İtirazın kaldırılması usul ve şartları, ilamsız icra takibinde alacaklının en hızlı ve pratik hukuki çarelerinden birini oluşturmaktadır. Borçlunun ödeme emrine itiraz ederek durdurulan icra takibini yeniden işler hale getirmek isteyen alacaklı, belirli belgesel koşulları yerine getirdiğinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını talep edebilir. Bu yazıda İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 68. ve 68/a maddeleri çerçevesinde itirazın kesin ve geçici kaldırılması, yetkili mahkeme, ispat araçları, süre koşulları ve güncel Yargıtay içtihatları ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
İtirazın Kaldırılması Nedir ve Hukuki Niteliği Nedir?
İtirazın kaldırılması, teknik anlamda bir dava değildir. Borçlunun itirazı ile İİK’nın 66. maddesi uyarınca duran ilamsız icra takibinin, yine ilamsız icra prosedürü içinde sürdürülmesini sağlayan özel bir hukuki yoldur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.05.2019 tarih, 2017/724 E. – 2019/529 K. sayılı kararı bu nitelemeyi açıkça ortaya koymuştur. Alacaklı, borçlunun itirazını bertaraf ederek takibin devamını sağlamak amacıyla icra mahkemesine başvurur. İcra mahkemesi bu süreçte “dar yetkili” bir mahkeme olarak görev yapar ve incelemesi itirazın iptali davasına kıyasla daha sınırlıdır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 03.10.2011 tarih, 2011/5457 E. – 2011/10114 K. sayılı kararı da bu dar yetki ilkesini teyit etmektedir.
İtirazın kaldırılması ile itirazın iptali davası arasındaki en temel fark, başvurulan mahkeme ve ispat kurallarındaki farklılıklardır. İtirazın iptali genel mahkemelerde görülen bir dava iken itirazın kaldırılması icra mahkemesinde yürütülen ve çok daha kısa sürede sonuçlanan bir süreçtir.
İİK 68 Kapsamında İtirazın Kesin Kaldırılması Şartları
İtirazın kaldırılması usul ve şartları bakımından temel düzenleme İİK madde 68’de yer almaktadır. Alacaklının itirazın kesin kaldırılması yoluna başvurabilmesi için takibin şu belgelerden birine dayanması zorunludur: imzası ikrar edilmiş ya da noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren senet veya resmî dairelerin ya da yetkili makamların yetkileri dahilinde usulüne göre verdikleri makbuz ya da belge. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 25.03.2013 tarih, 2013/1753 E. – 2013/11178 K. sayılı kararı, bu belge kapsamını ayrıntılı biçimde belirlemiştir.
Alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesine başvurmalıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 05.10.2015 tarih, 2015/14858 E. – 2015/22987 K. sayılı kararı bu sürenin hak düşürücü nitelik taşıdığını vurgulayarak süre aşımı halinde talebin reddedileceğini hükme bağlamıştır. Borçlu duruşmada itirazını haklı gösterecek İİK 68/1 kapsamında bir belge ibraz edemezse, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 31.03.2014 tarih, 2014/7759 E. – 2014/9206 K. sayılı kararı doğrultusunda itirazın kesin olarak kaldırılmasına karar verilir. Bu aşamada alacaklı lehine %20 oranının altında olmamak üzere icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir.
Belgesel ispat kuralı İİK 68 kapsamında sıkı tutulmuştur. Alacaklı, takip talebinde sunmadığı belgeleri itirazın kaldırılması aşamasında yeni delil olarak ileri süremez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 26.06.2025 tarih, 2025/3742 E. – 2025/4965 K. sayılı kararı bu ilkeyi en güncel biçimiyle ortaya koymaktadır. Mevzuat için İcra ve İflas Kanunu tam metnine resmi mevzuat sitesinden ulaşılabilir.
İİK 68/a Kapsamında İtirazın Geçici Kaldırılması Usulü
Takip adi bir senede dayanıyor ve borçlu itirazında imzayı reddetmişse, alacaklı İİK 68/a maddesi uyarınca itirazın geçici (muvakkat) kaldırılması yoluna gitmek zorundadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 03.03.2015 tarih, 2014/29582 E. – 2015/4542 K. sayılı kararı, geçici kaldırılma için borçlunun imzayı inkâr etmiş olması koşulunu açıkça ortaya koymuştur.
