Tüzel kişilerde fiil ehliyeti, hak ehliyetinden farklı olarak kendiliğinden değil, organların kurulmasıyla kazanılır. Türk Medeni Kanunu’nun 49. maddesine göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanırlar. Bunun nedeni basittir: tüzel kişi maddi bir varlık olmadığından iradesini kendi başına açıklayamaz; hak sahibi olarak üçüncü kişilerle ilişki kurabilmesi ve iradesini beyan edebilmesi için organlara sahip bulunması gerekir. Ticaret şirketleri bakımından bu an, tescil ve ilan ile organların oluştuğu andır.
Kuralın en ağır sonucu organ yokluğu hâlinde ortaya çıkar. Organsız kalan bir tüzel kişi iradesini açıklayamaz, kendisine tebligat yapılamaz ve davada temsil edilemez. Bu tıkanmışlığın çözümü kayyım atanmasıdır; ancak içtihat kayyım atanmasının koşullarını dar yorumladığından sürecin bir Çorum avukatı ile doğru planlanması gerekir.
TMK 49 Madde Metni (Tam Metin)
Konunun yasal dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 49. maddesidir. Maddenin tam metni şöyledir:
Madde 49 – I. Koşulu
Tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar.
Madde metni, Adalet Bakanlığı mevzuat bilgi sisteminin konsolide metninden alınmıştır; bağlayıcı olan Resmî Gazete metnidir. Güncel hâli için Mevzuat Bilgi Sistemi.
Tüzel Kişilerde Fiil Ehliyetinin Kazanılma Anı
Madde iki kaynağa gönderme yapar: kanun ve kuruluş belgesi. Hangi organların zorunlu olduğu, tüzel kişinin türüne göre kanunda ya da tüzük, vakıf senedi veya esas sözleşme gibi kuruluş belgesinde belirlenir. Derneklerde genel kurul ve yönetim kurulu, anonim şirketlerde genel kurul ve yönetim kurulu zorunlu organlardır. Bu organlar oluştuğunda tüzel kişi fiil ehliyetini kazanır; yani geçerli hukuki işlem yapabilir, borçlanabilir ve dava takip edebilir.
Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti arasındaki ayrım burada belirginleşir. Tüzel kişi, kuruluşuyla birlikte hak ehliyetine sahip olur ve bu ehliyetin kapsamı TMK 48 incelememizde ele alınmıştır. Fiil ehliyeti ise ek bir koşula, organların varlığına bağlıdır. Tüzel kişiliğin kazanılmasının koşulları için TMK 47 incelememize bakılabilir.
Fiil ehliyetinin kullanılması ise bir sonraki hükmün konusudur: tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklanır, organlar hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokar ve kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olurlar. Bu üç kural, 49. maddedeki koşulun pratik sonucudur.
Organ Yokluğu ve Kayyım Atanmasının Sınırları
Organ yokluğu, zorunlu organın hiç oluşturulamaması ya da görev süresi bitip yenisinin seçilememesi gibi hâllerde doğar. Bu durumda tüzel kişi iş göremez hâle gelir. İçtihat iki ayrı kayyımlık yolunu kabul etmektedir. Birincisi yönetim kayyımlığıdır: bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa vesayet makamınca yönetim kayyımı atanır. İkincisi temsil kayyımlığıdır: organ eksikliği nedeniyle davada temsil edilemeyen tüzel kişi için, gerçek kişiler bakımından öngörülen temsil kayyımı hükmü kıyasen uygulanır.
İçtihadın koyduğu sınırlar katıdır. Kayyım atanabilmesi için organın hukuken oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başka hukuki yollarla giderilememesi gerekir. Seçilmiş bir yönetim kurulu ya da temsile yetkili bir kişi varsa organ yokluğundan söz edilemez; organların fiilen çalışamaz hâlde olması ya da tüzel kişinin iyi idare edilmemesi kayyım tayinini gerektirmez. Tüzel kişiliği sicilden silinerek sona ermiş bir yapıya da kayyım atanamaz.
