...

Cinsiyet Değişikliğine İzin Davası ve İki Aşamalı Yapı (TMK 40)

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, değişen mevzuatları ve yargı kararlarını sizin için analiz ediyoruz. Haklarınızın bilincinde olmanız ve yasal süreçleri daha iyi anlamanız için hazırladığımız güncel paylaşımlarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Konu Başlıkları

Cinsiyet değişikliğine izin davası TMK 40 konulu Çorum avukatı bilgilendirme görseli

Cinsiyet değişikliğine izin davası, Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesinde iki ayrı aşama ve iki ayrı dava olarak kurgulanmıştır. Birinci aşamada kişi şahsen başvurarak mahkemeden cinsiyet değişikliğine izin verilmesini ister; izin kararı kesinleştikten sonra tıbbi yöntemlere uygun ameliyat gerçekleştirilir. İkinci aşamada ise ameliyatın gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması üzerine mahkemeden nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılması talep edilir. Bu iki aşamanın birbirine karıştırılması, uygulamada en sık rastlanan bozma sebebidir.

Maddenin aradığı koşullar da nettir: istem sahibinin on sekiz yaşını doldurmuş bulunması, evli olmaması ve transseksüel yapıda olup cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi gerekir. Rapor eksikliği ya da raporlar arasındaki çelişki davayı aylarca geriye götürdüğünden süreci bir Çorum avukatı ile planlamak önemlidir.

TMK 40 Madde Metni (Tam Metin)

Konunun yasal dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesidir. Maddenin tam metni şöyledir:

Madde 40 – 2. Cinsiyet değişikliğinde

Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu (…) [3] bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.

Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.

Madde metni, Adalet Bakanlığı mevzuat bilgi sisteminin konsolide metninden alınmıştır; bağlayıcı olan Resmî Gazete metnidir. Güncel hâli için Mevzuat Bilgi Sistemi.

Cinsiyet Değişikliğine İzin Davasının Koşulları

Maddenin birinci fıkrası dört koşul sıralar. İlk koşul kişisel başvurudur: istem şahsen yapılmalıdır, vekil aracılığıyla veya kanuni temsilci tarafından yapılan başvurular maddenin aradığı niteliği taşımaz. İkinci koşul on sekiz yaşın doldurulmuş olmasıdır. Üçüncü koşul evli olmamaktır; içtihat bu koşulu dar yorumlamış ve kişinin hâlen evli olmaması kaydıyla önceden evliliğinin bulunmasının davanın görülmesine engel olmadığını kabul etmiştir. Bu dört koşul, cinsiyet değişikliğine izin davası bakımından birlikte aranır ve biri eksikse istem reddedilir. Dördüncü koşul ise transseksüel yapıda olma ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunun bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelenmesidir.

Rapor konusunda içtihat çok belirleyicidir. Tek bir anabilim dalının düzenlediği rapor yeterli görülmemekte; tam teşekküllü bir hastaneden ya da Adli Tıp Kurumundan, aranan hususları bir arada inceleyip değerlendiren bir heyet tarafından verilecek resmî sağlık kurulu raporu istenmektedir. Raporun maddede sayılan unsurlara ilişkin açık tespitler içermemesi hâlinde hükme esas alınamayacağı da kabul edilmiştir.

Maddenin ilk hâlinde yer alan ve aşağıda aktarılan kararların bir bölümünde uygulanan “üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu” ibaresi, konsolide metinde parantez içinde boş bırakılmış olarak görünmektedir. Bu nedenle eski tarihli kararlarda üreme yeteneğine ilişkin ayrı bir araştırma yapıldığı, güncel metinde ise bu ibarenin bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

İki Aşamalı Yapı: İzin Davası ve Nüfus Düzeltme Davası

İçtihadın en net biçimde ortaya koyduğu nokta, maddenin iki ayrı dava öngördüğüdür. Birinci fıkrada tahdidi olarak sayılan koşulların varlığı hâlinde mahkemece cinsiyet değişikliği için izin kararı verilir. Bu izin kararına istinaden gerekli ameliyat yapılır. İkinci fıkra uyarınca açılacak ayrı davada ise, ameliyatın amaç ve tıbbi yöntemlere uygun biçimde gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde nüfus sicilinde gerekli düzeltmeye karar verilir.