İcra hâkimi bu aşamada taraflardan izahat alır ve imzanın borçluya ait olup olmadığını inceler. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 05.12.2016 tarih, 2016/7085 E. – 2016/24828 K. sayılı kararı uyarınca hâkim, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. Talep kabul edilirse takip geçici olarak devam eder; borçlu ise itirazın geçici kaldırılması kararına karşı mahkemede itiraz yoluna başvurabilir. Bu süreçte de %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmektedir.
Yetkili ve Görevli Mahkeme
İtirazın kaldırılması taleplerinde görevli mahkeme, icra mahkemesidir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 20.05.2013 tarih, 2013/5567 E. – 2013/9287 K. sayılı kararı bu görevi teyit etmektedir. Yetkili mahkeme ise İİK madde 4 uyarınca takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu yer icra mahkemesidir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 14.02.2022 tarih, 2022/1127 E. – 2022/2041 K. sayılı kararı bu yetki kuralının kamu düzenine ilişkin ve kesin nitelikte olduğunu hükme bağlamıştır. Yargıtay kararlarına Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
İcra mahkemesi önüne gelen talebin İİK 68 kapsamında olup olmadığını re’sen incelemekle yükümlüdür. Öte yandan, uyuşmazlığın çözümü dar yetkili icra mahkemesinin sınırlarını aşıyorsa talep reddedilmeli ve alacaklı genel mahkemede itirazın iptali davası açmaya yönlendirilmelidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 27.06.2013 tarih, 2013/18033 E. – 2013/24236 K. sayılı kararı bu sınırı net biçimde çizmektedir.
İspat Yükü ve Hukuki Tavsif
Alacaklı kural olarak alacağını İİK 68/1’de sayılan belgelerle ispat etmek zorundadır. Ancak borçlu, borcu kabul edip itirazını yalnızca ödeme olgusuna dayandırırsa ispat yükü borçluya geçer; borçlu ödeme iddiasını İİK 68/1’deki belgelerle kanıtlamalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.05.2019 tarih, 2017/724 E. – 2019/529 K. sayılı kararı ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 05.05.2014 tarih, 2014/10475 E. – 2014/13143 K. sayılı kararı ispat yükünün geçişini detaylı olarak açıklamaktadır.
HMK madde 33 gereği hukuki tavsif hâkime aittir. Alacaklı dilekçesinde “itirazın iptali” ifadesini kullansa bile icra mahkemesi talebi İİK 68 kapsamında “itirazın kaldırılması” şeklinde nitelendirip sonuçlandırabilir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2010 tarih, 2010/10950 E. – 2010/9852 K. sayılı kararı bu ilkeyi güçlü biçimde pekiştirmiştir. İtirazın kaldırılması dilekçesinin verilmesi aynı zamanda, itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süreyi de işletir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.02.2019 tarih, 2018/602 E. – 2019/218 K. sayılı kararı bu önemli sonucu teyit etmektedir.
İtirazın Kaldırılması Usul ve Şartları: Sonuç ve Pratik Öneriler
İtirazın kaldırılması usul ve şartları titizlikle uygulandığında alacaklıya, genel mahkemede itirazın iptali davasına kıyasla çok daha hızlı ve masrafsız bir icra yolu sunar. Süre, belge ve yetkili mahkeme koşullarından herhangi birinin gözden kaçırılması talep reddiyle sonuçlanabilir. Bu nedenle; elinizdeki senedi veya belgeyi titizlikle değerlendirmeniz, borçlunun hangi gerekçeyle itiraz ettiğini saptamanız ve altı aylık hak düşürücü süreyi kaçırmamanız kritik önem taşır. İlamsız icra sürecinde Çorum avukat ve hukuki danışmanlık hizmetlerimizden yararlanarak doğru yolu belirlemeniz, hem zaman hem de maliyet açısından büyük avantaj sağlayacaktır.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes Manti Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.