Tüzel Kişilerde Fiil Ehliyetine İlişkin Yargıtay Kararları
Aşağıda, tüzel kişilerde fiil ehliyeti, organ yokluğu ve kayyım uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19.10.2022 tarih, 2022/829 E. – 2022/1340 K. sayılı kararı: Organ eksikliği nedeniyle kendisine tebligat yapılamayan bir şirketin davada nasıl temsil edileceği tartışılmıştır. Kurul, temsil kayyımı atanması için ticaret mevzuatında bir düzenleme bulunmadığını, gerçek kişiler için öngörülen temsil kayyımı hükmünün organ eksikliği hâlinde tüzel kişi şirketler bakımından kıyasen uygulanabileceğini belirtmiştir. Kararda ayrıca bu talebin çekişmesiz yargı işi olduğu, şirkete husumet yöneltilmesine gerek bulunmadığı; aksi hâlde zincirleme bir çözümsüzlük doğacağı ve hak arama yollarının tıkanacağı vurgulanmıştır.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.11.2022 tarih, 2021/956 E. – 2022/1538 K. sayılı kararı: Kurul, organ eksikliği hâlinde tebligatı alması gerekecek bir muhatap bulunmadığından taraf teşkilinin sağlanamayacağını saptamıştır. Kararda ticaret mevzuatındaki fesih hükmü kapsamında şirkete kayyım atanmasının mümkün olduğu, ancak salt tebliğ sağlamak üzere bu hükme dayanılarak kayyım atanamayacağı belirtilmiştir. Bu durumda temsil eksikliğini tamamlayabilecek yolun, gerçek kişiler için getirilen temsil kayyımı hükmünün organsız tüzel kişi şirket için kıyasen uygulanması olduğu sonucuna varılmıştır.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.11.2017 tarih, 2017/160 E. – 2017/1370 K. sayılı kararı: Direnme yoluyla gelen uyuşmazlık, anonim şirketin teknik olarak organsız kalmadığı hâllerde şirkete kayyım atanıp atanamayacağı ve organların fiilen çalışamadığı durumda bu çözümün benimsenip benimsenemeyeceği noktasındaydı. Kurul, anonim şirkete kayyım atanmasının kural olarak şirketin organsız kalması hâlinde talep edilebilecek bir tedbir niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Somut olayda şirketin organsız kalmasının söz konusu olmadığı gözden kaçırılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış ve hüküm bozulmuştur.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 08.03.2018 tarih, 2016/7714 E. – 2018/1804 K. sayılı kararı: Kararda yönetim kayyımı atanmasının koşulları netleştirilmiştir. Daire, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka bir yoldan sağlanamamış olması hâlinde vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerektiğini belirtmiştir. Bu düzenlemeye göre kayyım atanabilmesi için yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz edilemeyeceği, mevcut yönetim kurulunun çalışamaz hâlde olmasının ise ticaret hukuku sistematiği içinde giderilebilir bir durum olduğu vurgulanmıştır.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14.03.2018 tarih, 2016/8939 E. – 2018/1957 K. sayılı kararı: Davacı, şirkete kayyım tayin edilmesini istemiştir. Mahkeme, kayyım tayin edilebilmesi için tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalmış ve yönetiminin başka yoldan sağlanamıyor olması gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda davalı şirketin temsil ve ilzama yetkilisinin bulunduğu, dava dilekçesinde mevcut temsilcinin azlinin talep edilmediği saptanmıştır. Şirketin iyi idare edilmemiş olmasının kayyım tayinini gerektirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11.12.2023 tarih, 2022/3263 E. – 2023/7228 K. sayılı kararı: Davacı şirkete belirli işlerin yapılması için kayyım atanması talep edilmiştir. Mahkeme, kayyımın belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağını ve bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağını düzenleyen hükümleri aktarmıştır. Somut olayda davacı şirketin organ yoksunluğunun bulunmadığı ve yönetimin sağlanamadığının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 19.10.2020 tarih, 2020/6391 E. – 2020/4244 K. sayılı kararı: Dosyada davalı şirketin iki kişi tarafından münferiden temsil edilmekte olduğu ve bunlardan birinin temsil yetkisinin devam ettiği belirlenmiştir. Daire, bu olgu karşısında şirkete temsil kayyımı tayin edilebilmesi için gerekli olan organ yokluğundan söz edilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Kayyım tayini şartlarının da gerçekleşmediği sonucuna varılarak, temsile yetkili kişinin varlığının organ yokluğu iddiasını bertaraf ettiği ortaya konmuştur.