Bu sıralamanın atlanması bozma sebebidir; bu nedenle cinsiyet değişikliğine izin davası ile nüfus kütüğünde düzeltme davası birbirinden ayrı tutulmalıdır. İzin kararı verilmeden ya da ameliyatın yapıldığı resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanmadan nüfus kayıtlarındaki cinsiyet hanesinde değişikliğe karar verilemez. İki talep aynı dilekçeyle ileri sürülmüşse mahkemenin yapması gereken, nüfus kütüğünde düzeltme davasını ayırıp ayrı bir esasa kaydetmek ve önce izin davasını sonuçlandırmaktır. Nüfus kayıtlarında düzeltmenin genel rejimi için TMK 39 incelememize, ad değişikliğiyle birlikte ileri sürülen talepler için TMK 27 incelememize bakılabilir.

Cinsiyet Değişikliğine İzin Davasına İlişkin Yargıtay Kararları

Aşağıda, cinsiyet değişikliğine izin davası uygulamasına yön veren güncel Yargıtay içtihatlarının konusu ve vardığı sonuç özetlenmiştir:

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 02.11.2017 tarih, 2017/7553 E. – 2017/14419 K. sayılı kararı: Mahkeme, izin kararı vermeden ve ameliyatın yapıldığı resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanmadan nüfus kayıtlarındaki cinsiyet hanesinde değişikliğe karar vermiştir. Daire, cinsiyet değiştirmenin kanundaki düzenlemeye göre iki aşamadan oluştuğunu, birinci fıkrada cinsiyet değişikliğine izin verilmesi, ikinci fıkrada ise cinsiyet yönünden nüfus kütüğünde düzeltme davasının düzenlendiğini ve bunların iki ayrı dava olduğunu belirtmiştir. Yapılacak işin, düzeltme davasının tefrik edilip ayrı esasa kaydı ile önce izin davasının görülmesi ve sağlık kurulu raporundaki çelişkinin aynı hastaneye sevk ile giderilmesi olduğu ortaya konmuştur.
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 15.02.2018 tarih, 2017/7453 E. – 2018/2260 K. sayılı kararı: Kararda maddenin işleyişi adım adım açıklanmıştır. Daire, cinsiyet değiştirmek isteyen kimsenin mahkemeye şahsen başvurabileceğini; mahkemenin izin verebilmek için on sekiz yaşın doldurulmuş olması, evli olmama ve transseksüel yapıda olup cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunun bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi koşullarını arayacağını belirtmiştir. Bu koşullar gerçekleştiğinde izin kararı verileceği, ameliyatın gerçekleştirildiğinin resmî raporla doğrulanması hâlinde ise ayrı bir davada nüfus kaydının düzeltilmesinin istenebileceği vurgulanmıştır.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 13.02.2006 tarih, 2005/17485 E. – 2006/1343 K. sayılı kararı: Davacı hakkında daha önce izin kararı verilmiş ve karar kesinleşmiştir; izinden sonra geçirdiği operasyon sonucu düzenlenen raporda ise cinsiyet dönüşümünün tamamlanmadığı belirlenmiştir. Daire, mevcut raporların nüfus sicilinde cinsiyet değişikliği yapılması için yeterli olmadığını saptamıştır. Ancak dosyaya sunulan uzman yazısına göre dönüşümün ikinci aşama ameliyatının tıbben mümkün olduğu anlaşıldığından, davacıya ikinci aşamanın da yapılıp maddenin ikinci fıkrası uyarınca tıbbi yöntemlere uygun resmî sağlık kurulu raporu sunması için imkân tanınması gerektiğine karar verilerek ret hükmü bozulmuştur.
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 27.03.2014 tarih, 2013/19541 E. – 2014/5550 K. sayılı kararı: Mahkeme, bir üniversite hastanesinin değişik anabilim dallarınca verilen bazı raporlara dayanarak davayı reddetmiştir. Daire, kanunun emredici hükmü dikkate alınarak tam teşekküllü bir hastaneden veya Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. Bu raporun, davacının transseksüel yapıda olup olmadığı ile cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu bulunup bulunmadığı gibi hususları bir arada inceleyip değerlendiren bir heyet tarafından verilmesi gerektiği vurgulanmış; heyet raporu niteliğinde olmayan anabilim dalı raporu esas alınarak kurulan hüküm bozulmuştur.
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 02.03.2016 tarih, 2015/23063 E. – 2016/3697 K. sayılı kararı: Dosyada bir üniversite hastanesinin ruh sağlığı anabilim dalı raporu cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunu bildirmiş; aynı kuruluşun diğer raporları ise birbiriyle çelişkili sonuçlar içermiştir. Daire, mevcut raporlar arasında bütünlük sağlanarak davacının talebinin hem genel sağlık ve ruh sağlığı hem de ilgili diğer yönlerden uygun olup olmadığı ile gereklilik hâli hususlarında netlik getirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu amaçla dosyanın ilgili kuruma gönderilerek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 28.09.2017 tarih, 2017/7555 E. – 2017/11810 K. sayılı kararı: Dosyada bulunan eğitim ve araştırma hastanesi raporu, davacının maddede aranan nitelikleri taşıyıp taşımadığına ilişkin bir tespit içermemesine karşın hükme esas alınmıştır. Daire bu durumu bozma sebebi saymıştır. Kararda ayrıca davacının cinsiyet değişikliğine ilişkin izin talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmasının da hukuka aykırı olduğu belirtilerek, mahkemenin her iki talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurma yükümlülüğü vurgulanmıştır.