanlığı mevzuat bilgi sisteminin konsolide metninden alınmıştır; bağlayıcı olan Resmî Gazete metnidir. Güncel hâli için Mevzuat Bilgi Sistemi.
Gaiplikte Yargılama Usulünün İlk Eşiği: Bekleme Süreleri
Birinci fıkra, gaiplik sebebine göre farklı iki bekleme süresi öngörür. Ölüm tehlikesi içinde kaybolma hâlinde tehlikenin gerçekleştiği günden itibaren en az bir yıl, kendisinden uzun zamandan beri haber alınamama hâlinde ise son haber tarihinden itibaren en az beş yıl geçmiş olmalıdır. Sürelerin farklılığı mantıklıdır: ölüm tehlikesi içinde kaybolma olayın kendisiyle ölüm olasılığını güçlendirdiğinden daha kısa bir bekleme yeterli görülmüştür.
Bu süreler dava şartı niteliğindedir ve doldurulmadan açılan davalar reddedilir. Sürelerin başlangıç anının somut biçimde saptanması bu nedenle çok önemlidir; son haber tarihinin belirlenmemesi hem bu fıkranın hem de gaiplik kararının geriye etkili hüküm doğurmasına ilişkin kuralın uygulanmasını imkânsız kılar. Gaipliğin maddi koşulları ve kuvvetli olasılık ölçütü konusunda TMK 32 incelememize bakılabilir.
İkinci Eşik: İlan ve Altı Aylık Süre
İkinci ve üçüncü fıkralar bir ilan usulü kurar. Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunanları ilânla çağırır ve bilgi verme süresi ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır. İçtihadın bu konudaki yorumu nettir: ilan tek değil iki kez yapılmalı ve ikinci ilan ilk ilândan en az altı ay sonra gerçekleştirilmelidir. İlan yapılmadan, tek ilanla ya da altı aylık süre geçmeden ikinci ilan yapılarak verilen gaiplik kararları bozulmaktadır.
İlanın işlevi yalnızca biçimsel değildir. İlana cevap gelirse mahkeme bu doğrultuda kanıt toplar ve kişinin sağ olduğu anlaşılırsa istem düşer. İlanlardan sonuç alınamazsa, maddi koşulların da gerçekleştiği kabul edilerek gaipliğe karar verilir ve ölüme bağlı haklar kullanılabilir hâle gelir. Bu nedenle ilan, hem gaip kişinin menfaatini hem de karar verilmesini sağlayan dengeleyici bir araçtır.
Gaiplikte Yargılama Usulüne İlişkin Yargıtay Kararları
Aşağıda, gaiplikte yargılama usulü uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 23.05.2023 tarih, 2022/6380 E. – 2023/2829 K. sayılı kararı: Kayıt malikleri hakkında gaiplik ile taşınmazın vakıf adına tescili istenmiş, dosyada kayıt maliklerine kayyım atandığı belirtilmesine karşın ilgili dosya getirtilmemiştir. Kararda, TMK 33. madde gereğince gaip kişiler için yapılan ikinci ilânın ilk ilândan başlayarak en az altı ay sonra yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkemenin bu hükme dikkat etmeyip ilk ilândan yalnızca üç ay sonra ikinci ilânı yapmış olması doğru görülmemiş; ayrıca nüfus ve tapu müdürlüklerinden araştırma yapılması, taşınmazın bulunduğu bölgede zabıta araştırması yürütülmesi ve koşulların tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilerek eksik araştırmayla kurulan hüküm bozulmuştur.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 24.12.2012 tarih, 2012/25244 E. – 2012/31349 K. sayılı kararı: Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında yalnızca bir kez ilan yaparak gaipliğe karar vermiştir. Daire, TMK 33. madde uyarınca mahkemenin bilgisi bulunan kimseleri belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırması gerektiğini ve bu sürenin ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı ay olduğunu hatırlatmıştır. Yasanın açık hükmü gereğince iki kez ilan yapıldıktan sonra gaipliğe karar verilmesi gerekirken bir kez ilanla hüküm kurulmasını isabetsiz bulmuştur.