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 15.09.2022 tarih, 2021/1864 E. – 2022/5913 K. sayılı kararı: Kayyım atanması talep edilen şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği ve tüzel kişiliğinin sona erdiği belirlenmiştir. İlk derece mahkemesi, tüzel kişiliği sona eren şirkete kayyım atanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar vermiştir. Karar, fiil ehliyetinin dayanağı olan tüzel kişilik ortadan kalktığında organ ve kayyım tartışmasının da konusuz kaldığını göstermektedir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 24.06.2010 tarih, 2010/7609 E. – 2010/7370 K. sayılı kararı: Davalı şirketin organsız kaldığının anlaşılması üzerine mahkeme, şirketi temsil etmek için resen bir temsilci kayyım atamış ve böylece taraf teşkilini sağlamıştır. Yargılama sonucunda şirketin yıllardır olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; yeni yönetim ve denetim kurullarının oluşturulması ile pay durumlarının pay defterine işlenmesi gündemiyle genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmak üzere davacıya izin ve yetki verilmesine karar verilmiştir. İdareci kayyım ve bağımsız murakıp atanması istemi ise reddedilmiş ve karar Dairece onanmıştır.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 22.01.2007 tarih, 2005/13731 E. – 2007/567 K. sayılı kararı: Dosyada davalı şirket müdürünün temsil yetkisinin belirli bir tarihte sona erdiği ve şirketin organsız kaldığı saptanmıştır. Mahkeme, daha önce hasımsız açılan bir kayyım davası bulunmasının derdestlik oluşturmadığını, ortaklar arasında hukuki ihtilaflar bulunduğunu ve kayyım adayının görevi kabul ettiğini belirlemiştir. Bu gerekçelerle davanın kabulüne ve davalı şirketi temsil etmek, hak ve çıkarlarını korumak ile davalarda temsil edilmek üzere kayyım tayinine karar verilmiştir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16.01.2024 tarih, 2022/4245 E. – 2024/331 K. sayılı kararı: Temsil kayyımı atanması istemiyle hem şirkete hem de bir gerçek kişiye karşı dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi, şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, gerçek kişi aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde şirketin organlarını oluşturamadığını ve kullanılamaz hâle geldiğini ileri sürmüştür. Dosya, temsil kayyımı davalarında husumetin kime yöneltileceği sorununun uygulamada hâlen tartışmalı olduğunu göstermektedir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 15.03.2018 tarih, 2016/9046 E. – 2018/2033 K. sayılı kararı: Dava, organ yokluğu nedeniyle limited şirkete temsil kayyımı tayini istemine ilişkindi ve bir fesih davasında verilen mehil üzerine hasımsız olarak açılmıştı. Mahkeme, davanın şirket hasım gösterilerek açılması gerektiği gerekçesiyle reddetmiş; Daire çoğunluğu bu kararı onamıştır. Karara ekli karşı oyda ise temsil kayyımlığı kurumunun gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş olmakla birlikte tüzel kişiler için de uygulanabileceğinin kabul edildiği, şirketin hasım gösterilmesinin davanın niteliği gereği gerekli olmadığı ve aksine davayı çıkmaza sokacağı belirtilmiştir.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 17.12.2015 tarih, 2014/25636 E. – 2015/35795 K. sayılı kararı: Kararda fiil ehliyetinin kazanılma anı somutlaştırılmıştır. Daire, tüzel kişilerin iradelerini organları aracılığıyla beyan ettiklerini ve bu nedenle kanunlarına ile kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazandıklarını belirtmiştir. Ticaret şirketlerinin de tescil ve ilan edildiği tarihte organları oluşmuş olduğundan fiil ehliyetini kazanmış olacakları vurgulanmıştır. Kararda ayrıca sona erme sebebi ortaya çıktığında tüzel kişiliğin birden ortadan kalkmayacağı, kuruluş amacının yerini tasfiye sonlanıncaya kadar tasfiye amacının alacağı belirtilmiştir.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 24.01.2013 tarih, 2012/5417 E. – 2013/436 K. sayılı kararı: Daire, TMK 49. madde uyarınca tüzel kişilere fiil ehliyetine sahip olabilme yeteneğinin sağlandığını belirtmiştir. Kararda bunun gerekçesi açıkça ortaya konmuştur: tüzel kişinin hak sahibi olarak üçüncü şahıslarla ilişki kurabilmesi ve iradesini açıklayabilmesi için organlara sahip bulunmasının gerekli olduğu yasada hükme bağlanmıştır. Buna TMK 50. maddedeki, iradenin organlar aracılığıyla açıklanacağı ve organların bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı kuralı eklenmiştir.
Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar
Birinci sorun organ yokluğu kavramının geniş yorumlanmasıdır. İçtihat, organın hukuken bulunmamasını aramakta; organın fiilen toplanamaması, ortaklar arasındaki anlaşmazlık ya da kötü yönetim kayyım sebebi sayılmamaktadır. Dava dilekçesinde organ yokluğunun sicil kayıtları ve görev süresi belgeleriyle ortaya konması gerekir.
İkinci sorun husumettir. Temsil kayyımı talebinin çekişmesiz yargı işi olduğu ve organsız tüzel kişiye husumet yöneltilmesinin gerekmediği yönündeki yaklaşım ile davanın şirket hasım gösterilerek açılması gerektiği yönündeki yaklaşım uygulamada bir arada bulunmaktadır; bu nedenle talep, her iki olasılığı gözeten bir biçimde kurgulanmalıdır. Üçüncü sorun, tüzel kişiliği sicilden silinmiş yapılar bakımından kayyım istenmesidir; bu hâlde önce ihya yolu işletilmelidir. Ticaret hukuku alanındaki hizmetlerimiz hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Avukatı ile Süreç Yönetimi
TMK 49, tüzel kişilerde fiil ehliyeti bakımından tek ve açık bir koşul koyar: kanuna ve kuruluş belgesine göre gerekli organlara sahip olmak. Organlar oluştuğunda tüzel kişi iradesini açıklayabilir ve hukuki işlem yapabilir; organlar yoksa iş göremez hâle gelir ve bu tıkanmışlık ancak kayyım atanmasıyla giderilir. İçtihat kayyım yolunu açık tutmakla birlikte koşullarını dar yorumlamaktadır.
Pratikte izlenecek yol, bir tüzel kişiyle işlem yapmadan ya da dava açmadan önce sicil kayıtlarından temsile yetkili organın güncel durumunu doğrulamak, organ yokluğu hâlinde doğru kayyımlık türünü seçmek, talebi çekişmesiz yargı usulüne uygun biçimde açmak ve sicilden silinmiş yapılarda önce ihya davasını planlamaktır. Tüzel kişilerde temsil ve kayyım süreçlerinde doğru adımı atmak için deneyimli bir Çorum avukatı desteğine ihtiyaç duyuyorsanız Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.
#Çorum Avukatı #Alaca Avukatı #Bayat Avukatı #Boğazkale Avukatı #Dodurga Avukatı #İskilip Avukatı #Kargı Avukatı #Laçin Avukatı #Mecitözü Avukatı #Oğuzlar Avukatı #Ortaköy Avukatı #Osmancık Avukatı #Sungurlu Avukatı #Uğurludağ Avukatı #Amasya Avukatı #Göynücek Avukatı #Gümüşhacıköy Avukatı #Hamamözü Avukatı #Merzifon Avukatı #Suluova Avukatı #Taşova Avukatı #Tokat Avukatı #Almus Avukatı #Artova Avukatı #Başçiftlik Avukatı #Erbaa Avukatı #Niksar Avukatı #Pazar Avukatı #Reşadiye Avukatı #Sulusaray Avukatı #Turhal Avukatı #Yeşilyurt Avukatı #Zile Avukatı #Yozgat Avukatı #Akdağmadeni Avukatı #Aydıncık Avukatı #Boğazlıyan Avukatı #Çandır Avukatı #Çayıralan Avukatı #Çekerek Avukatı #Kadışehri Avukatı #Saraykent Avukatı #Sarıkaya Avukatı #Sorgun Avukatı #Şefaatli Avukatı #Yenifakılı Avukatı #Yerköy Avukatı #Kırıkkale Avukatı #Bahşılı Avukatı #Balışeyh Avukatı #Çelebi Avukatı #Delice Avukatı #Karakeçili Avukatı #Keskin Avukatı #Sulakyurt Avukatı #Yahşihan Avukatı #Samsun Avukatı #Atakum Avukatı #Canik Avukatı #İlkadım Avukatı #Tekkeköy Avukatı #Alaçam Avukatı #Asarcık Avukatı #Ayvacık Avukatı #Bafra Avukatı #Çarşamba Avukatı #Havza Avukatı #Kavak Avukatı #Ladik Avukatı #Ondokuzmayıs Avukatı #Salıpazarı Avukatı #Terme Avukatı #Vezirköprü Avukatı #Yakakent Avukatı