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 11.05.2010 tarih, 2009/2171 E. – 2010/9487 K. sayılı kararı: Mahkeme, davacının geçmişte evliliği ve çocuğu bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, cinsiyet değişikliğine izin isteminde bulunacak kimsede bulunması gereken niteliklerin TMK 40. maddede gösterildiğini belirtmiştir. Kararda, kişinin hâlen evli olmaması koşuluyla önceden evliliğinin bulunmasının; yasada belirlenen nitelikte rapor alınmak suretiyle gerekli belgeleme yapılması koşuluyla önceden çocuk sahibi olmasının, diğer koşullar da gerçekleştiğinde davanın görülmesine engel olmadığı vurgulanarak ret hükmü bozulmuştur.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20.04.2006 tarih, 2005/20746 E. – 2006/5916 K. sayılı kararı: Dosyada resmî sağlık kurulu raporuyla davacının maddenin o dönemdeki metninde aranan niteliklere sahip olmadığı belirlenmiştir. Daire, cinsiyet değişikliğine izin verilebilmesi için davacının transseksüel yapıda olmasının ve dönemin düzenlemesi uyarınca üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu niteliklerin bulunmadığı rapor ile saptandığı hâlde izin isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru bulunmamıştır.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 13.12.2010 tarih, 2009/19039 E. – 2010/20942 K. sayılı kararı: Davacı yurt dışında özel bir hastanede operasyon geçirmiş, yargılama sırasında sevk edildiği üniversite hastanesinin psikiyatri anabilim dalınca düzenlenen raporda ise cinsel kimlik bozukluğu tanısı konulmuştur. Daire, bu rapor çerçevesinde davacının TMK 40. madde uyarınca transseksüel yapıda olduğu, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu bulunduğu ve tıbben uygun bir cinsiyet değiştirme operasyonunun gerçekleştiğine karar verildiğinin bildirildiğini saptamıştır. Karar, yurt dışında yapılan operasyonların da yerli resmî raporla doğrulanabileceğini göstermektedir.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 08.06.2009 tarih, 2009/8179 E. – 2009/11096 K. sayılı kararı: Mahkeme, davacının dilekçesini yalnızca nüfus düzeltme talebi olarak nitelendirmiştir. Daire, davacının dava dilekçesindeki isteğinin TMK 40/1. madde uyarınca cinsiyet değişikliğine izin verilmesi isteğini de kapsadığını belirtmiştir. Buna göre mahkemece ameliyata ilişkin evraklar da eklenmek suretiyle davacının bir eğitim ve araştırma hastanesine sevki ile maddede aranan hususların araştırılması ve sonucu uyarınca izin isteği konusunda karar verilmesi gerekirken aksine hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 14.04.2015 tarih, 2014/22331 E. – 2015/6003 K. sayılı kararı: Davacı, reşit olduğunu ve transseksüel yapıda bulunduğunu, erkek olarak dünyaya geldiği hâlde kendini kadın olarak hissettiğini, tamamen kadın görünümünde yaşamını sürdürdüğünü ileri sürmüştür. Dilekçede ayrıca cinsiyet değişikliğinin gerçekleşmemiş olmasının kişisel ve sosyal yaşamını olumsuz etkilediği belirtilerek TMK 40. madde gereğince izin verilmesi talep edilmiştir. Dosya, izin davasının dayandığı olgusal çerçeveyi ve kişinin sosyal yaşamındaki somut etkilerin ileri sürülmesinin önemini göstermektedir.
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 19.09.2016 tarih, 2016/6168 E. – 2016/7863 K. sayılı kararı: Davacı vekili, müvekkilinin transseksüel yapıda olduğunu, gerek ruhen gerek biyolojik olarak kendisini erkek gibi hissettiğini, bu durumun psikolojik bunalıma yol açtığını ve cinsiyet değişikliği ameliyatı da olduğunu ileri sürmüştür. Bu nedenlerle hem cinsiyet değişikliği konusunda izin verilmesi hem de nüfus kaydındaki cinsiyetin düzeltilmesi talep edilmiştir. Dosya, ameliyat önceden yapılmış olsa bile iki talebin birlikte ileri sürülmesinin usulî sorun doğurduğunu göstermektedir.
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 09.06.2016 tarih, 2016/5165 E. – 2016/6724 K. sayılı kararı: Davacı vekili, müvekkilinin transseksüel yapıda olduğunu, kendisini ruhen ve biyolojik olarak kadın gibi hissettiğini, bu durumun psikolojik bunalıma yol açtığını ve cinsiyet değişikliğinin yaşamı için zorunluluk oluşturduğunu ileri sürmüştür. Talep, cinsiyet değişikliği için izin verilmesi ile nüfus kaydındaki cinsiyetin ve adın düzeltilmesini birlikte kapsamaktadır. Dosya, cinsiyet düzeltme talebiyle ad değişikliği talebinin sıklıkla birlikte ileri sürüldüğünü ve her birinin kendi koşullarına göre ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar