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 01.12.2010 tarih, 2009/16486 E. – 2010/19985 K. sayılı kararı: Davacı, kardeşinden 1988 yılından beri haber alamadığını ve araştırmalarının sonuçsuz kaldığını belirterek gaiplik kararı istemiş; gaibin diğer mirasçıları da davaya dahil edilmiş ve mahkeme davayı kabul etmiştir. Daire, gaiplik kararının verilebilmesi için bilgisi bulunan kimselerin usulüne uygun ilânla çağrılmasının zorunlu olduğunu ve bu sürenin ilk ilândan başlayarak en az altı ay bulunduğunu belirtmiştir. TMK 33. maddede öngörülen ikinci bir ilan yapılmadan gaipliğe karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuştur.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 01.12.2010 tarih, 2009/16489 E. – 2010/20078 K. sayılı kararı: Dosyada da gaiplik kararı, kanunun öngördüğü ilan usulü tamamlanmadan verilmiştir. Daire, gaiplik kararının verilebilmesi için gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimselerin belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre ilânla çağrılması gerektiğini ve bu sürenin ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı ay olduğunu belirtmiştir. TMK 33. maddede öngörülen ikinci bir ilan yapılmadan gaipliğe karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna karar verilmiştir.
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 30.04.2009 tarih, 2009/4065 E. – 2009/5086 K. sayılı kararı: Mahkeme, kişilerin nüfus kayıtlarına ulaşılamamasını ve sağ ya da ölü olduklarının bilinememesini gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Daire bu yaklaşımı tersine çevirmiş; kişilerin nüfus kayıtlarına ulaşılamaması ve sağ ya da ölü olup olmadıklarının bilinememesi hâlinde gaipliğe karar verilmesi gerekeceğinde kuşku bulunmadığını belirtmiştir. Kararda ayrıca gaipler hakkında en az iki kez usulüne uygun ilan yapılmadan karar verilmiş bulunmasının da doğru olmadığı vurgulanmıştır.
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 30.04.2009 tarih, 2009/4067 E. – 2009/5087 K. sayılı kararı: Gaiplik ve tescil istemiyle açılan davada mahkeme noksan soruşturma ile hüküm kurmuştur. Daire, kişilerin nüfus kayıtlarına ulaşılamaması hâlinde gaipliğe karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve bunun davanın reddi için gerekçe yapılmasını doğru görmemiştir. Kararda izlenecek yol da gösterilmiştir: usulü dairesinde gerekli ilanların yapılması, kayıt malikinin mirasçılarının ilana rağmen tespit edilememesi hâlinde gaiplik kararı ile birlikte kayyım atandığı da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 01.03.2018 tarih, 2017/6574 E. – 2018/3098 K. sayılı kararı: İpoteğin terkini için başlatılan takipte ipotek alacaklısının nüfus kayıtlarında ölüm araştırması bulunduğundan tebligat yapılamamış ve mirasçıları tespit edilememiştir. Mahkeme, konunun idarenin görevi olduğu gerekçesiyle gaiplik istemini reddetmiştir. Daire, gaipliği istenen kişinin 1910 doğumlu olup yüz yaşını aştığını ve kendisinden uzun zamandan beri haber alınamadığını saptamış; uzun süredir haber alınamamasının ölümü hakkında kuvvetli ihtimalin varlığına delalet ettiğini belirtmiştir. Dosyada TMK 33/2. maddedeki ilana ilişkin bilgi bulunmadığından, ilan yapılarak bilgi veren olursa kanıt toplanması, ilanların sonuçsuz kalması hâlinde ise koşulların gerçekleştiğinin kabulüyle gaipliğe karar verilmesi gerektiği belirtilerek ret hükmü bozulmuştur.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 28.12.2017 tarih, 2017/3002 E. – 2017/17652 K. sayılı kararı: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının yürütülebilmesi için 1854 ve 1905 doğumlu iki kişi hakkında gaiplik kararı istenmiştir. Davacı, bu kişilerin hayatta olmasının mümkün olmadığını, birini tanıyan kimse bulunmadığını ve diğerinden yaklaşık yirmi yıldır haber alınamadığını ileri sürmüştür. Mahkeme, doğum tarihleri itibarıyla hayatta olmalarının pek mümkün görünmediğini kabul etmekle birlikte TMK 32. maddedeki koşulların gerçekleştiği hususunda somut, kesin ve inandırıcı delil gösterilemediğini ve tanıkların da bu kişileri tanımadıklarını beyan ettiklerini belirterek davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar vermiştir.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 01.03.2012 tarih, 2010/18622 E. – 2012/4357 K. sayılı kararı: Davacı kadın, kocasından on sekiz yıldır haber alamadığını ve araştırmalarının sonuçsuz kaldığını belirterek hasımsız olarak gaiplik davası açmış; mahkeme davayı kabul etmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Daire, TMK 33. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarını aktararak gaiplik kararı verilebilmesi için bilgisi bulunan kimselerin usulüne göre yapılan ilânla çağrılmasının zorunlu olduğunu ve bu sürenin ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı ay bulunduğunu vurgulamıştır.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 23.01.2012 tarih, 2010/15101 E. – 2012/908 K. sayılı kararı: Davacı vekili, müvekkilinin babasından 1995 yılının sonundan beri haber alınamadığını ve yakınlarının araştırmalarının sonuçsuz kaldığını belirterek hasımsız olarak gaiplik kararı istemiştir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Daire, gaiplik kararının verilebilmesi için TMK 33. maddedeki ilan usulünün tamamlanmasının zorunlu olduğunu ve bilgi verme süresinin ilk ilândan başlayarak en az altı ay olduğunu belirterek usul denetimini bu çerçevede yapmıştır.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 23.03.2009 tarih, 2008/18048 E. – 2009/5250 K. sayılı kararı: Davacı, 2004 yılında evden çıkıp bir daha dönmeyen eşinden tüm aramalara rağmen haber alınamadığını belirterek gaiplik kararı istemiş ve mahkeme davayı kabul etmiştir. Daire, gaiplik kararının verilebilmesi için TMK 33. maddede belirtildiği şekilde ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerektiğini belirtmiştir. Buna ek olarak mahkemece bilgisi bulunan kimselerin usulüne göre yapılan ilânla çağrılmasının da zorunlu olduğu vurgulanmıştır.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 22.05.2006 tarih, 2006/1221 E. – 2006/7986 K. sayılı kararı: Davacı, 1968 doğumlu oğlunun 1995 yılında hiçbir sebep yokken ortadan kaybolduğunu ve o günden beri haber alamadığını belirterek hasımsız olarak gaiplik davası açmış, mahkeme davayı kabul etmiştir. Daire, kanunun gaiplik için ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olmasını, bilgisi bulunan kimselerin usulüne göre yapılan ilânla çağrılmasını ve bu sürenin ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı ay olmasını hükme bağladığını ortaya koymuştur.
Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar
Birinci sorun ilan sayısıdır. İçtihat tek ilanla yetinilmesini kabul etmemekte; iki ilan ve bunlar arasında en az altı aylık bir aralık aramaktadır. İkinci sorun aralığın kısaltılmasıdır; ikinci ilanın ilk ilândan üç ay sonra yapılması dahi bozma sebebi sayılmıştır. Üçüncü sorun son haber tarihinin belirlenmemesidir: bu tarih hem beş yıllık sürenin hem de kararın geriye etkili sonuç doğurmasının dayanağıdır.