Birinci ve en sık görülen sorun iki aşamanın tek dosyada yürütülmesidir. İzin ve nüfus düzeltme talepleri aynı dilekçeyle ileri sürüldüğünde mahkemenin düzeltme davasını tefrik edip ayrı esasa kaydetmesi ve önce izin davasını karara bağlaması gerekir. İkinci sorun rapor niteliğidir: tek bir anabilim dalının raporu yeterli olmayıp, aranan hususları bir arada değerlendiren heyet raporu gerekir.

Üçüncü sorun raporlar arasındaki çelişkidir; farklı bölümlerin birbiriyle uyumsuz tespitleri hâlinde mahkeme çelişkiyi gidermek üzere yeniden rapor almak zorundadır. Dördüncü sorun, mahkemenin taleplerden biri hakkında hiç karar vermemesidir; her talep için olumlu ya da olumsuz ayrı bir hüküm kurulması gerekir. Beşinci olarak, geçmişte evlilik veya çocuk sahibi olmanın davaya engel sayılması içtihat tarafından kabul edilmemektedir. Bu sorunların tamamı, cinsiyet değişikliğine izin davası dosyasının baştan doğru kurulmasıyla önlenebilir. Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Sonuç ve Pratik Öneriler — Çorum Avukatı ile Süreç Yönetimi

TMK 40, cinsiyet değişikliğini mahkeme denetimine bağlayarak iki aşamalı bir yol kurar: önce izin, sonra nüfus sicilinde düzeltme. Birinci aşamada kişisel başvuru, yaş, evli olmama ve resmî sağlık kurulu raporu koşulları aranır; ikinci aşamada ameliyatın amaç ve tıbbi yöntemlere uygun biçimde gerçekleştirildiğinin resmî raporla doğrulanması gerekir. İçtihat bu sıralamayı titizlikle korumakta ve atlanması hâlinde kararları bozmaktadır. Özetle cinsiyet değişikliğine izin davası, rapor temelli ve sıkı sıralı bir yargılamadır.

Pratikte izlenecek yol, davayı şahsen açmak, raporu baştan tam teşekküllü bir hastane veya Adli Tıp Kurumundan heyet raporu olarak temin etmek, iki talebi aynı dosyada birleştirmemek ve izin kararı kesinleştikten sonra ameliyat ile ikinci davayı planlamaktır. Cinsiyet değişikliğine izin ve nüfus düzeltme süreçlerinde doğru adımı atmak için deneyimli bir Çorum avukatı desteğine ihtiyaç duyuyorsanız Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Profesyonel hukuki destek için Av. Enes MANTI Hukuk Bürosu (Çorum Barosu Sicil No: 996) ile iletişime geçebilirsiniz.

#Çorum Avukatı #Alaca Avukatı #Bayat Avukatı #Boğazkale Avukatı #Dodurga Avukatı #İskilip Avukatı #Kargı Avukatı #Laçin Avukatı #Mecitözü Avukatı #Oğuzlar Avukatı #Ortaköy Avukatı #Osmancık Avukatı #Sungurlu Avukatı #Uğurludağ Avukatı #Amasya Avukatı #Göynücek Avukatı #Gümüşhacıköy Avukatı #Hamamözü Avukatı #Merzifon Avukatı #Suluova Avukatı #Taşova Avukatı #Tokat Avukatı #Almus Avukatı #Artova Avukatı #Başçiftlik Avukatı #Erbaa Avukatı #Niksar Avukatı #Pazar Avukatı #Reşadiye Avukatı #Sulusaray Avukatı #Turhal Avukatı #Yeşilyurt Avukatı #Zile Avukatı #Yozgat Avukatı #Akdağmadeni Avukatı #Aydıncık Avukatı #Boğazlıyan Avukatı #Çandır Avukatı #Çayıralan Avukatı #Çekerek Avukatı #Kadışehri Avukatı #Saraykent Avukatı #Sarıkaya Avukatı #Sorgun Avukatı #Şefaatli Avukatı #Yenifakılı Avukatı #Yerköy Avukatı #Kırıkkale Avukatı #Bahşılı Avukatı #Balışeyh Avukatı #Çelebi Avukatı #Delice Avukatı #Karakeçili Avukatı #Keskin Avukatı #Sulakyurt Avukatı #Yahşihan Avukatı #Samsun Avukatı #Atakum Avukatı #Canik Avukatı #İlkadım Avukatı #Tekkeköy Avukatı #Alaçam Avukatı #Asarcık Avukatı #Ayvacık Avukatı #Bafra Avukatı #Çarşamba Avukatı #Havza Avukatı #Kavak Avukatı #Ladik Avukatı #Ondokuzmayıs Avukatı #Salıpazarı Avukatı #Terme Avukatı #Vezirköprü Avukatı #Yakakent Avukatı

SİZİ ARAYALIM

Hukuki süreçlerinizle ilgili profesyonel destek almak için iletişim bilgilerinizi bırakın. Uzman ekibimiz, başvurunuzu titizlikle inceleyerek en kısa sürede size geri dönüş sağlayacaktır.