Dördüncü sorun, mahkemelerin gaiplik istemini idarenin görev alanına girdiği gerekçesiyle reddetmesidir. İçtihat, nüfus kayıtlarına ulaşılamaması ve kişinin sağ mı ölü mü olduğunun bilinememesi hâlinde gaipliğe karar verilmesi gerektiğini kabul etmekte; bu olguyu ret gerekçesi yapmayı doğru görmemektedir. Beşinci olarak, çok ileri doğum tarihleri tek başına yeterli sayılmamakta, koşulların somut ve inandırıcı delillerle ortaya konması aranmaktadır. Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Miras Avukatı ile Süreç Yönetimi
TMK 33, gaiplik kararını iki usulî güvenceye bağlar: bekleme süreleri ve ilan. Bir yıllık ve beş yıllık süreler sebebe göre değişir; ilan ise iki kez yapılmalı ve aralarında en az altı ay bulunmalıdır. Bu güvenceler gaip kişinin ortaya çıkma olasılığını korurken, sonuç alınamadığında kararın verilmesini de sağlar.
Pratikte izlenecek yol, dava açmadan önce son haber tarihini belgeyle saptamak, bekleme süresinin dolduğunu göstermek, mahkemeden iki ilanın usulüne uygun biçimde ve altı aylık aralıkla yapılmasını talep etmek ve nüfus ile kolluk araştırmalarının eksiksiz yürütülmesini sağlamaktır. Gaiplik davasının usulü ve buna bağlı miras süreçlerinde doğru adımı atmak için deneyimli bir Çorum miras avukatı desteğine ihtiyaç duyuyorsanız Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.
#Çorum Miras Avukatı #Alaca Miras Avukatı #Bayat Miras Avukatı #Boğazkale Miras Avukatı #Dodurga Miras Avukatı #İskilip Miras Avukatı #Kargı Miras Avukatı #Laçin Miras Avukatı #Mecitözü Miras Avukatı #Oğuzlar Miras Avukatı #Ortaköy Miras Avukatı #Osmancık Miras Avukatı #Sungurlu Miras Avukatı #Uğurludağ Miras Avukatı #Amasya Miras Avukatı #Göynücek Miras Avukatı #Gümüşhacıköy Miras Avukatı #Hamamözü Miras Avukatı #Merzifon Miras Avukatı #Suluova Miras Avukatı #Taşova Miras Avukatı #Tokat Miras Avukatı #Almus Miras Avukatı #Artova Miras Avukatı #Başçiftlik Miras Avukatı #Erbaa Miras Avukatı #Niksar Miras Avukatı #Pazar Miras Avukatı #Reşadiye Miras Avukatı #Sulusaray Miras Avukatı #Turhal Miras Avukatı #Yeşilyurt Miras Avukatı #Zile Miras Avukatı #Yozgat Miras Avukatı #Akdağmadeni Miras Avukatı #Aydıncık Miras Avukatı #Boğazlıyan Miras Avukatı #Çandır Miras Avukatı #Çayıralan Miras Avukatı #Çekerek Miras Avukatı #Kadışehri Miras Avukatı #Saraykent Miras Avukatı #Sarıkaya Miras Avukatı #Sorgun Miras Avukatı #Şefaatli Miras Avukatı #Yenifakılı Miras Avukatı #Yerköy Miras Avukatı #Kırıkkale Miras Avukatı #Bahşılı Miras Avukatı #Balışeyh Miras Avukatı #Çelebi Miras Avukatı #Delice Miras Avukatı #Karakeçili Miras Avukatı #Keskin Miras Avukatı #Sulakyurt Miras Avukatı #Yahşihan Miras Avukatı #Samsun Miras Avukatı #Atakum Miras Avukatı #Canik Miras Avukatı #İlkadım Miras Avukatı #Tekkeköy Miras Avukatı #Alaçam Miras Avukatı #Asarcık Miras Avukatı #Ayvacık Miras Avukatı #Bafra Miras Avukatı #Çarşamba Miras Avukatı #Havza Miras Avukatı #Kavak Miras Avukatı #Ladik Miras Avukatı #Ondokuzmayıs Miras Avukatı #Salıpazarı Miras Avukatı #Terme Miras Avukatı #Vezirköprü Miras Avukatı #Yakakent Miras Avukatı